Seyirci savaşında yeni perde: Sinemalardan teknolojik hamle
Sinema salonları, uzaklaşan seyirciyi geri kazanmak için teknolojik perdeler ve lüksle atağa geçti. World CineZone CEO’su Hakan Aşkar, teknolojik yatırımların temel amacının sinemayı evdeki ekran tecrübesinden ayrıştırmak olduğunu söylüyor. SİSAY Başkanı Serkan Günay ise teknolojinin seyirci sayısına yeterince etki etmediğini savunuyor.
- Pandemi, platformların güçlenmesi ve ekonomik gelişmeler dünya genelinde seyirciyi sinema salonlarından uzaklaştırdı.
- Türkiye'de geçen sene sinema seyircisi sayısı %15 düşüşle 27,6 milyona geriledi.
- Sinema salonlarında ScreenX, Starium, 4DX ve IMAX gibi teknolojik sistemler öne çıkıyor.
- Lüks sinema konseptinde ise yatabilen koltuklu VIP salonlar, Skybox özel localar ve yataklı salonlar bulunuyor.
- Ortalama bilet fiyatı 232 TL iken, lüks salonlarda fiyatlar 1.500 TL'den 6.000 TL'ye kadar çıkabiliyor.
- World CineZone CEO'su Hakan Aşkar, teknolojik yatırımların amacının sinemayı evdeki ekran tecrübesinden ayrıştırmak ve seyircinin deneyim yaşamasını sağlamak olduğunu belirtiyor.
MURAT ÖZTEKİN- Sinema salonları, seyirci sayısındaki büyük düşüşe karşı teknoloji ve lüksle savunmaya geçti. Pandemiyle birlikte platformların güçlenip seyirci alışkanlıklarının değişmesi ve yaşanan negatif ekonomik gelişmeler, bütün dünyada seyirciyi sinema salonlarından uzaklaştırdı. Türkiye’de de geçen sene sinema seyircisi sayısı yüzde 15’lik düşüşle 27,6 milyona geriledi. Buna mukabil ayakta kalmaya çalışan sinema salonlarında, teknolojiyle geliştirilmiş dev perdeler ve VIP salonlar öne çıkmaya başladı.
PERDE GENİŞLEDİ, TEKNOLOJİYLE DONATILDI
Bunların başında 270 derecelik üç taraflı perdeyle seyirciye farklı bir seyir vadeden ScreenX adlı sistem geliyor. “Starium” salonları daha gerçekçi görüntü sağlıyor. 4DX sinemasında ise hareketli koltuklar ve çeşitli efektlerle sinema tecrübeye dönüşüyor.
Dolby’nin yanı sıra yüksek çözünürlüğü ve kavisli perdesiyle seyirciyi filmin içine dâhil etmeyi hedefleyen IMAX uzun yıllardır başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde rağbet görüyor. Yönetmen Christopher Nolan’ın “Odyssey” adlı eseri tamamen IMAX formatında çekilen ilk uzun metrajlı film olarak temmuzda gösterime giriyor.
Bu teknolojilere yenilerinin de eklenmesi bekleniyor. Uzun vadede en çok beklenen şeyler ise 360 derece ekranlar ve tam holografik sinema.
LÜKS SİNEMA DA DİKKAT ÇEKİYOR
Lüks cephesinde ise koltukların yatabildiği VIP salonların yanı sıra “Skybox” ismi verilen özel localar ve yataklı salonlar dikkat çekiyor. Öte yandan VIP ve butik sinema konseptiyle çiftlere özel film sunan salonlar da var.
Sinema salonları filmi daha kaliteli görüntüyle sunma, seyirciye özel bir tecrübe yaşatma ve seyre eğlence katma gibi unsurlarla platformlara kaptırdığı seyirciyi geri çekmeye çalışıyor.
6 BİN LİRAYA BUTİK SİNEMA
Ancak sıradan bir sinema salonunun bilet fiyatı ile lüks bir salonun bilet fiyatı arasındaki makas giderek açılıyor. Türkiye’de ortalama bilet fiyatı 232 lira iken yataklı salonlarda fiyat 1.500 TL’ye, butik sinemalarda ise bir çift için seans maliyeti 6 bin liraya çıkabiliyor.
SİNEMA LÜKS TÜKETİM Mİ OLUYOR?
Bu noktada “Sinema, artık herkesin gidebildiği halk tipi bir eğlence olmaktan çıkıp bir lüks tüketim unsuruna mı dönüşüyor?” sorusu akıllara geliyor.
Şimdilik bu suale net cevap vermek mümkün olmasa da sinema salonlarının ilerleyen yıllarda daha özel mekânlar olacağını düşünen kişi çok.
“ARTIK SEYİRCİ TECRÜBE YAŞAMAK İÇİN GELİYOR”
Konuya dair Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan World CineZone sinemalarının CEO’su Hakan Aşkar “Teknolojik yatırımların temel amacı sinemayı evdeki ekran tecrübesinden biraz ayrıştırmak. Malum sinema, evdeki teknolojilere göre geri kalmıştı. Şimdi sinemalarda teknoloji yaygınlaşıyor. Özellikle Dolby, IMAX With Laser ve diğer yüksek parlaklık seviyeli teknolojiler, seyircinin filme duygusal olarak daha çok bağlanmasını sağlıyor. Artık insanlar sinema salonlarına sadece film seyretmek için değil, deneyim yaşamak için geliyor. Tabii içeriğin de iyi olması gerekiyor” diyor.
Teknolojik değişimde düşen seyirci sayısının etkili olduğunu kaydeden Aşkar “Tabii ki bu sinemada seyirci düşüşüne karşı bir hamle. İnsanları tekrar sinemaya çekmek istiyoruz. Bu yüzden insanlara evinde yaşayamayacağı bir atmosfer de sunuyoruz. Geleceğin sinemaları da çok teknolojik olacak. İnsanlar artık deneyim yaşayacaklar. Belki de sinemalarda cep telefonları aktif olarak kullanılacak, filmlerin alternatif sonları bulunacak. Sinemalar artık büyük kompleksler de olmayacak” ifadelerini kullanıyor.
“İKİ BOYUTLU SİNEMAYA GÜVEN VAR”
Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) Başkanı Serkan Günay ise “Sinemalardaki ileri teknolojiler, başlangıçta yalnızca birkaç sinema grubunda bulunurken zamanla yaygınlaşmaya başladı. Yeni lazer teknolojileriyle görüntü kalitesi arttı. Mimari ölçülerin el verdiği kadar perde de genişliyor” diyor. Ancak Günay, yapılanların genel seyirciye etkisi konusunda ihtiyatlı durarak şöyle konuşuyor: “Bunlar lokal olarak seyirciyi seçici olmaya yöneltiyor. Ancak genel seyirciye büyük etki yapmıyor. Seyircinin refleksi daha ziyade içerik kalitesiyle harekete geçiyor. Teknolojiyle farklılık oluşturmak herkesin mutabık kalıp yapmak istediği bir şey değil. Sektördekilerin çoğu ses ve görüntüden meydana gelen iki boyutlu geleneksel sinemaya güveniyor.”
