Oscar’da ‘savaş’ çıktı! Gecede sürpriz yok, politika var
Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen ve “Oscar” olarak anılan ödüller, dün 98. defa sahiplerini buldu.
MURAT ÖZTEKİN - Los Angeles’ta yapılan törende ABD’nin otoriter şekilde yönetildiği bir devri anlatan “Savaş Üstüne Savaş”, önemli ödülleri topladı. Thomas Anderson’ın eseri, “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” dâhil olmak üzere 6 dalda ödül kazandı.
Gecenin öne çıkan bir diğer filmi “Günahkârlar” oldu. Yapım, 16 kategoride adaylık elde edip rekor kırmasına rağmen 4 ödüle layık görüldü. Jessie Buckley ise “Hamnet” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” mükâfatına uzandı. Kostüm, makyaj ve yapım tasarımı gibi teknik dallarda ise Netflix yapımı “Frankenstein” 3 Oscar elde etti. “En İyi Uluslararası Film” dalındaki heykelcik ise Norveç yapımı “Manevi Değer”in oldu.
TAHMİNLER TUTTU
Böylece bu seneki Oscar’da önemli bir sürpriz yaşanmadı. Sinema eleştirmenlerinin tahminleri büyük ölçüde doğru çıktı. Öte yandan “tokat hadisesi” gibi gerilimli anlara sahne olmayan gecede, yine sahneden politik mesajlar verildi. İspanyol oyuncu Javier Bardem’in “Savaşa hayır, Filistin’e özgürlük” sözleri dikkat çekti. Ancak ırkçı asker rolüyle Oscar kazanan Sean Penn, tören yerine, yöneteceği film için Ukrayna’ya gitti. Bunun bir protesto olup olmadığı merak konusu oldu.
GECEYE damga vuran film ne anlatıyor?
Oscar’a damga vuran “Savaş Üstüne Savaş” (One Battle After Another) filmi eski bir solcunun tekrar Amerikan devleti tarafından aranmaya başlamasını ve ardından yaşanan gerilimli hadiseleri konu ediniyor. Aykırı sinemacı Thomas Anderson imzalı eser, hareketli hikâyesine rağmen oldukça politik alt metinler taşıyor. İki saat kırk dakikalık yapımda liberal sol bakış açısıyla günümüz siyasetine göndermelerde bulunuluyor; Amerikan sağına ve Trump idaresine sert tenkitler yöneltiliyor.
