Usta sanatçı ve akademisyen Şahin Uçar: Kûfi ihtişamın yazısı ama farkında değiliz
Yıllardır Türkiye’de gölgede kalan kûfi yazıyı araştırıp eserler veren Prof. Şahin Uçar “Kûfi sadece yazı çeşidi değil, gelişmiş kompozisyonu olan soyut bir resim gibidir. İşin içerisine geometri de girdiği için arka planında metafizik telkinleri de var. Ancak ihtişamının farkında değiliz” diyor.
- Kûfi, İslam tarihinin ilk yazı stili olup geometrik yapısı ve arka planındaki mesajlarıyla önemlidir.
- İlk Mushaflar Kûfi ile yazılmış ve bu yazı çeşidi asırlarca İslam dünyasının eserlerini süslemiştir.
- Kûfi, Emevi devrinde ortaya çıkmış ve tarihi tam olarak tespit edilebilen ilk örneği Kubbetüssahra'da bulunmaktadır.
- Kûfi, yazılmaktan ziyade çizilen, bir kompozisyon eseri olup sanatçı gözü gerektirir ve soyut bir resme benzetilir.
- Kûfi, İslam medeniyetinin ilk altı asrındaki eserlerde (çini, elbiseler, mimari vb.) yaygın olarak kullanılmıştır.
- Osmanlı'da Sülüs yazının gelişmesiyle kullanımı azalmış olsa da Beyazıt Camii minareleri ve Karahisari'nin Besmelesi gibi örneklerde görülür.
- Prof. Dr. Şahin Uçar, Kûfi hattını sanat dünyasına tanıtmış ve İngilizce bir kitap kaleme almıştır.
MURAT ÖZTEKİN- Kûfi İslam tarihinin ilk yazı stili olmasının yanı sıra geometrik yapısı ve arka planında taşıdığı mesajları da önemli…
İlk Mushafların yazıldığı bu yazı çeşidi asırlarca İslam dünyasının ihtişamlı eserlerini süsledikten sonra özellikle Osmanlıda yeni üslupların doğmasıyla gölgede kaldı. Sultan Abdülhamid devrinde ise bazı mimari eserlerde tekrar kullanılmaya başladı.
Prof. Dr. Şahin Uçar ise hem sanatçı hem de akademisyen kimliğiyle kûfi hattı tekrar sanat dünyasına tanıtıyor. “Kûfi Script: Philosophy of History” adlı İngilizce aykırı bir kitap kaleme alan Uçar, aynı zamanda yıllardır meydana getirdiği kûfi eserlerini sergilemenin hazırlığı içerisinde. Biz de kendisiyle buluşup kûfi yazının hikâyesini dinledik.
Yıllardır kûfi ile eser verip bu yazı karakterini öne çıkarıyorsunuz. Kûfi yazı neden önemli?
Peygamberimizin zamanında çok az sayıda yazmayı bilen insan vardı ve basit bir yazı kullanılırdı. Emevi devrinde ise ilk olarak kûfi yazı örnekleri ortaya çıktı. Aslında İslam yazısı kûfi ile başladı diyebiliriz. Ondan önce başka hat çeşidi yoktu. Tarihi tam olarak tespit edilebilen ilk kûfi yazı ise Kudüs’teki Kubbetüssahra’da bulunmaktadır. Bu eseri Emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan yaptırmıştır.
ÇİZİLEN BİR YAZI!
Kûfinin daha geometrik bir yapısı var. Zor bir yazı olduğunu söylemek mümkün müdür?
Kûfi daha ziyade düz çizgili, geometrik bir yazı türü. Eskiden kâğıt az olduğu ve deri üzerine yazı kaleme alındığı için kendine has böyle bir biçimi meydana gelmiş. Kûfi, yazılmaktan ziyade çizilen bir yazıdır; bir kompozisyon eseridir. Sülüs yazıyı el maharetiniz yoksa yazamazsınız. Kûfi ise bir el mahareti değil, sanatçı gözü gerektiriyor. Öte yandan kûfi, ihtişamla örtüşen bir yazıdır. Estetiğiyle yabancıları ve İslam sanatına alaka duymayanları bile kendine çekiyor.
Milli Saraylar, Avrupa'da Türkiye'yi temsil edecek! Yılın konuğu olarak Torino'daki zirveye davet edildi
Kûfi yazı çeşidi için biraz daha resme yakın denilebilir mi?
Tabii, sadece yazı değil, gelişmiş bir kompozisyonu olan soyut bir resim gibidir. İşin içerisine geometri de girdiği için arka planında metafizik telkinler bulunuyor. Mesela Cezeri’nin Amed Sarayı için yaptığı ihtişamlı kapının üzerine “El mülki…” âyetini kûfi ile yazmış.
Bu yazı çeşidi nasıl gelişti ve ihtişamlı bir hâle geldi?
Kûfi, 690’lı yıllardan Abbasilerin sonuna yani Moğol istilasına kadar neredeyse yegâne yazı olmuş. Bütün İslam eserlerinde kûfi yazı yer almış. Kûfi yazılar diğer hatlar gibi değil; sadece kitaplarda ve binaları süslemek için kullanılmamış. Çini ve elbiselerde bile yer almış. İslam medeniyetinin en parlak zamanı olan ilk altı asırdaki eserler tamamen kûfidir. Yani altın çağın yazı karakteridir. Ahmed Yesevi Türbesi’ndeki yazılar kûfidir. Emîr Timur’un bütün eserleri kûfidir. Mimaride çoğunlukla tercih edilmiştir.
NİÇİN OSMANLIDA AZ KULLANILDI?
Peki Osmanlıda niçin kûfi yazı daha az kullanmış?
Evet, Osmanlıda kûfi az kullanılmıştır. Bunda Şeyh Hamdullah’ın sülüs olarak yeni bir üslup geliştirmesi tesirli olmuştur. Ancak “Hiç kullanılmamıştır” diyemeyiz. Mesela Beyazıt Camii’nin minarelerinde bu yazı türünü görürüz. Bütün hat tarihinin en meşhur Besmelesi olan Karahisari’nin eseri de kûfi olarak kaleme alınmıştır. Kûfi yok olmuş bir yazı değildir, sadece bugün memleketimizdeki insanlar ihtişamının yeterince farkında değildir.
KÛFİ KÖKLERİMİZE KÖPRÜ
Ancak Osmanlının son devrinde kûfinin yeniden canlanmaya başladığı görülüyor. Sultan Abdülhamid’in kûfi yazıyı sevdiği biliniyor. Siz kûfi le nasıl tanıştınız?
Çocukluğumdan beri sanat meraklısıyım. Gençiliğimde Süheyl Ünver’in atölyesine devam ettim. Süheyl Bey eski eserlerin resmlerini yapardı. Ben de onun yaptığı eserleri kopya ederken kûfi le tanıştım. İlk eserlerimden biri de 1970’lerde Peyami Safa’nın “Sanat, Edebiyat, Tenkit” adlı kitabının kapak görseli olarak basıldı. 1970’lerden beri kûfi ile yazılar kaleme aldım. Kûfi, İslam sanatlarının bir numarası. Bu üslubu hatırlamak köklerimizle daha fazla bağ kurmamızı sağlayacaktır.
