Lösemide "yük" annenin omzunda
Lösemi hastası bir çocuğun ebeveyni olmak çok zor... Lösemili Çocuklar Vakfı İstanbul Koordinatörü Zuhal Ön, "Çocuklar o kadar hassaslar ki, annelerinin gözlerinin içine bakıyorlar. Bu yüzden, hastalığı yenmek için önce anneler güçlü olmalı" diyor.
Maalesef hayat her zaman istediğimiz gibi gitmiyor. Bazen hiç aklımıza gelmeyen, bize uğramayacağını düşündüğümüz şeyler gelip kapımızı çalabiliyor. Sanırım başa gelenlerin içinde de insana kendini en çaresiz, en güçsüz hissettiren şey hastalıklar. Böyle durumlarda umut içimizde yeşeren en önemli hazinemiz, bir diğeri de bize yalnız olmadığımızı, desteğini her zaman hissettiren dostlarımız... Biz de işte böyle anlarında binlerce aileye dost eli uzatan, maddi ve manevi çok büyük çalışmalarla onları destekleyen, binlerce çocuğu hayata döndüren, çok başarılı bir organizasyonun, Lösemili Çocuklar Vakfının (LÖSEV) çalışmalarını sayfamız aracılığı ile sizlerle paylaşmak istedik.Vakfın kurucusu, ülkemizin çok önemli hekimlerinden pediatrik hemotolog Prof. Dr. Üstün Ezer. Hocamız vakfın kuruluş amacı sorulduğunda, "Çocukların bürokratik engellerden ve parasızlıktan tedavi olamadığını, hatta öldüğünü gördüm, bu sebeple de başlangıçta hiç paramız olmadan, bir hayırseverin kömürlükten çıkarıp verdiği koltuk takımı, kendi bilgisayarım ve vakfa bağışladığım arabamla LÖSEV'in çalışmalarını başlattık" diyor. Kendisi sayesinde bugün binlerce çocuğun, anne babanın yüzü gülüyor, Lösemiden korkmuyor. Kendisine binlerce teşekkür ediyor, sözü Lösemili çocuklar rehabilitasyon merkezi Ispanak Üretim ve Dükkân Sergi Evi'nde bizi ağırlayarak vakfın ve bu güzel mekânın çalışmalarını anlatan İstanbul Lösev Koordinatörü Zuhal Ön'e bırakıyoruz.LÖSEV'in kuruluş hikâyesini ve çalışmalarınızı sizden öğrenebilir miyiz? 1998 yılında Ankara'da kuruldu. Lösemili çocukların tedavi amacıyla bir devlet hastanesine yattığı günlerdir... Hastane yönetiminden çocukların odaları için küçük bir televizyon talebine alınan olumsuz cevap sonrasında hastanede çalışan doktorlar, hemşireler ve personel tarafından para toplanarak küçük bir televizyon alınmasıyla başlayan, bugün artık her ay düzenli karşılıksız sağlık-eğitim bursları, yeni teşhis alan lösemi hastası çocuklara karşılıksız 5000 TL sağlık kredisi, her yaştan ve her türden kanser hastasına bedava ilaç kampanyası, yalnızca lösemi değil diğer kanser hastası çocuk ve yetişkinlere de "Gıda, giysi, ilaç, psikolojik" destek veren bir mücadeledir. Ciddi tesis yatırımlarınız var. Ne kadar çocuğa hizmet veriyorsunuz? Evet, Ankara'da merkezi bulunan vakfımızın İstanbul, İzmir, Bursa ve Antalya'da şubeleri bulunmaktadır. 