Üretim düştü ama sektör umut dolu! Peş peşe rekorlardan sonra 2026 yavaş başladı
Yılın ilk çeyreğinde üretim ve ihracat güç kaybetti. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, ilk çeyrekteki düşüşün yeni yatırımlardan kaynaklandığını belirterek, sektörün yılın geri kalanında toparlanmasını beklediklerini açıkladı.
- 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 gerilerken, otomobil üretimi yüzde 18 düştü.
- Ticari araç üretiminde ise toplamda yüzde 14 artış yaşanırken, ağır ticari araçlar yüzde 20, hafif ticari araçlar ise yüzde 13 arttı.
- Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 15, otomobil ihracatı ise yüzde 29 düşüş gösterdi.
- İç pazarda ise toplam pazar yüzde 4, otomobil pazarı yüzde 6 geriledi.
- OSD Başkanı Cengiz Eroldu, düşüşlerin yeni yatırımlar nedeniyle üretimdeki yavaşlamadan kaynaklandığını ve yılın geri kalanında toparlanma beklediklerini ifade etti.
- Yerlilik oranı ilk çeyrekte yüzde 35'e yükseldi.
ALİ ÇELİK - Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ilk çeyrek verilerini açıkladı. Buna göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 gerilerken, otomobil üretimindeki düşüş ise daha sert gerçekleşerek yüzde 18 seviyesine ulaştı. Ticari araç tarafında ise daha olumlu bir tablo öne çıktı. Toplam ticari araç üretimi yüzde 14 artarken, ağır ticari araç grubunda artış yüzde 20, hafif ticari araç grubunda ise yüzde 13 oldu. İhracat tarafında ise adet bazlı gerileme dikkat çekti. Toplam otomotiv ihracatı yüzde 15, otomobil ihracatı ise yüzde 29 düşüş gösterdi. Öte yandan iç pazarda da yavaşlama sinyalleri görüldü. Toplam pazar yüzde 4, otomobil pazarı ise yüzde 6 geriledi.
KGM SsangYong Nisan 2026 fiyatlarını açıkladı
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, 2026 yılının ilk çeyreğinde üretim ve ihracatta yaşanan gerilemenin geçici olduğunu belirterek, bu düşüşün büyük ölçüde yeni yatırımlar nedeniyle üretimde yaşanan yavaşlamadan kaynaklandığını söyledi. Eroldu, yılın geri kalanında toparlanma beklediklerini vurguladı.
Türkiye’nin otomotiv üretiminde Avrupa’daki güçlü konumunu koruduğunu ifade eden Eroldu, düzenlenen toplantıda özetle şunları söyledi: Avrupa liginde otomobilde altıncı, hafif ticari araçta yeniden birinci ve toplam hafif araçta beşinci sıradayız. Otobüs üretiminde liderliğimiz devam ediyor. Adet bazlı düşüşe rağmen ihracat tarafında değer bazında artış devam ediyor. Yeniden hatırlatmak gerekirse otomotiv sektörü Türkiye ihracatında liderliğini ve toplam ihracat içindeki payı yüzde 18’e yaklaştı. İç pazara baktığımızda karşımıza talebin canlı kaldığını görüyoruz. Türkiye’de otomobilin hâlâ yatırım aracı olarak görülmesi nedeniyle Avrupa’dan farklı bir dinamik yaşıyoruz. Nisan ayı itibarıyla showroom trafiğinin hareketli olduğunu da eklemekte fayda var. Bir olumlu gelişme de yerlilik oranındaki artışta. İlk çeyrekte bu oran yüzde 35’e yükseldi, bunu net olarak yapılan yatırımların somut bir sonucu olarak okuyabiliriz.
Almanya’da elektrikli satışları benzinlileri geçti: Teşvik ve savaş etkisi
Küresel tarafta ise artan ticaret savaşları, Avrupa Birliği’nin korumacı politikaları ve Çin’in yükselen üretim gücünün sektörde belirsizliği artırdığını söyleyen Eroldu, bu gelişmeleri sektör olarak yakından takip ettiklerini dile getirdi. 2026 yılı beklentilerine de değinen Eroldu, ihracatta yüzde 4, üretimde ise yüzde 2 daralma öngördüklerini belirterek, buna rağmen Türkiye otomotiv sanayisinin güçlü yapısını koruyacağını ifade etti.
AVRUPA OYUNA HİNDİSTAN’I ALDI
Avrupa Birliği’nin “Made in EU” yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu sürecin Türk otomotiv tedarik sanayisi açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çekti.
Eroldu, “Avrupa Birliği’nin küresel ticarette artan rekabet baskısı, ABD’nin yeni politikaları ve Çin’in yükselen üretim gücü karşısında daha korumacı bir yapıya yöneldiğini görüyoruz. Söz konusu düzenlemeler, sanayiyi hızlandırmaya ve Avrupa üretimini desteklemeye yönelik teşvik mekanizmalarını içeriyor” dedi. AB’nin Hindistan ile yaptığı serbest ticaret anlaşmasına da değinen Eroldu, bu anlaşma kapsamında komponent bazlı üretimde Avrupa’ya vergisiz giriş imkânı sağlandığını belirterek, bunun tedarik sanayisi üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti.
