Bilim kurgu gerçek oldu! Düşünceyle hareket eden robotlar hastanelerde
Bir zamanlar bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz teknolojiler artık hastanelerde kullanılmaya başladı. Japonya’da geliştirilen CybernicX adlı sistem, beyinden çıkan elektriksel sinyalleri okuyarak kasları harekete geçiren robotik sistemi çalıştırabiliyor.
CybernicX teknolojisi kullanılarak üretilen ve beyinden çıkan elektriksel sinyalleri algılayan yeni nesil robotik dış iskeletler sayesinde, MS, Parkinson, felç veya omurilik yaralanması yüzünden hareket etmekte zorlanan hastalar, kendi beyinlerinden gelen komutlarla yeniden yürümeyi öğrenebiliyor. Japon bilim adamları tarafından geliştirilen bu süper rehabilitasyon robotları, özellikle hareket kısıtlılığı yaşayan hastaların rehabilitasyon süreçlerini desteklemek maksadıyla kullanılıyor.
Robotik rehabilitasyonun şu anda geldiği en son noktalardan biri olan CybernicX teknolojisi hakkında gazetemize bilgi veren Cyber Robotic Center Medikal Direktörü ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. M. Hakan Ertürk, “Sistemin en dikkat çekici yanı, hastanın kaslarını robotun hareket ettirmesi değil; beynin “hareket etmek istiyorum” sinyalini algılayıp bunu harekete dönüştürmesi” dedi.
“Bu sistemlerde amaç hastayı robotla yürütmek değildir” diyen Dr. Ertürk, “Asıl hedef, beyinden çıkan hareket sinyallerini yakalayıp kaslarla yeniden buluşturmaktır. Hasta yürümeyi düşündüğü anda oluşan biyolojik sinyaller algılanıyor ve robotik sistem bu hareketi destekliyor. Böylece beyin ile kaslar arasındaki iletişim yeniden güçlendirilmeye çalışılıyor” diye açıkladı.
Felç sonrasında beynin hareket etmeyi tamamen unutmadığını, doğru uyarılarla yeniden öğrenebildiğini belirten Dr. Ertürk, “Bu teknoloji, yalnızca yürümeyi kolaylaştırmıyor. Beyin, yaptığı her doğru hareketle yeniden öğreniyor. Tekrarlanan doğru hareketler sayesinde yeni sinir bağlantıları oluşabiliyor. Felçli kişi yürüyebiliyor” diye anlattı.
YAPAY ZEKÂ İLE KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ
CybernicX teknolojisinin, yapay zekâ sayesinde fizik tedaviyi çok ileri noktalara taşıdığını vurgulayan Dr. Ertürk, “Cihaz yalnızca robotik dış iskeletten ibaret değil. Gelişmiş sensörler ve yapay zekâ sayesinde her hastanın tedavisi farklı planlanıyor. Çünkü her hastanın kas gücü, sinir hasarı ve iyileşme hızı farklıdır. Yapay zekâ destekli sistemler hastanın performansını anlık analiz ederek desteği sürekli ayarlıyor. Böylece kişiye özel bir rehabilitasyon uygulanabiliyor” dedi.
ELYSİUM FİLMİNDEKİ GİBİ...
Zenginlerin temiz bir uzay istasyonunda, halkın ise harap bir dünyada yaşadığı 2154 yılında geçen Elysium filminde, Matt Damon, Elysium’a ulaşabilmek için vücuduna cerrahi olarak mekanik bir dış iskelet (eksoiskelet) monte edilen karakteri canlandırıyor. Bu mekanik iskelet (eksoiskelet) doğrudan Max’in sinir sistemine ve kemiklerine monte edildiği için fiziksel gücü ve savaş yeteneği devasa oranda artıyor. CybernicX teknolojisi ile üretilen rehabilitasyon robotları ise farklı olarak vücuda monte edilmiyor, giyiliyor ve hastaların hem hareketini hem de yürümeyi öğrenmesini sağlıyor.
YAKIN GELECEKTE EVLERDE DE KULLANILABİLİR
Robotik rehabilitasyon teknolojilerinin çok hızlı geliştiğine dikkati çeken Dr. Hakan Ertürk, önümüzdeki yıllarda bu sistemlerin daha hafif, daha akıllı ve daha erişilebilir hâle geleceğini belirtti ve şöyle devam etti:
Kendi hastalığına çare oldu! Kanama hastası öğrenciden 500 bin kişinin hayatını kolaylaştıracak buluş
Bugün bu teknolojileri rehabilitasyon merkezlerinde kullanıyoruz. Ancak gelecekte daha hafif giyilebilir sistemlerin ev ortamında da kullanılabileceğini düşünüyoruz. Yapay zekâ ile beyin-bilgisayar arayüzlerinin gelişmesi sayesinde yalnızca yürümek değil; elini kullanamayan bir kişinin kavrama hareketini yeniden yapabilmesi, merdiven çıkabilmesi ve günlük hayatını daha bağımsız sürdürebilmesi mümkün olabilir.
TIBBIN HEDEFİ KAYBOLAN BAĞLANTIYI YENİDEN KURMAK
Tedavide gelinen noktanın umut verici olduğunu belirten Dr. Ertürk, sözlerini şöyle tamamladı: Eskiden rehabilitasyonda yalnızca kasları güçlendirmeye odaklanıyorduk. Bugün ise hedefimiz beynin gönderdiği sinyali yeniden kaslara ulaştırabilmek. Beyin ile kaslar arasındaki kopan iletişimi yeniden kurabilirsek, hastalarımızın bağımsız yaşam şansı da önemli ölçüde artacaktır. Önümüzdeki yıllar, beyin dalgalarıyla çalışan robotik rehabilitasyon teknolojilerinin çok daha yaygın kullanılacağı bir dönem olacak.
