İstanbul Valiliği, ihtişamlı yapıyı hayata döndürüyor: Tarihi Yalı Köşkü yeniden ihya ediliyor
Sarayburnu’nda Osmanlı donanma törenlerine ev sahipliği yapan Yalı Köşkü, Valiliğin “Yadigâr” projesiyle yeniden yapılacak.
Osmanlı döneminde padişahların sefere çıkan donanmayı uğurladığı, kaptanıderyaları kabul ettiği ve donanma törenlerinin düzenlendiği önemli yapılardan biri olan Yalı Köşkü, İstanbul Valiliği tarafından özgün mimarisine uygun şekilde yeniden yapılacak.
Topkapı Sarayı’nın Sarayburnu kıyısında, Sepetçiler Kasrı’nın yanında yer alan ve “Cebeciler Köşkü” olarak da anılan yapı, “Yadigâr” projesi ile yeniden inşa edilecek.
İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde, uzun yıllar önce yıkılan yapı, kentin tarihî silüetine yeniden kazandırılacak.
İstanbul Üniversitesi Türk İslam Sanatları Tarihi Öğr. Üyesi Dr. Fatih Sarımeşe, yapının 16. yüzyılın sonlarında inşa edildiğini söyledi.
Köşkten önce alanda, Sultan II. Beyazıd Han döneminde inşa edilen bir köşkün bulunduğu, Sultan III. Murad Han döneminde bu köşkün yerine 1591-1592 yıllarında Mimar Sinan’ın haleflerinden dönemin hassa başmimarı Davut Ağa tarafından Yalı Köşkü inşa edildiği bilgisini paylaştı.
Sarımeşe, saraya çok yakın noktada bulunan Yalı Köşkü’nün arka tarafında Bostancıbaşı’na ait bir dairenin de yer aldığını kaydetti. Sarımeşe, “Bu köşkün en büyük işlevi kaptanıderya ve serdarlar sefere giderken buradan padişah tarafından uğurlanırdı. Burada hem ziyafet verilir hem de dualar eşliğinde askerler sefere yollanırdı. Padişah burada kaptanıderyaya, paşalara ihsanlarda bulunurdu” diye konuştu.
Proje mega kentteki tüm tarihî çeşme, hamam, askerî bina ve eğitim yapılarını kapsıyor.
KUBBELİ ORTA SOFALI 3 EYVANLI
Sarımeşe, yalının sivil mimarinin özelliklerini taşıyan, kubbeli, orta sofalı ve üç eyvanlı bir divanhane olduğunu ifade etti.
Sarımeşe “Gravürlerde ve eski fotoğraflarda köşkün geniş saçakları görülüyor. Köşkün ana çekirdeğinin etrafında mermer revaklar bulunmaktaydı. İç mekânda 6 bine yakın İznik çini malzeme kullanılmıştı. Dışarıda revaklar gözüktüğü için sütunların arasına perdeler çekilirmiş, uzaktan bakanlar çadıra benzetirmiş. Saçakları da geniş olduğundan çadırvari köşk denilebilir” dedi.
