Dışişleri Bakanı Mevlût Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaşanan sondaj gerilimine ilişkin “Rum kesiminin tehditlerinin bizim için hiçbir anlamı yoktur” dedi. TRT Haber’de gündeme ilişkin soruları cevaplandıran Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’deki doğal kaynaklara ilişkin gelişmeleri ve Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Fatih sondaj gemisi personelini tutuklamaya yönelik tehditlerini ve sondaj çalışması yapan şirketler hakkında hukuki süreç başlatıldığı yönündeki iddiaları değerlendirirken “Rum kesiminin bu tür tehditlerinin bizim için hiçbir anlamı yok. Onlar da biliyor ki bize karşı hiçbir adım atamazlar. Atmaya cüret ederlerse de cevabını alırlar, geçmişte olduğu gibi” diye konuştu.

BİZ KARAR VERİRİZ: Türkiye, Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine ve gelişmelere ilişkin Avrupa Birliği (AB) ve BM nezdinde gerekli bilgilendirmeyi yaptı. Bu konuda son derece rahatız. Attığımız bütün adımlar uluslararası hukuka uygundur. Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde Türkiye’nin ne yapabileceğine ancak biz karar veririz.

S-400'LER ACİL DURUMDA KULLANILACAK: Türkiye’nin hava savunma sistemine ihtiyacı var. Savunma sistemi, Türkiye’ye yönelik bir füze saldırısı olduğu zaman devreye girecek. Durup dururken S-400’ler niye devreye girsin? Bir kere maliyeti çok yüksek. Bunu biz oyuncak diye almadık ki.

BM'NİN YAPTIĞI İKİYÜZLÜLÜK: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in silahlı çatışmalarda çocuklar konusundaki özel temsilcisi Virginia Gamba’nın “SDG” ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK ile eylem planı imzalaması kabul edilemez. Guterres ile görüşeceğim, BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu da Türkiye’nin yazılı protestosunu iletti. BM’nin anlaşma imzalattığı terör örgütü üyesiyle ilgili kırmızı bülten de Guterres’e iletildi. İşte terörle mücadeledeki çifte standart ve ikiyüzlülük bu. Kırmızı bültenle aranan kişi nasıl oluyor da İsviçre’ye gidebiliyor? Terör örgütünün çocukları zorla savaştırdığını BM’nin de kabul etmesi önemli. Fakat bu meseleyi çözmek için terör örgütünü ve kırmızı bültenle aranan şahsı muhatap alması çok vahim bir hatadır.

BAĞDADİ'NİN MAKALESİNİ YAYINLAR MI?: PKK elebaşlarından Cemil Bayık’ın makalesi Washington Post gazetesinde yayımlandı. Washington Post, DEAŞ’ın başındaki Bağdadi’nin makalesini yayımlar mı? El-Kaide’nin herhangi bir yetkilisinin makalesini yayımlar mı? Eş-Şebab’ın, Boko Haram’ın makalesini yayımlar mı? Onu yayımlamıyorsan terör listesinde olan PKK’nın azılı teröristinin makalesini niye yayımlıyorsun?

ARA BULUCULUK YAPABİLİRİZ: ABD ve İran arasındaki gerginlikle ilgili ihtiyaç olursa Türkiye ara buluculuk yapıp yapabilir. Çünkü hakkaniyetli, dengeli ve objektif bir tutum sergiliyoruz.
Rusya, rejimi kontrol altında tutmalı:  İdlib mutabakatı ve Türkiye ile Rusya arasında olan güven, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Rusya lideri Putin arasında görüşüldü. Tabii burada esas sorumluluk Rusya’da. Rusya’nın rejimi kontrol altında tutması gerekiyor. Bu saldırıların durması gerekiyor. Gerekli bilgileri de verdik, hastane, okullara ve sivillere yönelik saldırıların olduğunu. Rusya’nın kendi üsleriyle ilgili güvenlik endişeleri var ama esasen zaten bu konuda istihbaratlar ve askerler görüşüyorlar. Burada radikal gruplar var. Onların geleceği ne olacak, bunların hepsini biz Rusya ile İran’la veya diğer aktörlerle hepsini konuşuyoruz çünkü Suriye meselesi, yani İdlib kritik bir konu.