Canan ERASLAN

İnternet... Çağın en büyük tehlikelerinden biri. Yapılan araştırmalar internetin sokaklardaki tehlike boyutunu çoktan aştığını gösteriyor. Olaylar gösteriyor ki; sokak çetelerinden çok daha tehlikelisi sanal dünyada. En acımasız suç örgütleri, en akıl almaz yöntemlerle saldıran dolandırıcılar, çocuk istismarcıları ve daha neler neler... Hepsi o renkli ve ışıklı ekranı açmamızı, uçsuz bucaksız dünyaya dalmamızı bekliyor. Düşünmeden yazdığımız bir kelime, bir rakam, bir bilgi; “ne olacak canım” diye paylaştığımız bir fotoğraf, suç örgütlerinin ellerini ovuşturması için kocaman birer kaynak hâline gelebiliyor. Bağımlılığı büyük tehlike olan, kendisi sanal ama acısı gerçek olan bu dünyadan korunmak için elimizden geleni yapmak, hele hele göz bebeğimiz çocuklarımızı korumak için olağanüstü çaba sarf etmek zorundayız. 

Bilişim Uzmanı Şener Kul “Ailelere naçizane tavsiyem, başlangıç seviyesinde de olsa bilgisayar öğrenmeleri olacak. Bu konuda birçok psikolog, pedagog ve bilişim uzmanından destek alabilirler. Bağımlılık ve tehlike nerede başlar, öğrenmeliler” diyor. Geçtiğimiz günlerde “Çocuklar ve Teknoloji” konulu seminerde konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Yavuz Samur ise “Nasıl ki sokakta çocuklarımızın elini bırakmıyorsanız, internette de bırakmayın. Hatta özellikle internette bırakmayın” diyerek tehlikenin büyüklüğünü vurguladı.

İBRETLİK OLAY

İş çıkışı evine giden bir kadının otomobiline, bir başka araç arkadan çarpmış. Çok kibar iki adam “Çok özür dilerim. Suç bizde. Bütün zararı öderiz. Zaten arkadan çarpmışız. Çok üzgünüz” gibi cümlelerle kadını sakinleştirmiş... Tutanaklar tutulmuş, telefon numaraları, kartvizitler verilip alınmış, iyi dilekler eşliğinde ayrılmışlar.  ‘Sözde’ kazanın tarafları ayrılırken, biraz önce yaşanan kargaşada, çarpan araçtaki üçüncü kişi, kadının çantasından cüzdan ve telefonunu almış. Hedefe kolayca ulaşan üçlü, kadının telefonundan ‘evim’ yazan numarayı çevirince yine yüzleri gülmüş. Karşılarına çıkan 10 yaşlarındaki çocuğa “Annen kaza yaptı. Şu anda eve doğru geliyor ama biz o telaşla evin adresini almayı unutmuşuz” diyerek önce evin, sonra iş yerinin adresini almışlar çocuktan. Sonra “Babana ulaşamıyoruz, dayın, teyzen falan” diye sıralamışlar. Çocuktan dayısının soyadını da öğrenmişler. Yani, şifreler için gereken bilgiyi, annesinin ‘kızlık soyadı’nı da alıp kapatmışlar telefonu... Kadın eve geldiğinde çocuk olanları anlatmış. Tabii dayısının soyadını verdiğini. Burada kadının “eyvah” demesi gerek değil mi?

Hayır dememiş. Çünkü güvenlik sorularının cevabında ‘anne kızlık soyadı’ yerine, eşiyle belirledikleri başka bir kelime vermişler. Yani soyguncular, dayının soyadını öğrenerek hiçbir şey elde edememişler. Siz de bu olayı anlatarak çocuğunuza tedbiri anlatabilirsiniz. 

HANGİ SİTEYE GİRMİŞ BAKIN

Dipsiz kuyu internette çocukların tehlikeden korunması için neler yapması gerektiğini, uzmanlara sorduk. Tavsiyeler şöyle:
¥ “WhatsApp’ta arkadaşıyla konuşuyor” demeyin, kullandığı kelimelere, sayılara bile bakın.
¥ Eğlensin diye izin verdiğiniz bir oyun, yazışma programı sebebiyle çok tehlikeli olabilir.
¥ Telefonuna indirdiği uygulamaları mutlaka kontrol edin.
¥ Sert yasaklama cümleleri yerine, tehlikeyi örneklerle anlatın.
¥ Evinize ve çocuğunuzun telefonuna tehlikeli içerikleri engelleyen programlar alın.
¥ Teknolojiyle ilgileneceği saatleri ‘tamam, süren bitti’ gibi cümlelerle belirlemek yerine onu spor ve eğlence aktivitelerine yönlendirerek internetten uzaklaştırın.
¥ Çocuğunuza, doğum tarihi, dayı, dede soy isimlerini bir yere yazmaması gerektiğini mutlaka öğretin.