Beliz kurtuldu, albay emekli oldu! Montun sahibini seneler sonra buldu
Asrın felaketine Hatay'da yakalanan ve annesini kaybeden Beliz Aydın ağabeyi ile birlikte enkazdan tam 13 saat sonra çıkarılmıştı. Yağmur altında üşüyen kıza ilk yardım elini ise onu gelen ekipten Albay Raşit Çelik uzatmıştı. Albay üşümesin diye sırtındaki montunu çıkarıp küçük kıza sarmıştı. Beliz 3 sene sakladığı montun sahibini buldu. Şimdilerde emeli olan Albay Raşit Çelik ile yapılan görüntülü görüşmede gözyaşları sel olurken, “O mont benim değil, devletimizin montu” sözleri yürekleri titretti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi'nde yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın'ın enkaz altında çıkartılan annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Beliz ise 13 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkarıldı.
MONTUN SAHİBİNİ SENELER SONRA BULDU
Annesi ve ağabeyini enkazdan çıkartan ve kendisine de üşümesin diye montunu veren asker ile yaşadıklarını ise asla unutamadı. Beliz'in özenle sakladığı emaneti Türkiye'nin gündemine getiren İhlas Haber Ajansı'nın haberi sonrası montun sahibinin Emekli Albay Raşit Çelik olduğu ortaya çıktı.
"GELİP, TEKRAR MONTU SENDEN ALACAĞIM"
Emanetin sahibi olan Emekli Albay Çelik, Beliz'i arayarak 3 yıl sonra görüşme gerçekleştirdi. Gözyaşları içerisinde geçen duygusal görüşmede Emekli Albay Çelik'in söyledikleriyse gururlandırdı. Deprem günü Beliz ile aralarında geçen diyaloğu anlatan Emekli Albay Çelik, "Seni böyle görünce çok mutlu oldum. Ben montu sana verirken kardeşin ve anneni arabamıza koyduk, babanda geldi bizle beraber. Tek başına kalmıştın, yabancı kişiler vardı ve sen bana ‘ben bunları tanımıyorum' demiştin. Bende, sen yalnızlık hissetme diye ‘Gelip, tekrar montu senden alacağım' demiştim. Hatıralar bazen böyle kötü zamanlarda oluşuyor, o gün çok kötü bir gündü. Biz askerimizle beraber çok yerde görev yaptık, o anda orada kimse yoktu ve çok karanlıktı. Umarım, mont seni sıcak tutmuştur. Ben daha sonra geri geldim, gelmekte çok zordu. Askerlerimizle bir çok yere uğramak zorunda kaldık. Oradakilere sorduğum zaman, akrabalarının seni götürdüğünü söylemişlerdi bana. Annene çok üzüldüm, ağabeyinde en azından yaşıyor ve ona sevindim. Annene Allah rahmet eylesin, elimizden geleni yapmaya çalıştık. Orada senin gibi bir çok insan vardı, bir çoğunun hayatı söndü ve bir çoğunun hayatı devam etti. Çok şükür ağabeyin kurtuldu, sen kurtuldun ve biz çok sevindik. Ağabeyine çok selam söyle, oda o anları gördü. Zor anlardı, gerçekten çok zor anlardı" dedi.
‘O MONT BENİM DEĞİL, MİLLETİMİZİN MONTU’
Emekli Albay Çelik, depremin 1.gününde Türkiye Cumhuriyet Devleti adına Hatay'da olduklarını ve Beliz'e verdiği montun asıl sahibinin millet olduğunu ifade ederek "Bir şey yapmak gerekiyordu, bizde bir şey yapmaya çalışıyorduk. Devletimiz adına oradaydık, devletimiz sizinle beraber olsun diye biz oradaydık. O montta devletimizin bir montu, benim değil. Milletimizin montuydu, milletimize geri verdik ve bunu böyle algılamanı istiyorum, benim şahsi montum değil. O mont artık sende kalsın, asıl sahibi milletimiz ve sizlersiniz. O mont sende bir hatıra olarak kalsın, çok iyi bir hatıra değil ama devletimizin yanında olduğunun bir göstergesi olsun senin açından onu isterim. Seni almışlardı, eğer seni orada tek başına görsem daha çok üzülürdüm. En azından o gün güvenli bir yere gitmen beni sevindirmişti. Kendine çok dikkat et" ifadelerini kullandı.
"BENİ GERÇEKTEN GÜVENDE HİSSETTİRDİ"
Emekli Albay Çelik tarafından verilen montla kendisini yalnız hissetmediğini söyleyen Beliz Aydın,
"Bende sizi gördüğüme mutlu oldum. Montu hala saklıyorum. Siz gittikten sonra dayım geldi, ben gitmek istemiyorum dedim. Annemleri bekleyeceğim dedim ama orada tek başıma durmamı istemediler. Ben size çok ulaşmak istedim. Çok teşekkür etmek istedim, ben geri vermek için sizi bekliyordum ve hep sakladım, montu. O gün gerçekten, kendimi yalnız hissetmemiştim. O mont beni gerçekten güvende hissettirdi, kendimi çok güvende hissetmiştim. Bende annemin en yakın arkadaşı Çilem teyzemin vasıtasıyla sizlere ulaştım, onlarla da tanışmanızı isterim" dedi.
