Dışişleri Bakanı Fidan’dan önemli mesajlar: İsrail'in hedefi Müslüman ülkeler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, terör devleti İsrail’in, Yunanistan ve Rumlarla neden askerî ittifak kurduğunu açıkladı. Antalya Diplomasi Forumu’nun kapanış konuşmasında Hakan Fidan önemli mesajlar verdi. İsrail’in, Yunanistan ve Rumlarla birlikteliğini “Müslüman ülkelere karşı kurulan ittifak” diye niteleyen Fidan “Türkiye kendisini koruyacak güçte; ancak bölgede bu askerî ittifaka endişeyle bakan ülkeler var” dedi.
- Bakan Fidan, İsrail'in Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Müslüman ülkelere karşı askeri ittifak kurduğunu ve Türkiye'nin buna karşı olmadığını, bölgesel çatışmaları söndürme arayışında olduğunu ifade etti.
- Fidan, bu askeri ittifak konusunda kendilerine herhangi bir güvence veya beyan verilmediğini ve bunu görmezlikten gelemeyeceklerini söyledi.
- Türkiye'nin zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler olduğunu belirtti.
- İran-ABD barış görüşmelerinin devam ettiğini ve mevcut ateşkesin tüm dünyayı rahatlattığını, yeni bir ateşkes uzatmasına gidilmesi gerektiğini belirtti.
- Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'nın hem Putin hem de Zelenskiy ile görüşmelerinde liderler ve teknik düzeyde ev sahipliğine hazır olduğunu defaatle söylediğini aktardı.
YEŞİM ERASLAN / ANTALYA - Antalya Diplomasi Forumu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kapanış konuşması ile sona erdi. Son gün bir basın toplantısı düzenleyen Fidan, dünyanın dikkatini bir kez daha terör devleti İsrail’e çekti. İsrail’in küresel istikrar ve barış için bir tehlike olmaya devam ettiğini ifade eden Bakan Fidan, şunları söyledi: İsrail’i biliyorsunuz Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askerî ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. KİMSE BİZE BİLGİ VERMEDİ Tehdit önceliği belli, Türkiye’yle beraber diğer ülkeler. Bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse biz bu ittifaklar oluşturulurken bize ‘Biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi.
GÖRMEZLİKTEN GELEMEYİZ
Şimdi bunu görmezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi. Daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askerî iş birliğine girmesi... Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askerî iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya sadece bizim için değil...
ÜLKELER CİDDİ SIKINTI İÇİNDE
Bakın, bu Türkiye’nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle... Şimdi böyle bir resim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askerî ittifaka endişeyle bakan ülkeler var...
Fidan'dan Antalya mesajı: Hedef barış
BİR KURTARICI BEKLEMEYİN
Biz şunu gördük; eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler, hikmetle, geçmişten ders çıkararak geleceklerine yön verirler.
ABD-İRAN DEVAM ETMELİ
İran-ABD barış görüşmelerinde iki taraf da ciddi samimiyetle görüşmelere devam etmek istiyor ve ediyor. Mevcut ateşkesten sadece tarafl ar değil bütün dünya rahatlama içerisinde. Foruma katılan bütün aktörler savaşın yeniden başlamaması için endişelerini sürekli iletiyorlar. Yeni bir ateşkes uzatmasına gidilmesi gerekiyor. Müzakerelerin büyük ölçüde tamamlandığını görüyoruz ama kritik birkaç konuda görüş ayrılıkları devam ediyor.
YETER Kİ BARIŞ GELSİN
Cumhurbaşkanı’mız hem Sayın Putin, hem Sayın Zelenskiy ile yaptığı görüşmelerde bu duruşumuzu, bir ev sahipliğine hazır olduğumuzu defaatle söylüyorlar. Yani hem liderler düzeyinde bir ev sahipliğine Türkiye her zaman hazırdır hem de teknik düzeyde yapılacak görüşmeleri yürütmede biz hazırız. Bunda hiçbir sıkıntımız yok. Daha önce nasıl yaptıysak bundan sonra da onu yapmaya hazırız. Başka yerde yapılan bütün görüşmelere de destek vermeye hazırız, yeter ki barış gelsin.