12 bine yakın kayıtlı hastamız var. Çalışmalarımız Ankara merkezle koordineli olarak yürümektedir. Tesis olarak da LÖSANTE Lösemili Çocuklar Hastanesi, LSV Dükkân ve Anne Atölyeleri, Lösemili Çocuklar Eğitim Merkezleri, Lösemili Çocuklar Ana ve İlköğretim Okulu, Lösemili Çocuklar Köyü ve Akıllı Çocuk Dünyası'nı sayabiliriz. Ülkemizde çocuklarda lösemi görülme sıklığı nedir? Kanser vakalarında ciddi bir artış olduğunu biliyoruz. Ülkemizde lösemi, çocukluk çağı kanseri olarak bilinir ve 1-5 yaş arasındaki çocuklarda görülmektedir. Her yıl yaklaşık olarak 1500 çocuğumuz bu hastalığa yakalanmaktadır ve bu sayı her yıl artmaktadır.Lösemi konusunda ne kadar bilinçliyiz? Lösemi hastalığının genel olarak ne olduğunu biliyoruz ama maalesef hâlâ toplumumuzda en yakınındaki kişilerden bile "Çocuğa iyi baksaydın bu hastalığa yakalanmazdı" diye özellikle anneyi sorumlu tutan bir yaklaşım görebiliyoruz. Anne, "Diğer çocuklarımda yok" diyerek kendini ifade etmeye çalışıyor. Ailenin kültür seviyesi, yaşanılan kesim, sosyo-ekonomik düzey hastalığa bakışı çok etkiliyor. Bir başka noktada tedavi kısmında yaşanan bilgi eksiklikleri. Özellikle çocukların taktığı maske sebebiyle hastalığın bulaşıcı olduğu sanılabiliyor. Oysaki burada amaç diğerlerine karşı hasta çocuğu korumak. Elbette öyle. Hasta çocukların kendilerini korumak için taktıkları maskeden, diğer çocuklar çekinince hasta çocuklar moral olarak çok olumsuz etkileniyorlar. Gittikleri okullarda tepkiyle karşılaşmaları onların eğitime dezavantajla başlamalarına neden oluyor. Bu yüzden LÖSEV olarak kardeş okullar seçip çocukları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Annelere rehabilite çalışmaları yapıyor, hastalığın çocukta çıkmasının kendileriyle bir ilgisinin olmadığını anlatıyoruz.Lösemi hastalığında iyileşme oranı nedir? Hastalıktan kurtulma oranı % 91 gibi oldukça yüksek. Bizim hastanemiz olan Lösante'de bu oran % 95'lere kadar çıkmaktadır. Burada en önemli nokta erken teşhis. Çünkü lösemi hastalığının ve diğer kanser türlerinde de kurtulma oranı erken teşhisle yükseliyor. Bir diğer önemli husus ise bakımdır. Ayrıca hijyene de dikkat edilerek tedavi esnasında enfeksiyon kapılmaması çok önemli. Bir diğer önemli husus ise moral destektir. Lösemili, bir çocuğun ebeveyni olmak çok zor bir süreç, bu süreçte nasıl olmak, nasıl davranmak gerekir? Ciddi bir hastalık, ancak bu süreçte moralli olmak ve tedavisinin olduğunu unutmamak çok önemlidir. Ebeveynin ne kadar morali yüksek olursa bu çocuğa da yansır. Yaptığımız rutin hastane ve aile ziyaretlerinden gözlemlediğimiz şu ki, lösemili bir çocuk için annesinin tepkileri çok önemli. Özellikle annelerinin gözlerinin içine bakıyorlar. Annesinin moralinin bozukluğu, konuşurken gözlerinin dolması bile, siz o anda başka bir şeyle ilgilendiğini zannettiğiniz çocuğun bir anda annesine yönelmesine neden oluyor. Sizin üzüntünüz asla dikkatlerinden kaçmıyor. Bu nedenle biz LÖSEV olarak "önce anneler güçlü olmalı" diye yola çıktık. Eğitimlerle, kurslarla onlara bu hastalığı yenmede moralin önemini anlatıyoruz.Lösemili çocuklar durumlarının ne kadar farkındalar? Çok küçük çocuklar, elbette durumun farkında değiller ancak yaşı biraz daha büyük olan çocuklarımız özellikle internet üzerinden araştırma yaparak hastalıkları ve süreçleri hakkında bilgi topluyorlar ve hayatlarını buna göre düzenleyebiliyorlar.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
