Büyük araştırma sonucu: Toplumun yüzde 90'ı aileye güveniyor! Aile hala Türkiye'nin omurgası
"Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” aile yapısının sorgulandığı günümüzde Türk toplumunun bir yandan modernleşip bireyselleşirken öte yandan güvende olmak, dayanmak, sığınmak ve hayatı anlamlandırmak için hâlâ aileye yaslandığını gösterdi.
- Türkiye genelinde yapılan araştırma, toplumun %90'ından fazlasının "Aile kutsaldır" görüşünde birleştiğini gösteriyor.
- Ev ortamı erkekler için "dinlenme alanı" olarak görülürken, kadınlar için ev içi sorumluluklar nedeniyle "mesai alanı" olabiliyor.
- Aile, Türkiye'de ekonomik güvence, duygusal sığınak, sosyal kimlik ve krizde dayanma mekanizması gibi çok yönlü işlevler görüyor.
- Toplum, modernleşmeye rağmen bağların kopmadığını ve yeni denge arayışını aile kurumu üzerinden sağladığını belirtiyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Aile Yılı” olarak ilan edilen 2025’i geride bırakırken Türkiye çapında yapılan “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması” toplumun sosyolojik röntgenini çekti.
Türkiye genelinde 22 şehirde yapılan kapsamlı araştırma, tüm farklılıklara rağmen toplumun aile değerinde birleştiğini ortaya koydu. Kadın-erkek arasında rol, güç, iş ve özel yaşamda ciddi ayrışmalar var; ama söz aileye gelince yüzde 90’dan fazlası aynı cümlede buluşuyor: Aile kutsaldır...
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ile Method Research Company iş birliğinde yürütülen “Kadın ve Erkeklerin Dünyası Araştırması”, tüm farklılıklara rağmen Türkiye’de aile kurumunun hâlâ en güçlü ortak değer olduğunu ortaya koydu.
Yedi bölge ve 22 şehirde 761 erkek ve 602 kadınla yüz yüze yapılan araştırmanın katılımcı profili incelendiğinde; kadınların yüzde 56’sının, erkeklerin ise yüzde 60’ının evli olduğu; eğitim seviyesinde ise kadınların yüzde 35’inin, erkeklerin yüzde 32’sinin yüksek eğitim grubunda yer aldığı görülüyor.
AİLE KUTSALDIR
Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 93’ü, kadınların yüzde 92’si: “Aile kutsaldır” seçeneğini işaretlerken, kadınların yüzde 81’i, erkeklerin yüzde 79’u: “Evlilik kutsaldır” diyor.
Araştırmayı yorumlayan Prof. Dr. Kaynak, “Toplumun neredeyse tamamı, bütün bireysel farklılıklara rağmen aile kurumunu dokunulmaz bir değer olarak görüyor. Türkiye değişiyor ama kopmuyor; roller değişiyor ama bağlar kopmuyor; insanlar farklılaşıyor ama yalnız kalmak istemiyor. Yani bu bir çözülme hikâyesi değil, bir yeniden dengeleme hikâyesi. Toplum, modernlik ile gelenek arasında yeni bir denge arıyor ve bu dengeyi hâlâ aile üzerinden kuruyor” yorumunu yaptı.
ERKEĞE SIĞINAK KADINA MESAİ ALANI
Ev ortamı her iki cinsiyet için de en güvenli liman olarak görülüyor. Kadın yüzde 86, erkek yüzde 85 evde kendini daha “güvenli” hissediyor.
Erkeklerin yüzde 56’sı evde stres hissetmediğini belirtirken, kadınlarda bu oran yüzde 47’de kalıyor. Benzer şekilde erkeklerin yüzde 64’ü evde “sakin” hissettiğini söylerken, kadınlarda bu oran yüzde 55 seviyesine düşüyor.
Bu veriler, evin erkekler için bir “dinlenme alanı”, kadınlar için ise ev içi sorumluluklar sebebiyle hâlâ bir “mesai alanı” olabileceğine işaret ediyor.
NE KADAR GÜÇLÜ?
Uzmanlar bireyselleşen dünyada Türk aile yapısının hâlâ güçlü kalmasını “Çünkü Türkiye’de aile sadece bir sosyal kurum değil” diyerek farklı sebeplere bağlıyor:
• Ekonomik bir güvence
• Duygusal bir sığınak
• Sosyal bir kimlik
• Krizde dayanma mekanizması
• İnsanlar, piyasaya ya da bireysel hayata tam güvenemediklerinde aileye tutunuyor. O yüzden modernleşme arttıkça aile zayıflamıyor tam tersine bazı dönemlerde daha da önem kazanıyor.
