ZİYNETİ KOCABIYIK
CENEVRE

Medyada en çok ilgi gören haberlerin başında sağlıklı beslenme geliyor. Türkiye’deki istatiki verilere göre Google’a “beslenme” kelimesini yazdığımızda 2015 yılında 15 milyon sonuç çıkıyordu; bu sonuç üç sene zarfında yüzde 16 artarak Şubat 2019 yılı itibarı ile 39,8’e ulaştı. Ancak buna karşılık habere güven giderek düştü. Uzmanlara göre beslenme haberlerine güvene en büyük darbeyi internet haberciliği ve sosyal medya vurdu. Reuters Institue tarafından hazırlanan 2019 Dijital Haber Raporu, haberlere genel güvenin bir yıl içinde yüzde 44’ten yüzde 42’ye gerilediğini gösteriyor.

TOPLUMUN KAFASI KARIŞIK
Bir tarafta medyatik doktorların bilimsel temele dayanmayan sağlık iddiaları, yüzbinlerce takipçisi olan sosyal medya fenomenlerinin kişisel tecrübeleri ile aktardıkları sağlık bilgileri ya da sponsorlarının görüşleri, kaynağı belli olmayan gazete sağlık haberleri, çekici olmak adına atılan sansasyonel manşetler  ve diğer tarafta tamamen doğru ancak çok da çekici olmayan sağlık haberleri. Toplumun kafası çok karışık… Kime inanacağını bilmiyor… Zaten ciddi, doğru sağlık haberleri de fazla prim yapmıyor.

BİLİM GAZETECİLERİ ÇÖZÜM ARIYOR
Bütün bunları toplum sağlığı açısından bir tehlike olarak gören dünyanın önemli kuruluşları, toplumu doğru ve güncel sağlık haberleri ile bilgilendirmenin yollarını arıyor. Dünya Bilim Gazetecileri Federasyonu tarafından İsviçre’nin Lozan kentinde “Bilim Gazeteciliğinde Yeni Zirvelere Ulaşmak” temasıyla bir konferans düzenlendi. Konferansın ana konularından biri de sağlık ve beslenme haberleriydi. Aralarında The Guardian, Le Monde, Financial Times gibi medya kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı konferansta, bilim gazeteciliği ile ilgili meslek ilkeleri ve medyadaki değişikliklerin yol açtığı yeni zorlukların yanı sıra bilim politikası, bilim ve etik sosyoloji gibi birçok konuşuldu. Konferansta Sabri Ülker Vakfının ev sahipliğinde sağlık haberlerinde bilgi kirliliği ile nasıl mücadele edilebileceğinin ele alındığı bir de oturum düzenlendi. Katılımcılar sağlık haberciliğinin dünyadaki uygulamama örneklerini ve bilim gazeteciliğinin etik kodlarını tartıştılar.

SORUMLULUK MEDYADA
Türkiye gazetesi olarak takip ettiğimiz konferansta dünyanın sağlık medyasını yönlendiren kurumların temsilcileri ile röportajlar yaptık, beslenme haberlerinin nasıl verilmesi, toplumun değerlendirmeyi nasıl yapması gerektiğini konuştuk.Uzmanların ortak görüşü sorumluluğun medyada olduğuydu. Toplantıda konuşan İletişim Bilimleri Enstitüsü Kurucusu Prof. Dr. Ali Atıf Bir, medyanın ilgi çekici manşet tuzağına düştüğünü belirterek “Halk seviyor diye, gerçekçi olmayan manşetleri atmak en büyük tehlike” dedi.

