ZİYNETİ KOCABIYIK

Bugün dünya kanser günü… Meme kanseri, kadınlarda en sık rastlanan kanser türü. Dünya üzerindeki her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanseriyle karşılaşıyor. Erken evre meme kanserinin ilk tedavisi cerrahi. Peki bütün erken teşhis kanserler ameliyat edilmeli mi? “Günümüzde meme kanserlerinin yüzde 40’ı ameliyatlık değildir” diyen Ataköy Hastanesi Meme Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Cem Yılmaz, meme kanserinin teşhis aşamasından itibaren tedavisini ve tedavideki yeni gelişmeleri anlattı…

ÖNCE RADYOLOĞA SONRA CERRAHA

“Gerekli tetkikler yapılmadan kadınları korkutarak ameliyat masasına yatırmak kabul edilemez” diyen Opr. Dr. Yılmaz, “Evrensel rehberlere göre bir kadında meme kanseri teşhisi ya da şüphesi varsa, mamografisi ya da tomosentez yapılmadan ameliyat edilmesi doğru değildir. Görüntülemeden sonra biyopsi yapılmalıdır. Biyopsisiz meme ameliyatı yapılmaz. Her meme kanseri ameliyatlık değildir. Biliyoruz ki, günümüzde meme kanserlerinin yüzde 40’a yakın bölümünün önce mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerekiyor. Bu yüzden kanser şüphesi taşıyan kadın önce radyoloğa gitmelidir”  dedi.

YABANCI KILAVUZLARA GÖRE TEDAVİ 

Meme kanseri konusunda ulusal kılavuzların geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Opr. Dr. Yılmaz, Türk insanının yapısı, demografik özellikleri ve alışkanlıklarının Amerika’dan ve Batıdan farklı olduğunu hatırlatarak, “Teşhis ve tedavide kendi kurallarımızı koyuyor olmamız gerekir. Bu kılavuzlar bizim bugünkü ve gelecekteki politikalarımızı da belirleyecektir” dedi.

TÜRKİYE’DE GENÇ HASTA ÇOK

Meme kanserinin 20 ile 90 yaş arasında herkeste görülebileceğini hatırlatan Op. Dr. Cem Yılmaz, “Bizim daha genç nüfusa sahip olmamız sebebiyle Türkiye’de genç hasta sayısı Avrupa’dan ve Amerika’dan çok fazla. Meme kanserinin görülme yaşı dünyada 55-60’ın üzerinde. Bizde ise hastaların yüzde 50’si 20-50 yaş arasında. Dünya geneline bakıp meme kanserini ileri yaş hastalığı olarak düşünmemek gerekir” diye konuştu.

ERKEKLERİN DE PROBLEMİ

Kadın kanseri olarak bilinen meme kanserinin erkekleri de etkilediğini hatırlatan Opr. Dr. Cem Yılmaz, “100 meme kanserinden 99’u kadın 1’i erkektir” dedi.

AMELİYATLAR AZALACAK

Son yıllarda dünyada uygun hastalarda cerrahinin yan etkilerinden korunmak için ameliyatsız tedavilerin gündeme geldiğini belirten Opr. Dr. Cem Yılmaz, “Yaklaşık 15 yıldır Japonya da, İspanya da İngiltere de, Çin de ve Amerika- MD Anderson’da bir grup bilim adamı tümörü yakarak ve dondurarak yok eden teknolojiler üzerinde çalışıyor. Bu gruplar, Radyofrekans denilen bir yöntemle ısı etkisiyle yakarak ya da Kriyoablasyon dediğimiz düşük ısı etkisi ile dondurarak tümörleri yok eden teknolojiler üzerinde çalışıyor. Şu anda dünyada bununla ilgili olarak insan üzerinde denemeler başladı. Rafaello çalışmasının Japonya ayağında benim de içinde bulunduğum SENATÜRK olarak biz de varız. O yüzden meme kanserinin geleceğinde hem mevcut akıllı ilaç teknolojileri ve kemoterapilerin başarılarının artışı  hem de cerrahi yerine geliştirilen ‘cerrahi dışı yok edici tedavilerin’ ortaya çıkmasıyla birlikte 20-25 yıl sonra kanserlerinin en az yüzde 20-30’u bunlarla tedavi edileceğini öngörüyoruz” diye anlattı.

