Aziz Yıldırım'dan Aykut Kocaman tepkisi: "Ayıp oluyor!"
Fenerbahçe başkan adayı Aziz Yıldırım; seçim yarışı, şampiyonluk hedefi, teknik direktör arayışları, transfer çalışmaları ve kulübün genel durumuna ilişkin açıklamalar yaptı.
- Yıldırım, Fenerbahçe'nin birlik içinde olması gerektiğini ve tribünlerin bir araya gelmesinin başarı için şart olduğunu belirtti.
- Tek çare olarak şampiyon olmayı gördüğünü ve bunun için iyi bir ekip kurduğunu söyledi.
- Teknik direktör konusunda henüz anlaşma sağlamadıklarını ancak Aykut Kocaman'a yönelik düşmanlık yapılmaması gerektiğini ifade etti.
- Kendi döneminde getirttiği teknik direktörlere örnek olarak Christoph Daum ve Joachim Löw'ü gösterdi.
- Başkanlığı kazanırsa, futbolun yönetimini Futbol A.Ş.'ye devretme niyetinde olduğunu belirtti.
Fenerbahçe'de Hakan Safi ile başkanlık yarışı veren efsane başkan Aziz Yıldırım, HT Spor/Habertürk TV ortak yayınında soruları cevapladı.
Aziz Yıldırım'ın açıklamaları:
"TRİBÜNLER BİRLEŞMELİ"
"Fenerbahçe’nin birlik içerisinde olması gerektiğini ifade eden bir konuşma yaptım. Çünkü Fenerbahçe çok ayrışmış durumda. 2024’te bu kadar değildi. Çok sayıda dernek ve platform kurulmuş, hepsi birbirinden kopmuş gibi. Bu durum aynı zamanda tribünleri de etkilemiş. Tek ses yok. Bunların düzelmesi lazım. Seçimi biz kazanırsak bunların hepsini bir araya getireceğim; bu gücün bir arada olması lazım. Bu güçle Fenerbahçe her zorluğun üstesinden gelir. Tribünlerin bir araya gelmesi ve camianın toplanması lazım. Birlik ve beraberlik içerisinde olmak lazım. Aksi halde başarı gelmez.
"TEZAHÜRATLARIN HEPSİ SAYGILI OLMALI"
"Gereksiz tezahürat yapıyorlar. Saygıyı kaçırırsanız kötü olur. Tezahüratların hepsi saygılı olmalı. O yüzden tepki verdim. Dinlemek lazım; konuşmacı kimse onu dinlemek lazım."
KONGRE ÜYELERİNE ÇAĞRI
" Seçim için bilemem. Bugün 5 bine yakın kongre üyesi vardı. Ama yarın ne kadar katılım olur bilmiyorum. Bütün kongre üyelerini davet ediyoruz, gelsinler ve oylarını kullansınlar. Arkadaşlar 20-25 bin kişinin gelebileceğini söylüyor. Önemli olan, kongre üyelerinin hakları olan oylarını kullanıp başkanı seçmesi. Kongre üyelerine buradan katılım çağrısı yapıyorum."
"TEK ÇARE ŞAMPİYON YAPMAK"
"Benim strateji yapacak ne zamanım ne de yaşantım var. Ben strateji yapmıyorum. 12 senedir başarısız olan bir Fenerbahçe var. Bunun 4 yılını da kabul ediyorum; benim zamanımda geçti. Son 40 senenin 6 şampiyonluğunu ben ve arkadaşlarım kazandık. Böyle bir durumda strateji yapacak ne zamanım ne de halim var. Benim tek derdim var: Çocuklar ağlamasın. 2024’te de bu yüzden geldim. Şimdi bakıyorum; yalnız çocuklar değil, gençler, orta yaşlılar ve büyükler de ağlıyor ve üzülüyor. Bu üzüntülerin bitmesi için bu senenin uygun olduğunu gördüm. Neden uygun? Rakip başarılar yakalamış; 1998’de benim geldiğim günlere benzeyen bir dönem yaşıyoruz. İyi bir ekip kurduk, değerli insanlar var. Fenerbahçe onlardan çok faydalanacak. Tek çare şampiyon yapmak. Rakibimizle aramızda 7 sene fark var. Biz şampiyon olmadıkça bu mesafe uzayacak. Bizim büyüklüğümüzde bir takımın, camianın bunu kabul etmesi mümkün değil. Şampiyon yaparak bunu durdurmamız lazım. 1 yılda başarılı olursak, arkadaşlarımızla konuşuruz. İçimizden biri 'Ben aday olurum' ya da 'Sen devam et' der. Bu şekilde 1 yıllık süreci geçmiş oluruz; aksi halde sıkıntılar olacak."
"2011 BENİM İÇİN DEĞİL, TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ"
"2011 benim için değil, bütün Türkiye için önemli. Çünkü bir örgütün, önündeki taşları tek tek temizleyip 15 Temmuz'a gittiği bir yol. Biz kendi başımıza direnmedik, o direnme camianın direnmesiydi. Camia direndi, bize destek oldu. Biz de onlarla beraber mücadele ettik. 15 Temmuz'da halkın sokağa çıkmasının provalarını, ilham kaynaklarını bizim camia 3 Temmuz'dan sonra göstermişti. Anıtkabir'e çıktık 1 milyon kişi. Bağdat Caddesi'nde 500 bin kişi. Topuk Yaylası'na insan seli. Vatan'da, Metris'te duvarlara şarkılar söylediler. Duyduk onları."
