Skandal sözlerin ardından... AKUT kurucusu Nasuh Mahruki tutuklandı!
AKUT’un kurucusu Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından 15 Temmuz hain darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan başlatılan soruşturmada gözaltına alınan Mahruki’nin, darbe girişimini "tiyatro" olarak nitelendirdiği ve bu ifadelerin eleştiri sınırlarını aşarak toplumda infial uyandırdığı belirtildi.
- Nasuh Mahruki'nin sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan soruşturma başlatıldı.
- Mahruki, paylaşımların yapıldığı hesabın kendisine ait olduğunu kabul etti ancak suç işleme kastı olmadığını savundu.
- Savcılık, Mahruki'nin 15 Temmuz darbe girişimini 'tiyatro' olarak tanımladığı paylaşımlarının eleştiri sınırlarını aştığını ve toplumda infial oluşturduğunu belirtti.
- Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebi doğrultusunda Nasuh Mahruki'yi tutuklayarak cezaevine gönderdi.
Arama Kurtarma Derneği’nin (AKUT) eski başkanı ve kurucusu Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından yaptığı 15 Temmuz paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran gelişmenin ardından, Mahruki hakkında hazırlanan sevk yazısındaki detaylar da ortaya çıktı.
EVİNDE GÖZALTINA ALINMIŞTI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki’nin şahsi sosyal medya platformu üzerinden FETÖ’nün hain darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşımları ihbar kabul ederek resen soruşturma başlattı. Hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan yakalama kararı çıkarılan Mahruki, İstanbul’daki ikametinde emniyet güçlerince gözaltına alınmıştı.
Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Mahruki, buradaki ifade işlemlerinin ardından sabah saatlerinde adliyeye sevk edilmişti.
EMNİYET İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Nasuh Mahruki'nin adliyeye sevk edilmeden önce Güvenlik Şube Müdürlüğü Kamu Güvenliği Büro Amirliği'nde verdiği ifadesi ortaya çıktı.
Mahruki ifadesinde, soruşturma konusu sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu ve paylaşımı kendisinin yaptığını belirterek, ''Bu paylaşımda, 15 Temmuz'dan daha önce devletin resmi kayıtlarında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada o zamanki adıyla Gülen cemaatinin ordu içerisinde hazırlık yaptığına dair bilgiler içeriyordu. Binbaşının ifadesinde 40 gün önce hazırlık yapıldığına ilişkin ihbar vardı. Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyarıda bulunduğu bilinmektedir.
Yine aynı zamanda dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır. Orduyu içerde tutuklamayla alakalı dolayısıyla ilgili devlet birimleri Gülen cemaatinin YAŞ kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldılar, nitekim onlar da elleri ayaklarına dolaştı. Bu süreçten Cumhurbaşkanı'nın bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söylediği, dolayısıyla devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları halde gecikerek müdahale edilmiştir. Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir. Çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur, bu gecikme neden yaşandı. Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik'' ifadelerini kullandı.
''Üzerime atılı olan 'halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama' suçunu işlemedim''
İfadesine devam eden Mahruki, ''Cumhurbaşkanı yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesidir. Mat dediğim ise Türk milletinin parlamenter sistem kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesidir. Paylaşım hakkında üzerime atılı olan 'halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama' suçunu işlemedim. Üzerime atılı suçlamayı bu paylaşımdan nasıl çıkardıklarını anlamadım. Böyle bir niyetle paylaşım yapmadım. Asıl eleştirdiğim ABD'dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği halde buna engel olunmamasına sebep olan ilgili devlet birimleridir. Bu darbenin kazananı ABD'dir. Üzerime atılı suçu işlemediğim için serbest bırakılmayı talep ediyorum'' dedi.
HAİN DARBE GİRİŞİMİNE 'MÜSAADE EDİLDİ' DEMİŞTİ
Mahkemeye sunulan sevk yazısında, soruşturmanın seyrini değiştiren çarpıcı detaylar yer aldı. Hakimlik, Mahruki'nin "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan tutuklanmasına karar verdi.
Mahruki ifadesinde suç işleme kastının bulunmadığını savunsa da, savcılığın tutuklamaya sevk yazısında şu ifadeler öne çıktı:
"Şüphelinin yaptığı paylaşımda Türk milletini hedef aldığı, vatandaşlarımızı ve güvenlik güçlerimizi şehit verdiğimiz 15 Temmuz hain darbe girişimini 'tiyatro' olarak tanımladığı görülmüştür. Bu haliyle atılan tweetin eleştiri sınırlarının ötesinde bulunduğu ve toplum içinde infial oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır."
Mahruki, skandal paylaşımında 15 Temmuz darbe girişimi için şu ifadeleri kullanmıştı:
"15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir."
CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
"Eleştiri sınırlarını aşan ve toplumsal barışı zedeleyen" ifadeleri nedeniyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan Nasuh Mahruki, savcılığın tutuklama talebi doğrultusunda mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.
