Erdoğan, isim vermeden Özel'e yüklendi: Yüzü dahi kızarmıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Özel’i işaret ederek “Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hâli bozuk, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmakta. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikâyet ediyorum. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kaldı. Bu milletin gözünü boyayamazsınız. Bu aziz millet eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan ayırmasın çok iyi bilir” diyerek seslendi. Cumhurbaşkanı İran’daki savaşa ilişkin ise “Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmaya kararlıyız. Türkiye’nin tavrı çok berrak” yorumunu yaptı.
- Erdoğan, 2026 Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan milli takımı tebrik etti.
- Cumhurbaşkanı, muhalefetin çirkin üslubuna karşılık Türk milletinin basiret sahibi olduğunu belirtti.
- CHP'nin 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz gibi olaylarda darbecilere destek verdiğini iddia etti.
- Erdoğan, darbeciliğin CHP'nin karakteri, ruhu ve kimliği olduğunu ifade ederek bunu CHP'nin milli sporu olarak tanımladı.
AK Parti Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Parti'sine seslenerek eleştirilerde bulundu. Cumhurbaşkanı "Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız. Türk milleti, irfan sahibi, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız. Bu milleti kandıramazsınız" dedi.
"BU ÜLKE CHP'NİN HANI YAĞMASI DEĞİL"
CHP'li belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarına ilişkin de konuşan Cumhurbaşkanı şöyle seslendi: Bu ülke CHP'nin hanı yağması değildir. Belediye kaynakları CHP'li başkanların hanızefası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'yiyin efendiler yiyin, doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez, diyemez, demeyecektir. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır.
"DARBECİLERE DESTEK CHP'NİN MİLLİ SPORU"
"3 Kasım 2002'den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izi vardır" diye belirten Cumhurbaşkanı "27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP'dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin, unutmayın, milli sporudur" diye konuştu.
"MİLLİ TAKIMIMIZA İNANIYORUM"
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
2026 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan bizim çocukları gönülden tebrik ediyorum. Milli takımımız göğsümüzü kabartacak. Bizim Çocuklar'ın ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına yürekten inanıyorum. Milli takımımıza mücadelelerinde başarılar diliyorum.
"BU MİLLETİN GÖZÜNÜ BOYAYAMAZSINIZ"
Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız. Türk milleti, irfan sahibi, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız. Bu milleti kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, siyasi cambazlığı, lafazanlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir. Hiç kuşkunuz olmasın.
"BU OYUNA ALET OLMAYACAĞIZ"
Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon, seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yapmaktadır. Ana muhalefet partisinin Ramazan'da bile ara vermediği, dahası son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım elbette takip etmekte, bunlara hak verdiği notu vermektedir. Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız.
"GÖZ YUMMAYACAĞIZ"
Öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin kırk yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Şimdi değerli kardeşlerim bu ülkenin cumhurbaşkanına, bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır.
"27 MAYIS'IN BAŞ AKTÖRÜ CHP"
Türk siyasi tarihini açıp bakın. Orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz. Orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız. Orada üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP'yi bulursunuz. Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Mart muhtırasının arkasında CHP'nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat'ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir. 3 Kasım 2002'den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izi vardır.
"CHP'NİN MİLLİ SPORU"
27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP'dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin, unutmayın, milli sporudur.
“BU SEVİYESİZLİĞİ MİLLETİME ŞİKAYET EDİYORUM”
Çok değerli kardeşlerim, karşımızda ne kalibremize, ne kalitemize ne de sikletimize uygun bir siyasi rakip var. Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hâli bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyoruz. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikayet ediyorum. Aziz milletimi havale ediyorum. Burada CHP'nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum. kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan, havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz. Günah keçisi ilan ettiniz ama bir gün olsun 'hırsızın hiç mi suçu yok' sorusunu sormadınız. Bir gün olsun kabahati yok demediniz. Özellikle biz dik durduk.
“RÜŞVET ALANLARLA UĞRAŞMADINIZ”
Kabahati yok demediniz özellikle biz dik durduk yolsuzluğu ihbar edenlerle rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP'nin hanı yağması değildir. Belediye kaynakları CHP'li başkanların hanızefası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'yiyin efendiler yiyin, doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez, diyemez, demeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Üstünlerin hukukunun egemen olduğu günler eski Türkiye'de kaldı. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır.
"TÜRKİYE’NİN TAVRI ÇOK BERRAK"
Daha önce defalarca söyledim. Bugün tekrar ifade ediyorum; Biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmaya kararlıyız. Dengeli rasyonel bir zeminde bu süreci yürütüyoruz. Savaşı durdurmak için atılması gereken adımları dile getirdik. Türkiye’nin tavrı çok berrak. Akan kanın durması, silahların susması için iğne ucu kadar umut varsa uğraşıyoruz.
