Bataryada üs olma yolunda kritik adım... Lityum-iyon stratejik ürün kapsamına alındı
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artan jeopolitik riskler enerji piyasalarını yeniden şekillendirirken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kritik ham madde listesini güncelleyerek lityum-iyon bataryaları stratejik ürün kapsamına aldı. Bu adımın elektrikli araç ve batarya yatırımlarına ivme kazandırması bekleniyor.
- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ülke ekonomisi için yüksek öneme sahip ve tedarik kesintisi riski yüksek ham maddeleri içeren 'Kritik Ham Madde Listesi' tanımını değiştirerek lityum-iyon batarya teknolojilerini stratejik ürün kapsamına aldı.
- Bu kararla, batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini kapsayacak şekilde elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarının devreye alınması amaçlanıyor.
- Mart ayında dünyada 1,75 milyon elektrikli araç satıldığı, bu satışların yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 66 arttığı belirtildi.
- İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, bu düzenlemenin Türkiye'nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en kritik ayağını oluşturduğunu ve yerli üretimi ile yabancı yatırımları teşvik edeceğini ifade etti.
- Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026'da 130-140 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiği, pazarın yaklaşık yüzde 55'inin Asya-Pasifik Bölgesi'nde yoğunlaştığı aktarıldı.
- ABD-İran arasındaki gerilimin enerji arz güvenliğinde batarya depolama sistemlerinin stratejik rolünü güçlendirdiği, küresel batarya depolama kapasitesinin 2030'da 1.200 gigavata ulaşmasının beklendiği belirtildi.
ÖMER TEMÜR - Petrol fiyatlarındaki oynaklık, kısa vadede tüketicileri alternatif enerji çözümlerine yönlendirirken, orta ve uzun vadede ülkelerin fosil yakıt bağımlılığını azaltma hedeflerini güçlendiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da bu kapsamda ‘Kritik Ham Madde Listesi’ tanımında değişikliğe gitti. Liste, ülke ekonomisi için yüksek ekonomik ve stratejik öneme sahip olan ve tedarik kesintisi riski yüksek bulunan ham maddeleri içeren 36 ürünü kapsıyor. Lityum-iyon batarya teknolojileri stratejik ürün kapsamına alınırken, bu kararla batarya üretimi ve geliştirme süreçlerini kapsayacak şekilde özellikle elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman mekanizmalarının devreye alınması hedefleniyor.
Milyarlık pazar el değiştiriyor: Avrupa, batarya için Çin yerine Türkiye'ye gelecek
Analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence’ın mart ayı elektrikli araç satış verilerine göre, dünyada mart ayında 1,75 milyon elektrikli araç satıldı. Geçen ayki satışlar, yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 66 artış gösterirken, elektrikli araç satışlarındaki büyümede, Avrupa’daki rekor artış etkili oldu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Avrupa’nın Asyalı üreticilere alternatif aradığı bir dönemde konjonktürün Türkiye lehine işlediğini belirterek “Lityum-iyon bataryaların stratejik kapsama alınması, Türkiye’nin batarya üretiminde bölgesel bir üs olma stratejisinin en kritik ayağını oluşturuyor. Tebliğ, hem yerli ve millî batarya üretimini hem de bu alandaki doğrudan yabancı yatırımları teşvik edecektir” dedi. Avdagiç, bu bataryaların sadece araçların değil, savunma uygulamalarının, enerji depolama sistemlerinin ve endüstriyel uygulamaların tamamı için de stratejik bir ürün olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: Bu düzenleme, batarya üretimi ve AR-GE süreçlerinin önünü açarken, özellikle elektrikli araç yatırımlarında daha hızlı onay ve finansman imkânlarını devreye alarak yatırım iştahını artıracaktır.
