"Paralı figüran" iddiaları CHP’yi karıştırdı: Gürsel Tekin: Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı üye toplantısına "cast ajansı aracılığıyla paralı figüran taşındığı" yönündeki iddialara sert cevap verdi. Düzenlediği basın toplantısında iddiaları yalanlayan ve cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Tekin, "Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar. Bu FETÖ'cülerin tezgahının sorumlusu kimse mutlaka bulacağız. Kirli bir kumpasla karşı karşıyayız" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda kameraların karşısına geçen CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin Gürsel Tekin, üye katılım toplantısına kişi başı 950 TL ödenerek cast ajansından figüran getirildiği iddialarını sert bir dille reddetti. Yaşananları "FETÖ tezgahı" olarak niteleyen Tekin, partisine yönelik sistemli bir kumpas kurulduğunu belirterek olayın yargıya taşındığını ve sorumluların peşini bırakmayacaklarını söyledi.
"ŞEYTANIN AKLINA GELMEYECEK BİR ŞEY YAPMIŞLAR"
Salona dışarıdan müdahale edilmek istendiğini ve partiye kumpas kurulduğunu belirten Tekin, suç duyurusunda bulunduklarını vurgulayarak şöyle konuştu:
Tekin, hiçbir kirli tarafta olmadıklarını söyleyerek, "Bize salona tahsis eden Sarıyer Belediye Başkanımız ve yöneticileri linç edildi. O salonları, her Türk vatandaşı orayı kiralar. Düşünebiliyor musunuz, kendi partinizin belediye başkanının salonunu kiralıyorsunuz ve başkanınız salonu size verdiği için linç ediliyor. Kimler tarafından linç ediliyor? O çeteleri açıklayacağım. Ajans, cast. Şeytanın aklına gelmeyecek bir şey yapmışlar. Bu ulaşım talebi olan arkadaşlarımızı tek tek aradık. Şişli Gençlik Kolları Başkanımıza sorduk, tanıyor musunuz. 'Yok.' İki kişi bilebilir. Bir bu kirli tuzağı kuran medya ikincisi devletimizin savcıları soruşturma ile bilir. Gece hemen cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduk."
"Gürsel Tekin ve arkadaşlarımız olarak hiçbir kirli tarafta olmadık, ne içeride ne dışarıda hiç kimseye tuzak kurmadık." diyen Tekin, "Bu tuzağı kuran kimse, kardeşim de olsa sayın savcılar dibine kadar sonuna gideceksiniz. Bu FETÖ'cülerin tezgahının sorumlusu kimse mutlaka bulmamız lazım ki bulacağız." diye konuştu.
Gürsel Tekin şöyle devam etti:
Koskoca devasa bir salonda 70 kişi eksik olsa ne olur fazla olsa ne olur. Bu soruşturmaları, araştırmaları yaparken çok ilginç şeylerle karşılaştık. Önce bir araba geliyor, o arabadaki gelenlerin görevi yukarıdan salona gelecekler. Salonda genel başkanımız konuşurken negatif bir slogan atacaklardı. Sonra aklıselim biri diyor ki 'Aman ha bizi linç ederler' diyor. Bunu açık ve net söylüyorum; sakın ha sakın aklınızdan geçirmeyin. Nezaketimiz buraya kadar geldi. Yapacağınız her türlü rezilliğin ağır bedellerini ödersiniz. Rahmetli Kadir İnanır'ın cenaze törenine gidiyoruz. Aynı anda 22 televizyon canlı yayın vermesine rağmen kirli medyaları da şöyle bir şey geçiyor: 'Kılıçdaroğlu protesto ediliyor' diyorlar. 22 televizyonun görmediğini siz nereden görüyorsunuz? On aydır biz bunlardan neler çektiğimizi biliyoruz. Bu arkadaşlar CHP'li değiller. CHP'deki iç kavganın tarafı neden oluyorlar. Ne dertleri varmış. Dertleri varmış. Dertleri şu: Koskoca şu salonda 40 kişi eksik olsa ne olur, 40 kişi fazla olsa ne olur. Salonun etrafında 700-800 arkadaşımız içeri giremedi çünkü salon kapasitesi sınırlıydı" diye konuştu.
