Sinemada bu hafta | Gözlerini kapat çok düşünme! İspanyol yönetmenden İslam vurgulu yol hikayesi
Yönetmen Laxe, “Sırat” filminde İslami mefhumları Batılı bir bakış açısıyla ele alarak hayatın çetinliğini resmediyor. Bir yerinde Kur’ân-ı kerim okunan eserde, “mayınlı bir dünyada” yol alan modern insana “tevekkül” tavsiyesinde bulunuluyor.
- İspanyol yönetmen Oliver Laxe'ın “Sırat” filmi, çölde kayıp kızını arayan bir adamın yolculuğunu anlatıyor ve Cannes'da öne çıktı.
- “Sırat” filminin başrollerinde Sergi Lopez, Bruno Núñez Arjona ve Stefania Gadda yer alıyor.
- ABD'li yönetmen Mary Bronstein'in “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” filmi, modern hayatın kaosuyla mücadele eden bir kadının iç karartıcı hikayesini anlatıyor.
- “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” filminin başrolünde Rose Byrne yer alıyor.
MURAT ÖZTEKİN - İspanyol yönetmen Oliver Laxe, İslam’a ve tasavvufa ilgisiyle tanınan Batılı bir sinemacı… Uzun yıllar Fas’ta yaşayan Laxe, son filmine İslami bir mefhumu isim yaparak hayata dair sorgulamalarla dolu bir yol hikâyesi anlatıyor. Cannes’da öne çıkan ve “En İyi Uluslararası Film” dalında Oscar adayı olan “Sırat” (Sirât), çölde kayıp kızını aramaya koyulan bir adamın başına gelenleri merkeze alıyor. Filmin başrollerinde ise Sergi Lopez, Bruno Núñez Arjona ve Stefania Gadda yer alıyor.
ÇÖLDE ARAYIŞ
Fas’ta geçen hikâye, bir çöle devasa hoparlörlerin kurulmasıyla başlıyor. Derken bir müzik festivali başlıyor ve eksantrik karakterler, ritim eşliğinde transa geçmiş gibi bir hâle bürünüyorlar. Sonra bu insanların arasına kayıp kızını arayan Luis ile oğlu karışıyor; “Marina’yı gördünüz mü?” diyerek ortalıkta dolaşıp el ilanı dağıtıyorlar. Ancak kızı bilen çıkmıyor. Festivaldeki bir grup ise baba oğula yakınlarda yapılacak bir diğer festivali haber veriyor. Bu esnada ülkede askerî bir hareketlilik meydana geliyor. Askerler festivali basarken gruplar araçlarıyla oradan kaçıyorlar. Luis ve oğlu da peşlerine takılıyor ve zorlu bir yolculuğun fitili ateşleniyor…
MERAK UYANDIRAN HİKÂYE
“Sırat”ta kızını arayan bir baba ve oğlunun yol macerası, başka bir arayışa dönüştürülerek ilk çeyreğinde merak uyandıran bir hikâye işleniyor. Ses tasarımıyla dikkati çeken filme negatif duygular aşılayan bir ritim eşlik ediyor. Müzik, bir ritüelin parçası olarak kullanılıyor.
Yönetmen Laxe, İslam’dan ödünç aldığı mefhumları, Batılı bir bakış açısıyla ele alarak hayat yolculuğunun çetinliğini resmediyor. Bir yerde de Kur’ân-ı kerim okunuyor. Sonra “mayınlı bir dünyada” yol alan modern insana “tevekkül” tavsiyesinde bulunuyor: “Çok düşünme ve gözlerini kapat!”
DERİNLİĞİ NASIL?
Ancak yönetmen yer yer İslami kavramları modern olanla sentezlemek için ters yollara girebiliyor. Derin kavramlar, sığ bir anlatıma hapsedilebiliyor.
Birçok şeyin seyircinin idrakine bırakıldığı eser, her zaman yeterli duygu aktarımına imkân tanımıyor.
Buna rağmen “Sırat”ta çöl manzaralarından istifade edilen tesirli bir sinematografi meydana getiriliyor. Oyunculuk cephesinde ise Sergi Lopez’in performansı öne çıkıyor.
Hasılı “Sırat” (Sirât) manevi göndermeleri olan, seyirciyi düşünmeye sevk eden ama her zaman tesirli ve müspet olmayan bir yapım…
Yönetmen:
Oliver Laxe
Tür: Dram, aksiyon
Ülke: Fransa,
İspanya
YUVADA AÇILAN KARANLIK DELİK "BACAKLARIM OLSAYDI SENİ TEKMELERDİM"
ABD’li yönetmen Mary Bronstein’in imzasını taşıyan “Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim” (If I Had Legs I’d Kick You) son dönemde kadın ve aileye dair çekilen birçok karanlık filmden biri... Rose Byrne’ın başrolünde yer aldığı eserde, modern hayatın kaosuyla bir başına mücadele etmek zorunda kalan bir kadının yaşadıklarına iç karartıcı bir hikâyeyle temas ediliyor. Filmin ismiyle de kadının çaresizliğine vurgu yapılıyor.
Eserin merkezinde psikolog Linda adlı bir anne var. Hem problemli danışanlarıyla uğraşıyor hem de makineye bağlı hasta kızının bakımını üstleniyor. Üstelik kocasının şehir dışında çalışması sebebiyle bütün bu ağır yükü bir başına üstlenmek durumunda. Derken evlerinin tavanı çöküp kocaman delikten sular akmaya başlıyor ve kızıyla birlikte ikinci sınıf bir otele taşınmak mecburiyetinde kalıyorlar. Böylece ağır bir bunalım safhası başlıyor...
FİKRİ YÖNÜ NE KADAR YENİ?
“Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim”, çekim teknikleri ve esrarengiz unsurlar barındıran anlatım üslubuyla dikkati çekiyor. Yönetmen Bronstein, psikoloji eğitiminden de istifade ederek bazı çarpıcı sahnelere imza atıyor. Ancak ne yazık ki fikir olarak yeni çok az şey söylüyor. Modern kadının iş ile ev arasında kalan hayatı, aşırı dramatize edilen hikâye ve karakterlerle ele alınıyor. Uzun zaman yüzünü göremediğimiz çocuğunun hastalığı da bu ajite anlatımın bir parçası oluyor. Nihayette ise bir yere varılamıyor.
Buna rağmen Rose Byrne, kendisine çizilen karakteri başarıyla canlandırıyor.
Ezcümle, kadınların günümüzde yaşadıklarına dar bir yerden bakan, meselelerin özüne inemeyen ve yuvalarda açılan büyük deliğin karanlığına yeterince ışık tutulamayan bir yapım var karşımızda.
Yönetmen:
Mary Bronstein
Tür: Dram, gerilim
Ülke: ABD
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
“Olay Para”
“Sessiz Tepe: Dönüş”
“Momo”
“Kedi Yok”
“Uğultulu Tepeler”
