Kış aylarının vazgeçilmezi, asırlık lezzet! Un, süt, su, tuz ve maya ile yapılıyor...
Yozgat'la eşleşen geleneksel lezzetlerden saya çörek, kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Un, süt, su, tuz ve mayayla hazırlanan hamurun yağlanıp bezeler halinde şekillendirilmesinin ardından sobada odun ateşinde pişirilen saya çörek, nesilden nesile aktarılan bir kültür mirası olarak en sevilen tatlar arasında yer alıyor.
Sorgun ilçesine bağlı Çiğdemli Kasabasında yaşayan Saime Sungur saya çörek yapmayı annesinden öğrenerek bugünlere geldiğini ifade etti. Un, biraz süt, su, tuz ve maya karışımından oluşan hamura şekil verilmesiyle oluşan saya çörek, arasına yağ konulduktan sonra tekrar yoğuruluyor.
HAMURU 1 SAAT DİNLENDİRMEK YETERLİ
Sungur, "Yoğurduğum hamuru 1 saat dinlendirdim. Hamurun mayası gelince yağlayıp pişirmeye hazır olacak. Sobada pişirildiği için kış günlerinde tüketiriz. Kendimize de yaparız misafirimiz için de yaparız" dedi.
saya çöreği kültürel miras olarak sofralardaki yerini koruyor
Aile büyükleri 91 yaşındaki Hanife Sungur ve Habib Sungur, saya çöreği eskiden daha kalabalık sofralarda yedikleri günlerden söz etti. Hanife Sungur "Eskiden ekşisi kabarıyordu. Sacı kuruyorduk. Güzelce beze alıyorduk, yağlıyorduk, sacın içine atıyorduk. Sacın içinde pişiyordu, güzelce indiriyorduk. Şimdi o yok bu yok. Eskiden 3 tane çalışanımız, 10 tane tarlada işçimiz, 10 tane tırpancımız vardı.
Bayramda sofraları kuruyorduk, işçilerle, çobanlarla birikip yiyorduk. Ayırt bilmezdik hep birlikte yer içerdik" diyerek saya çöreğin kültürlerindeki yerine değindi.
