Dini hizmetler için bağışlanan bahçe, maksadı dışında kullanılacak! Vakıflar Haftası'nda 'ah' aldılar
Kozyatağı’nda 130 yıl evvel dinî hizmetler için vakfedilen Mehmed Çavuş Bahçesi, merhumun rızası hilafına kafe, gazino, lokanta yapılacak!
- Kozyatağı'nın adı, sahip olduğu ceviz ağaçlarından gelmektedir.
- 130 yıl kadar önce Rufai Şeyhi Seyyid Süleyman Abdülhalim ve oğlu Ali Rıza Efendi tarafından 14 dönümlük bağlarına bir cami inşa ettirilmiş ve mülk Allah rızası için vakfedilmiştir.
- Bölgeye daha sonra Mehmed Çavuş tarafından bir cami yaptırılmış, bu cami zamanla genişletilmiştir.
- Boğaz köprüsü ve çevre yollarının yapılmasıyla Kozyatağı hızla büyümüş ve nüfusu artmıştır.
- Semt halkının gayretleriyle Mehmed Çavuş Cami-i şerîfi inşa edilmiştir.
- Cami ile cadde arasında bulunan yeşil alanda rantçıların altı kat imar çıkarma girişimlerine Kadıköy halkı tepki göstermiştir.
İRFAN ÖZFATURA- Anadolu Yakası’nın parlayan semti Kozyatağı demir yoluna uzak olduğu için gelişmeyen bir köydür. 1970’lere kadar çiftle çubukla uğraşırlar. Bostanlı’dan çok bostanı ve Cevizli’den fazla cevizi vardır. Adı da bu yüzden Kozyatağı’na çıkar (koz cevizdir bu arada). Bundan 130 yıl kadar önce Erenköy Bağlarbaşı yolunda Rufai Şeyhi Seyyid Süleyman Abdülhalim ve oğlu Ali Rıza Efendi 14 dönümlük bağlarına bir cami inşa ettirir, dervişleriyle çekilirler kuytuya.
Zikrolunan mülkü de Allah rızası için vakfeder, Şubat 1868’de tescil ettirir, geçirirler kayda. Haziresinde ulemadan fukahadan tanınan isimler yatar. Tekke bilahare devrin kanaat önderlerinden Mehmed Çavuş tarafından elden geçirilir, genişletilir, hizmetler artar. Bir nüve olur, bazı paşalar civarda köşkler yaptırır, çiftlikler kurar. Havası sağlamdır, sari hastalıklara pek rastlanmaz. Dömeke Kahramanı Gazi Ethem Paşa burada meskûndur mesela.
Hayır sahipleri su getirir ve yaptırdıkları sanatlı çeşmelerden akıtırlar. Hamidiye Çeşmesi hâlâ içme suyu sağlar vatandaşa.
BİRDEN BÜYÜDÜ
1913’te 20 dükkân ve 317 hane vardır ve ceman 1.037 kişi yaşar. Sonraki 50 yılda da pek kıpırtı olmaz. Ama ne zamanki Boğaz köprüsü ve çevre yolları yapılır hızla büyür, nüfus 40 bine dayanır bir anda. E-5 üzerindeki ofislerde de hayli eleman istihdam edilir ki mesai saatlerindeki nüfusu yüz bini aşar. Günümüzde Göztepe’den sonra Kadıköy’ün en büyük mahallesidir.
Gelgelelim Süleyman Abdülhalim Efendi’den kalma minik mescide 40 kişi zor sığar. Uzuuun yıllar cumaları teravihleri dışarıda kılar, karda yağmurda ıslanırlar. Nitekim semt halkı gözünü karartır el ele verir, değişik mimarisi ve zevkli tezyinatı ile tanınan Mehmed Çavuş Cami-i şerîfini yapar. Eski camiyi eğitime açar, şeyh evi ve dergâh binasını Sağlık Ocağına bağışlarlar. Bir kısmı da çocuk parkıdır şu anda.
ARSA OFİSİ Mİ?
Bu süre içinde Vakıflar, cami inşasına mâni olmaya çalışır, zaman zaman iş makineleri yollasa da halk dozerlerin önüne yatar mâni olur yıkıma.
Vakıfların avukatları, cami yaptırma derneği mensupları hakkında dava açar ve ceza almalarını sağlar. Gelgelelim hiçbiri içeride yatmaz çünkü emr-i hak vaki olur rahmet-i Rahman’a kavuşurlar. Böyle bir esere destek olması gereken Vakıflar, mülkü paraya çevirme hususunda kararlıdır, “vatandaşın ifadesiyle” arsa ofisi gibi çalışır âdeta.
Neticede cami dik duran Kadıköylülerin gayretleri ile yapılır. Ancak cami ile cadde arasında bulunan 3 dönümlük yeşil alan (biri yola gitmiş kalmış iki) rantçıların gözüne batar ve altı kat imar çıkarırlar.
Tepkiler üzerine tek kat lokanta gazino yapacaklarını söyler, tarihî ağaçları biçmeye başlarlar. İşte burada Kadıköy halkı önlerine çıkar, kedilerin, kuşların sığındığı son yeşilliği betonculara kaptırmamak için tavır koyar, üç asırlık çınarları korurlar. Yüz elli polise rağmen direnir, geri adım atmazlar.
Şimdilik ağaç kesimi durdu ama kâğıt üzerinde sahip olan firma bir gece ansızın iş makineleri ile dalarsa Kozyatağı’nın son yeşilliği de elden çıkacak. Allah muhafaza bir zelzele olsa sığınacakları tek alan da buhar olacak.
