Aklınızı okuyacak! Düşünceleri yazıya döken bere geliyor
On binlerce sensör ve yapay zeka işbirliği ile çalışan bere, klavyeleri ortadan kaldırarak düşünceyle yazı yazmaya imkân sağlayacak. İnsanların bilgisayarlarla etkileşim kurmasının baskın yolu klavye olsa da, dokunmatik ekranlar ve sesli komutlar da artık yaygın kullanılıyor. Mühendisler, tüm bunları insan düşüncesiyle değiştirmek için çalışıyor.
- Sistem, on binlerce sensör ve yapay zeka desteğiyle kullanıcıların düşünerek yazı yazabilmesini sağlıyor.
- Giyilebilir cihaz, beyin bilgisayar arayüzü olarak içsel konuşmayı metne çeviriyor.
- Sabi, cerrahi çip geliştiren Neuralink'ten farklı olarak günlük kullanıma ve daha geniş bir kitleye odaklanıyor.
- Cihaz, elektroensefalografi (EEG) tekniğini kullanarak beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydediyor ve geleneksel EEG sistemlerine göre çok daha fazla sayıda (70.000-100.000) mikro sensör içeriyor.
- Başlangıçta dakikada yaklaşık 30 kelime yazma hızı hedefleniyor ve bu hızın zamanla artması bekleniyor.
- Geliştirilen teknoloji, veri güvenliği ve gizlilik gibi kritik tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Düşünce gücüyle yazı yazma fikri bilim kurgudan gerçeğe bir adım daha yaklaştı. Silikon Vadisi merkezli girişim Sabi’nin geliştirdiği ve beyin dalgalarını metne dönüştüren “akıllı bere”, klavye kullanımını tarihe karıştırmayı hedefliyor. On binlerce sensör ve yapay zeka desteğiyle çalışan sistem, kullanıcıların yalnızca düşünerek yazı yazabilmesine imkân tanıyacak. Ancak bu çığır açıcı teknoloji, beraberinde hız, doğruluk ve özellikle veri güvenliği gibi kritik tartışmaları da gündeme getiriyor.
BEYİN DALGALARINI OKUYAN GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ
Silikon Vadisi girişim şirketi Sabi, beyni arayüz cihazı olarak kullanmayı öneren en yeni şirket oldu. Şirket, içsel konuşmayı metne çeviren, beyin bilgisayar arayüzü sunuyor. Sabi, implante edilebilir donanıma güvenmek yerine, sinirsel aktiviteyi yakalayan ve ekranda görüntülenen kelimelere dönüştüren giyilebilir bir cihaz olan bereler üretiyor.
Sabi, ciddi motor bozuklukları olan hastaları hedefleyen ve cerrahi olarak kullanılan beyin çipi şirketi Neuralink’ten farklı konumlanıyor. Sabi, daha çok günlük kullanıma odaklanıyor ve hedef kitlesi daha geniş kesimler.
Sabi'nin kullandığı sistem, kafa derisine yerleştirilen sensörler aracılığıyla beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydeden bir teknik olan elektroensefalografi (EEG) kullanıyor. Tıp ve araştırma sektörleri on yıllardır beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesini saç derisine yerleştirilen küçük elektrotlarla ölçen, ağrısız ve radyasyon içermeyen bir tanı yöntemi olan EEG’yi kullanıyor.
Sistemin zorluğu ise, invaziv olmayan ölçümlerde sinyallerin zayıf ve dağınık olması. Bu sorunu çözmek için geleneksel EEG sistemlerinde birkaç düzine ila birkaç yüz sensör bulunurken, şirketin cihazında 70.000 ila 100.000 arasında mikro sensör yer alması planlanıyor. Yüksek yoğunluklu algılama sayesinde, sinirsel aktivitenin tam olarak ne olduğunu ve nerede gerçekleştiği belirlenebilecek.
İÇSEL KONUŞMAYI ÇÖZMEK HALA KARMAŞIK BİR DURUM
Daha yoğun algılamaya rağmen, içsel konuşmayı çözmek karmaşık bir sorun olmaya devam ediyor. Dil ile ilişkili sinirsel kalıplar yalnızca bireyler arasında değil, aynı kişide bile zaman içinde değişiklik gösterebiliyor. Yorgunluk ve dikkat gibi faktörler, beynin amaçlanan kelimeleri nasıl kodladığını ince bir şekilde değiştirebilir ve gerçek zamanlı yorumlamayı zorlaştırabilir.
Sabi bu sorunu çözmek için “beyin temel modeli” olarak tanımladığı bir yapay zeka sistemi geliştiriyor. Bu model, geniş çaplı sinirsel veri setleri üzerinde eğitilerek ortak örüntüleri öğreniyor. Şirketin açıklamasına göre bugüne kadar 100 gönüllüden yaklaşık 100.000 saatlik beyin verisi toplandı.
DAKİKADA 30 KELİME YAZMA HIZI
Performans noktasında ise Sabi, başlangıçta dakikada yaklaşık 30 kelime yazma hızını hedefliyor. Bu, çoğu insanın yazma hızından daha yavaş ancak zamanla iyileşmesi bekleniyor. Kullanıcıların cihazla daha fazla zaman geçirmesiyle doğruluk ve hızın artacağı öngörülüyor.
Performansla birlikte diğer önemli konu kullanım kolaylığı. Mevcut birçok Beyin-Bilgisayar Arayüzü (BCI), her kullanımdan önce kalibrasyon gerektiriyor. Bu da günlük kullanımda pratikliği sınırlıyor. Tüketicilerin benimsemesi için bu engelin ortadan kalkması ve kullanıcıların direk kullanmaya başlayabilmesi gerekiyor.
Aynı zamanda on binlerce sensörün yer aldığı sistem rahat, hafif ve dikkat çekmeyen bir forma sahip olmalı. Tıbbi kullanıcıların bile, göze batmayan veya görünmez sistemleri tercih etme eğiliminde olduğu belirtiliyor.
YENİ GİZLİLİK TEHLİKESİ: BEYİN VERİLERİ
Aynı zamanda, fiziksel girdiden sinirsel verilere geçiş, yeni bir risk kategorisi de ortaya çıkarıyor. Beyin sinyalleri, tanımı gereği, son derece hassas ve kişiler için en özel bilgileri taşır. Bu da verilerin nasıl saklandığı, işlendiği ve güvenliğinin sağlandığı konusunda endişelere yol açıyor.
Sabi, sisteminin buluta iletilirken verileri uçtan uca şifrelediğini ve yapay zeka modellerinin ham sinyaller yerine şifrelenmiş veri kümeleri üzerinde eğitilmesine imkân sağladığını belirtiyor.