ASPİLSAN Türkiye’de LFP batarya üretecek: TOGG ve İHA’lara güç verebilir
Batarya teknolojisi, yakın gelecekte ekonomik egemenliğin temel unsurlarından biri hâline gelecek kadar büyük bir değer taşıyor. Orta Doğu’daki gerilimle yükselen petrol fiyatları, elektrikli araca geçişi hızlandırdı. Karar, batarya üretiminde kullanılan ham maddelerde tedarik kesintisi riskini de önemli ölçüde azaltacaktır. Düzenleme, enerji depolama ve elektrikli araç yatırımlarına büyük ivme kazandıracak. Rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin, kurulu güçleri oranında batarya kapasitesi tesis etmelerini de kolaylaştıracak.
140 MİLYAR $’LIK PAZAR
Küresel lityum-iyon batarya pazarının 2026’da 130-140 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini aktaran Şekib Avdagiç, bu pazarın yaklaşık yüzde 55’inin Asya-Pasifik Bölgesi’nde yoğunlaştığını kaydetti. Avdagiç “HIT-30 programının hedeflediği 80 gigavat saatlik batarya kapasitesi, 2025 küresel pazarının yaklaşık yüzde 7’sine karşılık geliyor. Sonuç olarak, söz konusu tebliğ ile HIT-30 programları birbirini tamamlayan bir yapı oluşturarak Türkiye’yi batarya ve elektrikli araç ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşıyacaktır. Bu da hem yerli ve millî üretimi hem de doğrudan yabancı yatırımları artıracaktır” ifadelerini kullandı.
Avrupa'da elektrikli araç satışları rekor kırdı
ÇİN FİYAT AÇISINDAN CAZİP
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman “Kritik ham maddelerin kapsamını lityum-iyon batarya girdilerini de içerecek şekilde genişletme kararının jeopolitik gerçekler ve her geçen gün artan elektrifikasyon süreci göz önüne alındığında mantıklı bir adım olduğuna inanıyorum. AB de benzer konuları ele alan Kritik Ham Maddeler Yasası’nı kabul etmiştir ancak pratikte kendi kendine yeterli hâle gelmek o kadar kolay değil. Zira Çin, hem üretim ölçeği hem de batarya metal rafinerilerinin çoğuna ev sahipliği yapması sayesinde batarya üretiminde rekabet avantajına sahip. Çin menşeli batarya paketleri fiyat açısından oldukça cazip durumda” dedi.
BATARYA DEPOLAMA STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR
ABD-İsrail ile İran arasında 7 haftadır süren savaşın etkisiyle küresel enerji arzında yaşanan aksamalar, arz güvenliğinde batarya depolama sistemlerinin stratejik rolünü güçlendirdi. Küresel batarya depolama kapasitesi 2023’e kıyasla 14 kat artarak 2030’da 1.200 gigavata ulaşacak. Yatırımlarda ise yüzde 400 artış bekleniyor. Türkiye, bugüne kadar mevcut güneş ile rüzgâr kapasitesinin yüzde 83’üne denk gelen 33 gigavatlık proje kapasitesi tahsis etti. Enerji Depolama Sistemleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Can Tutaşı, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin sektörün stratejik önemini daha görünür hâle getirdiğini, piyasa tepkilerinin de bunu ortaya koyduğunu belirterek “ABD/İsrail ile İran arasındaki gerilimin başlamasının ardından Çinli büyük batarya üreticilerinin piyasa değerlerinde yaklaşık yüzde 20’lik bir artış yaşandı. Bu artış yaklaşık 70 milyar dolarlık bir değere karşılık geliyor” dedi.
Küresel ölçekte batarya üretiminin büyük bölümünün Uzak Doğu ülkelerinde yoğunlaştığına işaret eden Tutaşı “Biz de bu merkezlerden Türkiye’ye doğru teknoloji ve bilgi transferi süreci başlattık. Bugün ülkemizde yerli batarya hücresi üretimine yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmaların entegrasyonuyla kısmi yerli ürünler üretilmeye başlandı” bilgisini paylaştı. Avrupa’da özellikle Uzak Doğu menşeli yazılımların kullanımına yönelik kısıtlamaların Türkiye için yeni fırsatlar oluşturduğunu anlatan Tutaşı, bu durumun Türkiye’yi yazılım tarafında doğal bir pazar hâline getirdiğini ve çok kısa sürede ciddi mesafe katedilerek katma değer üretilmeye başlandığını sözlerine ekledi.
