Getir'in kurucularından Mubadala'ya dava
Getir'in kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borancılı, vadedilen varlıkların teslim edilmediği gerekçesiyle Abu Dabi merkezli varlık fonu Mubadala'ya karşı 700 milyon dolarlık tazminat davası açtı.
Financial Times, Getir'in kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borancılı'nın şirketin yeniden yapılandırılma sürecinde vadedilen varlıkların teslim edilmediği gerekçesiyle Abu Dabi merkezli varlık fonu Mubadala'ya karşı en az 700 milyon dolarlık tazminat davası açtığını servis etti.
Habere göre, kurucuların iddiaları, şirketin zorlu bir finansal süreçten geçerek yeniden yapılandırıldığı dönemdeki varlık paylaşımına odaklanıyor. Salur ve Borancılı, yeniden yapılandırma sonrası kendilerine sadece "en az kârlı" varlıklar olan FreshDirect ve n11’in devredildiğini iddia ediyor.
Kurucular, aralarında Getir Finans'ın da bulunduğu ve kendilerine söz verildiğini iddia ettikleri diğer değerli varlıkların henüz teslim edilmediğini savunuyor. FT’ye açıklama yapmayı reddeden Mubadala'nın henüz davaya karşı resmi bir savunma yapmadığı belirtiliyor.
GETİR VE MUBADALA ARASINDAKİ ÇEKİŞME
Pandemi döneminde 12 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak "decacorn" unvanını alan Getir, küresel ekonomik şartların değişmesi ve artan faiz oranları nedeniyle 2023 yılından itibaren çalkantılı bir sürece girmişti.
İngiltere, Almanya, Hollanda ve son olarak ABD pazarından peş peşe çekilme kararı alan şirket, nakit ihtiyacı ve operasyonel kayıplar nedeniyle ana yatırımcısı olan Abu Dabi merkezli Mubadala ile masaya oturmak zorunda kalmıştı. Bu süreç, şirketin hem yönetim yapısını hem de varlık dağılımını kökten değiştiren bir yol ayrımının başlangıcı oldu.
2024 yılının ortalarında gerçekleşen büyük yeniden yapılandırma anlaşmasıyla Mubadala, Getir’in Türkiye’deki ana market ve yemek teslimatı işinde çoğunluk hissesini ve yönetim kontrolünü devraldı.
Bu anlaşma, grubun iki ana yapıya bölünmesini öngörüyordu: Mubadala kontrolündeki ana operasyonlar ve kurucu ortaklar Nazım Salur ile Serkan Borancılı'nın yönetiminde kalacak olan diğer yan iştirakler. Ancak kağıt üzerindeki bu ayrılık, taraflar arasında varlıkların değeri ve devir süreçleri konusunda derin bir görüş ayrılığına yol açtı.