MEDYATİK DOKTORLAR SAĞLIĞIMIZI BOZUYOR
Bilim adamlarının fil dişi kulelerinden inerek yaptıkları bilimi topluma anlatmaları gerektiğini söyleyen Bilim Medya Merkezi Başkanı Fiona Fox, bunun için de doktorların direkt olarak medya mensubu ile iletişim kurmaları gerektiğini belirterek “Eğer siz konuşmazsanız birileri mutlaka soruları cevaplıyor. Medyatik doktorlar bütün dünyanın problemi. Eskiden aşırı yağ tüketmek zararlıdır denillirdi; şimdi ‘yağ yiyin’ diye Times’a kapak oluyor. Şeker zararlı denirdi, birileri çıkıp ‘rahatça şeker yiyebilirsiniz’ diyorlar. Araştırmadan haber yapanlar bu bilgileri paylaşıyorlar. Bu tür haberlerin kaynağı bilimsel olmayan, kitap yazıp popüler olmak isteyen medyatik doktorlar. Biz bu konuda uyarı yapıp Times’ın gerçeği görmesini sağladık ve ‘yağ sağlıklıdır’ diyen kapağını değiştirdik” dedi.
Bütün dünyada sağlık iletişimi ile ilgili bağımsız referans kuruluşlarının sayısının arttığını söyleyen Fox “Çalışmalarımız İngiltere’de oldukça etkili oldu. Kısa süre içinde bu alanda referans bir kurum olmayı başardık. Yakın zamanda Almanya, Fransa ve Yeni Zelanda’da benzer merkezler kuruldu. Bizim gündemdeki herhangi bir sağlık olayı ile ilgili medyanın görüş alabileceği 3 bin kişilik uzman havuzumuz var. İhtiyaç olduğunda bu uzmanlarla medya arasında bağlantı kuruyoruz” dedi.

HABERLERİN ÇOĞUNUN KAYNAĞI BELLİ DEĞİL
Toplumun ilgisi arttıkça internetteki sağlık haberlerinin referanslarının azaldığını söyleyen Sabri Ülker Vakfı Genel Müdiresi Begüm Mutuş “Türkiye’de yakın zamanda sağlık ve beslenme ile ilgili haberler incelendi. Buna göre gazeteler, sosyal medya ve diğer iletişim kanallarındaki beslenme ve sağlıkla ilgili haberlerin 94.7’sinin altında imza, yüzde 45’inde referans olmadığı ortaya çıktı. Haberlerin sadece yüzde 15’inde uluslararası bilimsel referanslar var” dedi. Özellikle sosyal medyada ve uydu kanallarındaki yayınlarda şok diyetler, vitaminler ve ek gıdalar konusunda son derece tehlikeli olabilecek yanlış bilgiler paylaşıldığına dikkat çeken Mutuş “Biz bilim kurulumuz aracılığıyla belli bir erişimin üstündeki haber ve paylaşımlarda yer alan yanlış bilgilerin doğrusunu veya sözü edilen araştırmaların yeterliliğini değerlendirip, Bilim Bunu Konuşuyor platformunda medya ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Yanlış bilgi ile mücadelemiz henüz sınırlı boyutlarda olsa da uluslararası işbirliklerimizi güçlendirerek daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz”  diye anlattı.

HABER OBEZİTESİ YAŞIYORUZ
Avrupa Gıda Bilgi Konseyi (EUFIC) İletişim Direktörü Nimali Samarasinsha toplumu dijital medyada paylaşımlar yapan uzman olmayan (Bunlara influencer deniyor) kişilere karşı uyardı. Mobil cihazların kullanımının artmasıyla birlikte bilginin çok kolay ulaşılabilir hâle geldiğini söyleyen Samarasinsha “Sahte haber çağındayız. Âdeta haber obezitesi yaşıyoruz. İnsanlar bunun farkında ve kilosuna dikkat ederken habere de dikkat ediyor aslında. Doğru ve güvenilir haber istiyor. Bu dengeyi kurmak bizim görevimiz. Sağlık habercisinin görevi bilimin insanlara ulaşılabilir olmasını sağlamak” dedi. İnsanların sağlıkla ilgili bilgileri ailesinden, yakın çevresinden, sağlık profesyonellerinden ve en çok da geleneksel ve dijital medyadan aldığını anlatan Samarasinsha “Son yıllarda sosyal medyada sağlıkla ilgili bilgilerde patlama yaşadı. Bu konuda hiçbir eğitimi ve uzmanlığı olmayan kişiler büyük bir tutkuyla ve azimle paylaşım yapıyorlar. Onların paylaştığını da takipçileri paylaşıyor. Bu paylaşımların büyük bir çoğunluğunun bilimsel desteği yok. Daha çok tecrübelere dayanıyor. Bazı influencer’lar tamamen sponsorların istediği şekilde paylaşım yapıyorlar. İnfluencerların paylaştığı bilgi uzmanlarınkinden milyonlarca fazla. Bütün bunlar yanlış bilgilenmelere sebep oluyor” dedi.