Medya Filistin'i suçluyor, soykırıma bahane üretiyor: Dünyanın derdi İsrail'i aklamak
Siyonistlerin kontrolündeki küresel ana akım medya, İsrail ordusunun Gazze ve Filistin’de yaptığı katliamı; kavramları çarpıtarak perdelemeye çalışıyor...
İsrail ordusu ateşkese rağmen bütün dünyanın gözü önünde Filistinlilere karşı soykırımına devam ederken, küresel ana akım medya ise kavramları çarpıtarak İsrail’in yaptıklarını aklamaya çalışıyor. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırısı sonrası siyonistlerin kontrolündeki medya “Yahudi katliamı”, “Hamas terörü”, “İsrail’in 11 Eylül’ü”, “vahşet” ve “soykırım” gibi ifadeler kullandı. İsrailli siyasetçilerin Filistinlileri “barbar”, “canavar” ve “hayvan” gibi ifadelerle insan dışı gibi göstermeye çalışmasına destek veren medya, İsrail’in “savunmasız” olduğu algısını pekiştirdi.
Terörist İsrail'le ittifak yapan komşunun yine 'biti kanlandı': NATO öncesinde gerginlik istiyorlar
Aralarında BBC, CNN ve Washington Post’un bulunduğu küresel medya kuruluşları, Filistinliler için “direnişçi” yerine “terörist”, Filistinlilerin topraklarına getirilen silahlı Yahudiler için “yerleşimci” kelimesini kullanarak işgali ve işgalcileri masumlaştırmak istedi.
İsrail’i sürekli “tehdit altında yaşayan” bir ülke olarak sunan medya kuruluşlarından Economist, “İsrail yalnız” manşetiyle “Yahudilerin yok edilmek istendiği” yönünde haber yaptı. İsrail’in işgaline karşı çıkanlara “Yahudi düşmanı” damgası vuruldu. Filistin bayrağını simgeleyen karpuz gibi semboller bile “Yahudi düşmanlığı” ile ilişkilendirildi.
ASILSIZ İDDİALAR
“Hamas, 40 bebeğin kafasını kesti” ve “Hamas, İsrailli kadınlara tecavüz etti” gibi asılsız iddialar, yalan haberler İsrail yanlısı siyasetçiler tarafından defalarca gündeme taşındı. Bu yalanlarla Filistinliler, “terörist” ve “öldürülmeyi hak eden” kişiler olarak sunulurken oluşan nefret ortamında saldırılar, katliamlar ve ağır hak ihlalleri meşrulaştırıldı.
Soykırımcı Netanyahu, ateşkesi her gün ihlal ediyor: İsrail bombaları altında Gazze’de bir kurban!
Guardian gazetesi, Filistinlilerin evlerini terk etmeye zorlanmasını “gönüllü göç” olarak tanımlarken BBC de Gazze halkının Mısır sınırındaki Refah’a hapsedilmesi planını “Gazze nüfusunun Refah’a taşınması” olarak aktardı.
Aynı dil, yardım bekleyen sivillerin vurulduğu alanların “yardım dağıtım merkezi” olarak adlandırılmasında ve açılan ateşin “kalabalığı yönlendirme” olarak tanımlanmasında da görüldü. BBC, CNN ve diğer medya kuruluşları, serbest bırakılan Filistinlileri “tutuklu/mahkûm”, İsraillileri ise “esir” olarak tanımladı. Oysa serbest bırakılan Filistinlilerin büyük bölümü kadın ve çocuklardan, İsraillilerin önemli bir kısmı ise asker ve güvenlik görevlilerinden oluşuyordu.