"KAZANMAYA ODAKLANACAK BİR TAKIM OLUŞTURACAĞIZ"
"Yaşlandık, yaşlanınca insan olgunlaşıyor. Biz de olgunlaştık yani. Kapsayıcı bir yaklaşım yapıyorum, her şeyi bir araya getirmeye çalışıyorum. Camianın gidişatının iyi olmadığını görüyorum. Bir şehre gidiyorsun, dernek var; içindeki insanlar derneğe küsmüş ve yeni bir dernek daha açmışlar. Onların bir arada olması lazım. Şampiyonluğun birleştireceğine kesinlikle inanıyorum. Kazanmaya başladığımız andan itibaren insanlar birbirine sarılacaktır, daha hoşgörülü olacaktır. Kaybettiğiniz zaman bunun tersi oluyor. Biz kazanmaya odaklanacak bir takım oluşturacağız. Takım diyorum, yıldız oyuncu demiyorum."
"ŞAMPİYONLUKLARIN YÜZDE 35'İNDE BEN VARIM"
"Babalar çocuklarına kızarlar. Yanlış yapmazlarsa kimseye kızmam. O çocuklar benimle beraber yaşadılar mı? Benim yaşadıklarımı yaşadılar mı? Ben hiçbir menfaatim olmadığı halde yaşadım bunları. "Başkan olurum, giderim iş alırım zengin olurum" deseydim bunları söyleyebilirler. Beni tenkit edebilirler. Ama benimle beraber yaşamadılar ki hiçbir şeyi. Ben yaşadım. 60 kişi hapse girdiğimizde onlar yaşadı. Gençler bizim ne yaptığımızı öğrensinler. Ben ve yanımdaki insanlar 98'de gelip ne yapmışlar bir baksınlar. Şampiyonlukların yüzde 35'inde ben varım."
"KİMLERİ GETİRMİŞİM..."
"2003-2004’te Christoph Daum’u getirdim, daha önce Beşiktaş’ta çalışmıştı. 2003-2004’te Daum şampiyon yaptı, 2004-2005’te yine şampiyon yaptı. 2006’da da takımın başındaydı. Denizli’de kaybettik ve ayrıldı. Zico’yu da dünya teknik direktörü olarak kimse tanımıyordu; Japonya’da bir takımı çalıştırıyordu. Löw’ü getirdim. Ancelotti ile ön sözleşme yaptık ama anlaşamadık. Kimleri getirmişim yani… Löw, Almanya Milli Takımı’nı Dünya Kupası kazanan teknik direktördü."
"1-2 FUTBOLCU ALMAKLA BU KAN DURMAZ"
"Nasıl durduracaklar bu kanı? 1 tane 2 tane futbolcu almakla bu kan durmaz. Hiçbir şey yapamıyor kimse. Başarısız oldular 8 senedir. Başarılı olsalar ben gelir miyim, niye geleyim ya? Ailem var, dostlarım var, işim iyi, zamanımı gayet güzel geçiriyorum. Ama görüyorum ki bizden başkası bunu durduramaz. Bunu durduracak nedir? Şampiyon olmak. Biz şampiyon olacağız ve geleceğe daha emin olarak bakacağız."
"BÜTÜN FUTBOLU FUTBOL A.Ş'YE BIRAKACAĞIM"
"Öyle bir şey yok. Ben bir oyuncu ya da antrenör getirmekle başkanlığa seçileceksem seçilmeyeyim kardeşim! Ben nedenlerini söyledim. Biz, Aykut Kocaman’ı çağırdık ve anlattık. Dedik ki: ‘Kardeşim, biz böyle istiyoruz, böyle olacak.’ Bir başkasına da döndük ve onunla konuştuk. En sonunda Aykut Hoca ile çalışmanın daha faydalı olacağını düşündük. O, antrenör olarak seçilecek. Antrenör olarak çalışırken de Oğuz Çetin ve o ekip, bizim yöneticilerimizle birlikte karar verecek. İşi zorlaştırdık yani. Sistemi buraya çeviriyoruz. Futbol A.Ş’de çok değerli insanlar var. Ben yavaş yavaş belki de bütün futbolu Futbol A.Ş’ye bırakacağım. Kulüp yöneticileri dernek işleriyle ilgilenecek, futbol ile ise Futbol A.Ş ilgilenecek.
"AYKUT KOCAMAN DÜŞMANLIĞI YAPMASINLAR"
"Ben Aykut Kocaman ile görüştüğümde daha başkan adayı değildim. 1 aydır görüşmüyoruz. Herkes bir yerlere çekmeye çalışıyor. Biz henüz bir teknik direktör ile anlaşmadık. Ancak Aykut Kocaman düşmanlığı da yapmasınlar. Ayıp oluyor!"
