Yazılım devi Anthropic 3 milyon kitabı tarayıp yaktı: Dijital çağda karanlık işler
Yapay zekâ şirketi Anthropic’in sohbet robotu Claude’u eğitmek için dünya çapında 3 milyon basılı kitabı satın alıp taradıktan sonra imha ettiği ortaya çıktı. ‘Panama Projesi’ adı verilen bu gizli operasyon dijitalleşme maskesi altında bilginin tekelleşmesi, tarihin yeniden yazılması ve manipülasyon endişelerini beraberinde getiriyor.
- Antik felsefe metinleri ve bilimsel makaleler gibi insanlığın kolektif hafızasını oluşturan basılı eserler yapay zekâ teknolojileriyle dijitalleştirilmektedir.
- Anthropic'in Panama Projesi'nde, büyük dil modellerini eğitmek amacıyla milyonlarca basılı kitap taranıp geri dönüştürülmek üzere imha edilmiştir.
- Bu proje, Alman sahafların art arda gelen ve otomatik görünen siparişleri sayesinde ortaya çıkmıştır.
- Proje, kitapların hidrolik güçle çalışan bir kesme makinesiyle kesilip, yüksek hızlı tarayıcılarla tarandıktan sonra imha edilmesini içermektedir.
- Panama Projesi ile tüm dünya bilgisinin tek bir dijital havuzda toplanması, siber çatışma veya savaş durumunda bilginin manipüle edilmesi veya yok edilmesi riskini taşımaktadır.
Yüzyıllar boyunca kâğıt üzerine işlenen insanlığın kolektif hafızası, yapay zekâ teknolojileriyle yeni bir boyuta taşınıyor. Günümüzde antik felsefe metinleri, tozlu raflarda unutulmuş bilimsel makaleler saniyeler içinde taranarak yapay zekânın süzgecinden geçiriliyor.
Bu sistem sayesinde kullanıcılar, binlerce sayfalık kaynaklar arasında kaybolmak yerine doğrudan yapay zekâya sorular sorarak nokta atışı cevaplar alabiliyor.
Bu yeni teknoloji, dünya kütüphanelerindeki milyonlarca basılı eseri sadece dijital taramayla PDF formatına dönüştürmekle kalmıyor; gelişmiş büyük dil modelleriyle bu kitapları âdeta akıllandırıyor.
Ancak madalyonun diğer yüzü, geçmişteki kütüphane yangınlarını ve rejimlerin kitap yakma eylemlerini akıllara getiriyor. Fiziksel kitapların dijitalleştirildikten sonra tasfiye edilmesi veya kütüphanelerin işlevsizleştirilmesi, bilginin kontrolü ve tekelleşmesi riskini taşıyor. Yazılım devi Anthropic’in ‘Panama Projesi’, bu korkuların hiç de yersiz olmadığını gösterdi. ABD’de Anthropic’e yönelik açılan telif davasında şirketin sohbet robotu Claude’u eğitmek maksadıyla milyonlarca basılı kitabı satın alıp taradıktan sonra imha ettiği ortaya çıktı.
CHP kurmayları 'kuşkularım var' sözünü açıkladı: Yapay zekâya sorsak Güner’i söylemezdi
Anthropic’in gizli projesi, Alman sahafların dikkati sayesinde ortaya çıkarıldı. Almanya’daki bir sahaf, mayıs ayı başlarında gece yarısından sonra, 03.00 ile 05.00 arasında art arda gelen ve otomatikmiş gibi görünen siparişler almaya başladı. Siparişlerin merkezinin Kanada’daki Zoom Books adlı bir şirket olduğu belirlendi. Şirket, 1970 sonrası ISBN numarasına sahip, kurgu dışı (roman ve hikâye harici) yani bilgi yüklü kitapları hedefliyordu.
Washington Post’un ulaştığı mahkeme dosyalarına göre süreç oldukça sistematik bir şekilde yürütüldü. Bir tarama şirketi, kitapları “hidrolik güçle çalışan bir kesme makinesi” kullanarak “düzgünce” kesiyor, sayfalar ardından “yüksek hızlı, yüksek kaliteli, üretim düzeyinde tarayıcılarla” taranıyordu. Fiziksel kitaplar bu işlemden sonra geri dönüşüme gönderilerek imha ediliyordu. Projeye, daha önce Google Books projesinde çalışmış eski bir Google yöneticisi de dâhil edildi. Proje kapsamında sadece Almanya’dan 700 bin, dünya genelinde ise 3 milyon kitabın imha edildiği tahmin ediliyor.
Panama Projesi ile tüm dünya bilgisinin tek bir dijital havuzda toplanması, gelecekteki muhtemel bir siber çatışma veya savaş durumunda bu bilginin tek bir tuşla manipüle edilebileceği ya da tamamen yok edilebileceği anlamına geliyor. Bugün bir sunucunun kapatılması, bir algoritmanın filtrelenmesi veya yapay zekânın tarihsel verileri egemen gücün çıkarları doğrultusunda yeniden yazması, kitlelerin gerçekliğe erişimini tamamen engelleyebilir.
Fiziksel kitapların dünyanın dört bir yanındaki bağımsız kütüphanelerde dağınık hâlde bulunması, bilginin yok edilmesini imkânsız kılan en büyük güvenceydi. Ancak Panama Projesi gibi adımlarla bilgi merkezîleştikçe, bu koruma kalkanı ortadan kalkıyor. Bu nedenle, yapay zekânın sunduğu kolaylıklardan faydalanırken insanlığın ortak hafızasını tek bir dijital tekelin insafına bırakmamak gerekiyor. Fiziksel arşivlerin korunması, gelecekteki dijital kitap yakma savaşlarına karşı belki de en hayati savunma hattıdır.
