Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

Bugün Türkiye sağlık alanında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biridir.

Hemen kolları sıvayıp tüm dünyada örnek alınan sağlık reformunu kısa sürede hayata geçirdik.

Sağlık çalışanlarının sayısını 378 binden 1 milyon 24 bine ulaştırdık.

Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümde tek gayemiz vardı o da milletimize sağlık hizmetini en makul maliyetle sunabilmekti.

Hedeflediğimiz düzeyde ve en makul maliyetle sağlık hizmeti vermeyi başardık. Bu hizmeti sadece kendi vatandaşlarımızla sunmakla kalmadık, ülkemizi sağlık alanında çekim merkezi haline dönüştürdük.

Obama bizim ülkemizdeki sağlık reformunu gerçekleştirmeye çalıştı ama başaramadı.

Şunu söyleyeyim, niyet halis olunca akıbette hayır olur.

İlaç, aşı ve cihaz üretimimizin tüm aşamalarını yerli hale getirmekte kararlıyız.

Vatandaşlarımızdan bazılarının yabancı menşei ilaçlara ve aşılara mesafeli yaklaştığını görüyoruz.

Yerlileşmeye gizli bir direniş var. Yapılan tüm engellemeleri daha yakından takip altına alacağız.

Sağlık alanında ülkemizin yerini çok daha yüksek noktaya çıkaracağız.

Hep birlikte hareket edersek her meselemiz gibi sağlıktaki sıkıntılarımızın üstesinden kolayca geleceğimiz açıktır.

Coğrafyamızın her köşesinde farklı versiyonlarıyla anlatılan bir lokman hekim hikayesi vardır. Aradan geçen binlerce yılda ölüme çare bulunamadı. Ama tıp ve ilaç biliminin gayretiyle insanların yaşama süresi uzadı.

Dünya ortalamasında bu rakam erkeklerde 70'i kadınlar da ise 74'ü buldu. Suriye gibi büyük yıkımlara uğrayan bir ülkede ortalama hayat süresi 73'ten 63'e geriledi.

Bugün 7,5 milyarı bulan bir dünya nüfusuna sahibiz.

Bir tarafta yüz milyonlarca insan açlıktan ölme tehdidiyle karşı karşıya diğer tarafta obezitenin sağlık sorunu haline dönüştüğü yerler var. Bu çarpıklığı uzun uzun düşünmemiz gerekiyor.

İnsanların ve toplumların daha adil bir gelecek konusundaki ümitlerini canlı tutmak hepimizin görevidir.

Türkiye hem kendi toprakları içinde hem de bölgesinde yaşanan hadiselere daima insan merkezli yaklaşan bir ülkedir.

Ülkemizdeki sığınmacıların hepsi de tüm şehirlerimizdeki sağlık kurumlarından hizmet alabiliyor.

AB başta olmak üzere tümüyle bizim sadece sivil toplum kuruluşlarımıza gelen destek nedir biliyor musunuz 3 milyar avro. Bizim yaptığımız yatırım 40 milyar doları aşmıştır. AB'den biz daha mı zenginiz böyle bir durum mu var? Yok. İşte bu bizim medeniyetimizin bize yüklemiş olduğu görevdir.

Suriye krizi boyunca neredeyse attığımız her adımda biz yalnız bırakıldık. Suriye'de oluşturduğumuz güvenli bölgeler ülkedeki en huzurlu ve güvenli bölgelerdir.

Gerekirse Tel Abyad ile Rasulayn arasında bir mülteci şehri biz kuracağız.