CANAN ERASLAN - Geçtiğimiz yıl yaşadığımız ve yürekleri acıdan çocuk kayıplarını, kaçırılmalarını unutmak imkansız. Çoğu ya komşusu, ya tanıdığı tarafından kaçırıldı, bazıları tacize uğradı ve ne yazık ki yine çoğunun faili de komşusu ya da akrabası çıktı. En azından bir şekilde tanıdığı... Bu nedenle çocuklara kiminle konuşacakları, nereye kadar gidebilecekleri, kimlerin dokunmasına izin verebilecekleri konusunda eğitim vermek çok çok önemli. Çünkü çocuğun kendine yapılanın iyi mi kötü mü olduğunu algılaması mümkün değil. Bunun için uzmanlar diyor ki; 5-6 yaşından itibaren çocuğa mahremiyet eğitimi verilmeli, bedenine dokundurtmaması gerektiği öğretilmeli.
Toplum olarak çocukları dokunarak seviyor, öpüyoruz. Hatta sokakta gördüğümüz bir çocuğa bile ailesinden izin almadan dokunup seviyoruz ama uzmanlar bu durumun da mahzurlu olduğunu belirtip “Herkesin beni öpmesi, dokunması normal, sokaktaki insanın da” anlayışını edinmesine sebep oluyor. Halbuki birçok ülkede tanımayan kişilerin çocuklara dokunması dahi en önemli suçlardan biri. Bunun için öncelikle anne ve babanın çocuklarına dokunulmasına sınır koyması gerekiyor. “Ver bir seveyim” taleplerine, talep edene göre bir cevap vermek, reddetmek en iyisi. Bırakın şaşırsınlar, mutlaka anlayacaklardır bir süre sonra da olsa... O hâlde gelin, Pedagog Oya Akbaş ve Psikiyatrist Onur Okan Demirci’nin tavsiyelerine kulak verelim...

Pedagog Oya Akbaş: 
Issız ve metruk alanlara dikkat

Otopark, metruk alan, ıssız apartman ve inşaat bölgelerine çocuğun tek başına bırakılmamalı. Yaşı kaç olursa olsun. Çocuk ‘bu kişiyi tanımıyorum’ diyebilmeli. ‘Yabancı’ kavramını bilmeli, kaçmayı ve çığlık atmayı öğrenmeli. Çocuk tehlikeyi fark ettiğinde çığlık atmayı öğrenmeli. Ona ‘sus’ demek yerine sesine dikkat kesilmelisiniz. 8-9 yaşındaki çocuklara daha küçük çocuğu emanet etmek de doğru değil. Çünkü o da bir çocuk. O bilmiyor ki tehlikeleri, daha küçük olanı tehlikeden korusun.

İstismarcıların %80’i tanıdık
İstismara uğrayan çocuğun durumu rahatça ailesine anlatması önemli. Psikiyatrist Onur Okan Demirci ise ailelere şu tavsiyelerde bulunuyor: Oranlar bize gösteriyor ki, cinsel istismarların yüzde 80’i tanıdık kaynaklı. Yani biz aslında çocuğumuzu dışarıdaki unsurlara karşı korurken, bunun en fazla yüzde 20’sini çözmüş oluyoruz. Bizim öncelikle tanıdıkların olduğu ortamlara eğilmemiz gerekiyor. Oturup çocuğa her şeyi anlatmamız gerekiyor. Cinsel bölge nedir, bu bölgelere dokunmanın ne anlama geldiği anlatılmalı, çocuğun bunu ayırması sağlanmalı, anladığında mutlaka anlatması sağlanmalı. Küçük yaştaki çocuğu asla yalnız bırakmamalısınız. Kendini güvende hissetmediğinde aile, polis, güvenlik görevlisi gibi çalışanlardan yardım istemesi gerektiği anlatılmalı. Çocuk kaybolduğunda ne yapacağını kolayca bilmeli. 

Okullarda da ders verilmeli
Resmî görevli kişilerin okulda dersler vererek çocukları olabilecek tehlikelere karşı uyarması çok etkili olacaktır. Çocuklar gerçek olaylarla karşılaşan bu kişilerin söylediklerini daha fazla dikkate alacaktır.