"SİYASETÇİ SATIN ALIYORLAR"
Bazı iş insanları ve medya üzerinden partiye operasyon çekildiğini iddia eden Gürsel Tekin, sert eleştirilerini sürdürdü:
"Şeytan üçgeni dediğimiz bu üçgen, ne zaman bu itirafçılarla ilgili laf etsem bu kirli medyanın bütün kimyası bozuluyor. Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü, iş adamlarıdır. İş adamları kurumlarda kudretli durabilmenin bir yolunu ararlar. Siyasetçi satın alırlar. Bu zat-ı muhterem CHP'nin iki önemli aktörünü satın almış. Bunun bir tanesi Özgür Karabat ikincisi Burhanettin Bulut. Özgür Karabat mali işlere bakıyor. Burhanettin Bulut medya satın almaya bakıyor. Birgün Gazetesi'ne çok üzüldüm. Nedeni şu: Ben de o gelenekten geliyorum. Nasıl kirlendiniz yahu? Bu ne? Aziz İhsan Burhanettin'i satın alıyor, Burhanettin de sizin haberlerinizi satın alıyor. Evime Birgün'den başka gazete girmiyordu. Düştüğünüz duruma bakın. Buraya kefenlerimizi giyerek geldik, sizden korkan sizin gibi olsun. İlk iki haber nereden çıktı biliyor musunuz? Pencere ve Birgün'den. Şu Birgün ve Pencere'nin durumuna bakın. Fatura bir; 50 milyon, fatura iki; 294 milyon, fatura üç; 240 milyon. Elbette saldırılarla karşı karşıya kalacağız. Biz ilk geldiğimiz günden itibaren nasıl bir suç ortaklığıyla mücadele ettiğimizi arkadaşlarıma söyledim. 'Onun için hazır olun. İçeride de dışarıda da bu çeteyle mücadele var mısınız' dedim. 'Varız' dedi arkadaşlarımız"
"CHP'NİN TAŞIYLA CHP'NİN KUŞUNU VURUYORLAR"
Parti içindeki ve medyada yürütülen kampanyalara da tepki gösteren Tekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Şu tezgaha bakın, Turgut Koç, iş adamı ve aynı zamanda CHP'nin kurultay delegesi. Turgut Koç ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Mesela bu Aziz İhsan Aktaş, biraz önce ismini zikrettim. İki genel başkan yardımcısıyla ilgili 'Ben bunlara rüşvet verdim' dedi. Dava bile açamadılar. Sayın Özgür Özel'in kankası bakın. Hani böyle sıradan işte yoldan geçerken birbirlerinin yanında fotoğraf çekmiş insanlar değil. Aynı anda tatil yapabilecek, birbirine hediye alabilecek yakınlıkta olan insanlar. Çünkü biz nasıl bir kumpasla karşı karşıya kaldığımızı nasıl bir tezgahı bozduğumuzu bu tezgahın içindeki ne kadar sıkıntılı insanlar varsa onlarla mücadele ettiğimizi çok net olarak biraz önce size gösterdim. Bakın, kendilerine itibarlı gazeteciler, gazeteler sayanlara bakın. Cumhuriyet Halk Partisi'nin taşıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuşunu vuruyor. Ne hallere geldik? Bu mu bağımsız gazetecilik? Burhanettin'in talimatıyla insanlara, tertemiz Kılıçdaroğlu'na saldırmanın gazetecilik olduğu , bu mudur? Onun için biraz daha bekleyin, önümüzdeki günlerde size daha büyük sürprizlerimiz var. Onun için bu ülke ya arınacak ya arınacak, ya arınacak."
