Geçtiğimiz günlerde Adana'da bir kadın doğduğunda babası ve evlendiğinde de kocası kimlik çıkartmadığı için 40 yıldan fazladır kimliksiz yaşadığını söylemişti. Tansiyon ve şeker hastası olan kadın komşularının yardımıyla tansiyon ilaçlarını almış ancak hastaneye gidip tedavi olamadığını belirtmişti. Durumdan yakınan kadının çocukları okul okuyabilmek için yetkililerden yardım isteyerek kendilerine kimlik çıkarılmasını istemişti.

Buna benzer bir olayda Diyarbakır'da yaşandı. Diyabkır'dayaşayan 65 yaşındaki Maşuk Ateş'in doğduğundan beri kimliği yok ve kan kanseri hastası. Kimliği olmadığı için tedavi olamayan adam önceden kimlik için defalarca mahkemeye başvurduğunu ve başvuruların sürekli reddedildiğini söyledi. Ateş'in 32 yaşındaki oğlu ise babasının kim liği olmadığı için tedavi olamadığını belirterek annelerinin soy ismini taşıdıklarını söyledi.

BAŞKALARININ KİMLİĞİ İLE SORUNLARINI GİDERDİ

Diyarbakır'ın Sur ilçesi Harmanlar köyünde yaşayan 10 çocuk babası Maşuk Ateş'e ve kardeşlerine ailesi tarafından doğduktan sonra kimlik çıkartılmadı. Ateş’in kardeşlerinden kimisi evlenirken, kimisi de daha sonra kimlik çıkarttı. 35 yıl köyde çobanlık yapıp hiç kentte gitmediğini söyleyen 65 yaşındaki Ateş, devlet kayıtlarında olmayıp askerliğini yapmazken, sağlık gibi durumlarda ise başkalarının kimliğiyle sorunu giderdiğini söyledi. 

Lösemi MDS hastalığına yakalanan Ateş, birkaç tedaviyi ücretli yaparken, daha sonra hastanelere kimliği olmadığı için yatışını yapamadı. Kimliği olmadığı için devletin sağlık imkanlarından yararlanamayan Ateş, yetkililere seslenerek kimliğinin çıkarılmasını istedi.

'HASTANE KİMLİĞİM OLMADIĞI İÇİN BENİ ALMIYOR'

Bu yaşa kadar kimlik çıkartmadığını söyleyen Maşuk Ateş, askere de gitmediğini ifade etti. Şimdiye kadar kimsenin ona karışmadığını dile getiren Ateş, “Kimse bana karışmıyordu, ben de gitmedim. Köyde 35 sene çobanlık yaptım. Hastalandım, hastaneye gittim yatış yaptım, para getir dediler. Para da yoktur. Kimliğim olmadığı için hastane beni almıyor, tedavi vermiyor. Bana 'Git bayramdan sonra gel' dediler.

Gittim, beni almadılar. Kimlik başvurusunda bulundum çıkmadı. Merkeze giderek karakola gittim, nüfus müdürlüğüne gittim, üç sefer mahkemeye gittim, çıkmadı. 35 sene çobanlık yaptım. Maddi durumum kötüydü. Askere gitmedim, şehre de gitmedim. Hiçbir gün şehre gitmedim. Hasta olduğum zaman beni götürdüler. Daha da almadılar” dedi.

Babasının kanser hastası olduğunu belirten Vural, "Lösemi MDS hastası. 20 günde bir tedavi görmesi lazım. 10 kardeşiz, 6 erkek, 4 kız. Hepimizin kimliği var. Babamınki yok. Annemin soy ismini taşıyoruz” dedi.

'7 AYDIR SONUÇ BEKLİYORUZ'

Maşuk Ateş’in oğlu Hüseyin Vural ise, 32 yaşında olduğunu, kendisinin de kimliğinin 2002'de çıkartıldığını belirtti. Babasının kimliğinin hiç olmadığını aktaran Vural, “Başkasının kimliğiydi, ücretle gidip kontrol olurdu hastanelerde. Ta ki bugüne kadar bu hastalığı çıktı. Kimlik başvurusu için nüfus müdürlüğüne gittik. 4-5 ay nüfus bizi uğraştırdı. Kan testiydi verdik. Gaziantep’e gitti, red yemişti. O hakkımız yandı. Ondan sonra hastalık gitgide ilerleyince bizi adliyeye sevk ettiler. Mahkeme açıldı, savcılık kararıyla yine kan testi istenildi. Halamdan kan ve saç örneği alındı. 7 aydır daha o sonuç gelmedi. İki aya yakındır bende kan verdim. Benden de istediler. Onu da bekliyoruz” diye konuştu.

Babasının ayda bir tedavi gördüğünü anlatan Vural, “Tedavilerde bugüne kadar sözü geçen insanların yardımıyla tedavi görüyordu. Ta ki bu tedaviye kadar. Taburcu ettiler, bayramdan sonra gel dediler. Bayramdan sonra gittiği zaman da demişler senin borcun şu kadar, ücretli yattığı için. Bayağı bir borç çıktı ve borçtan dolayı yatışını kabul etmemişler. Halam söylemiş, dedem söylemiş. 

'AY LAV YU' FİLMİNDEKİ TÜNE KÖYÜ GİBİYİZ'

Demiş ki, ‘Ben çobanım.’ Kimse karışmıyor diye çıkartmamış. Kendimizi ‘Ay Lav Yu’ filmindeki Tüne köyü fertleri gibi sanıyoruz. Yetkili kişilere sesleniyorum. Biran önce kimliğinin çıkartılmasını istiyorum. Hastaneye rahat gidemiyoruz. Tedavi gördüğü zaman bayağı yüksek miktarda masraf çıkıyor. Lösemi MDS hastası. 20 günde bir tedavi görmesi lazım. 10 kardeşiz, 6 erkek, 4 kız. Hepimizin kimliği var. Babamınki yok. Annemin soy ismini taşıyoruz” şeklinde konuştu.

45 yaşındaki kadının kimlik isteği: Hayvanların bile kimliği var, bizim yok 45 yaşındaki kadının kimlik isteği: Hayvanların bile kimliği var, bizim yok Adana'da yaşayan 45 yaşındaki Sabiha'nın babası yalnızca erkek kardeşlerine kimlik çıkarttı ve talihsiz kadın evlendi ancak kocasıda hem kadına hem de 3 kızına kimlik çıkartmadı. n tarım işçisi kadının tek isteği ölmeden kimliğine kavuşmak. Kimlikleri olmadığı için okula da gidemeyen çocuklar da okula gitmek için kimlik istiyor.

Diyarbakır Çermik'te silahlı kavga, ölü ve yaralılar var Diyarbakır Çermik'te silahlı kavga, ölü ve yaralılar var Diyarbakır Çermik'te iki grup arasında çıkan silahlı kavgada 1 kişi canından oldu 4 kişi de yaralandı.

Diyarbakır'da yoğunluk sürüyor: Nöbetçi kuyumcu sistemine geçildi Diyarbakır'da yoğunluk sürüyor: Nöbetçi kuyumcu sistemine geçildi Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı (DİKO) Mehmet Yüksel, oda olarak ilk projelerini faaliyete koydu. Kentte yoğun turist gelmesiyle birlikte Türkiye’de bir ilk yapılarak “Nöbetçi kuyumcu” sistemini faaliyete geçirdi.