İLK MAMOGRAFİYİ NE ZAMAN ÇEKTİRELİM?

Opr. Dr. Cem Yılmaz, Sağlık Bakanlığı’nın da tavsiye ettiği gibi risk grubunda olmayan kişilerin 40 yaşın üzerinde 2 yılda bir mamografi çektirmesinin uygun olduğunu belirterek, ilk mamografi yaşının ise risk grubuna göre belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Ailesinde meme kanseri ve yumurtalık kanseri olmayan, kanser öncülleri bulunmayan, çocuk doğurmuş ve emzirmiş kadının düşük risk grubunda olduğunu belirterek, “Ailesinde meme ya da yumurtalık kanseri olan kişiler ise kanserin görüldüğü yaştan 10 yıl önce mamografi ya da tomosentezle ilk görüntülemelerini yaptırmalıdırlar. Temiz çıkmışsa yılda bir ya da 2 yılda bir yapılacak meme MR’ı ile kontroller sürdürülmelidir” diye konuştu.

ERKEN TEŞHİSTE YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİSİ

Özellikle meme dokusu yoğun kadınlarda mamografi ile tümörü atlama ihtimalinin bulunduğunu hatırlatan Dr. Yılmaz, halk arasında üç boyutlu mamografi olarak bilinen tomosentez cihazının önemli bir gelişme olduğunu belirterek, “Mamografi ile alttan ve üstten ikişer fotoğraf alırken, tomosentez cihazı ile tek bir alanda 240 fotoğraf alma imkânımız var. Böylece her 2 memeden aldığımız 1000’e yakın görüntüyü işleyebiliyoruz. Bir de bunları yapay zekâ yazılımlarıyla destekleyerek meme kanserini daha belirgin hâle getiren dijital imajlar elde etmeye başladık. Bunlar sayesinde teşhiste çok ileriyiz” diye anlattı.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ RİSKİ ARTIRIR MI?

Günümüzde sıradan bir uygulama hâline gelen tüp bebek tedavilerinin kadın kanserleri riskini artırıp artırmadığı yönünde önemli soru işaretleri var. Bu konuda yapılan 3 çalışmadan ilkinin riski artırdığı ikincinin artırmadığı, üçüncünün ise hiçbir etkisinin olmadığı şeklinde çıktığını belirten Dr. Cem Yılmaz, “Şu andaki bilgiler artırmadığı yönünde. Ancak tüp bebek tedavisine başlayacak kadınların meme kanseri yönünden taramalarını yaptırmaları daha 
yerinde olur” dedi. 

VAKUM BİYOPSİ İLE HASTALIĞA 10 YIL ÖNCEDEN TEDAVİ

Mamografi ve tomosentez görüntüleme ile çok erken dönemde teşhis edilen yapıları, vakum biyopsi yöntemiyle temizlenebildiğini söyleyen Opr. Dr. Cem Yılmaz, “Bunlar detaylı görüntülemede yakaladığımız sadece bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan mikrokalsifikasyonlar. Böylece meme kanserlerini meme kanseri olmadan 10 yıl önce teşhis etmeye başladık. Vakum biyopsi pek çok şeyi değiştirdi. Öyle bir hâle geldi ki, küçücük bir delikten giriyorsunuz oradaki dokuyu kesiyor ve vakumla çekiyorsunuz. Böylece hem kanseri erken dönemde teşhis ediyor hem de öncülleri gelişmeden temizleyebiliyorsunuz” diye açıkladı.