Şifaya dönüşen zehir! Türkiye’de üretildi, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da da kullanılıyor
Akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan panzehir, Sağlık Bakanlığı laboratuvarlarında canlı akreplerden elde edilen venom ve 10 serum atının katkısıyla üretiliyor. Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat “Ürettiğimiz panzehir Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'daki birçok akrep sokma vakalarının tedavisinde kullanılmaya uygun bir panzehir. Ülkemizin akrep panzehri ihtiyacı yılda 10 bin doz. Biz bunu rahatlıkla üretiyoruz” dedi.
- Sağlık Bakanlığı Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yılda yaklaşık 10 bin doz antivenom (panzehir) hazırlanıyor.
- Üretimde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden temin edilen 'androctonus crassicauda' türü akrepler kullanılıyor.
- Panzehir üretimi için 10 at kullanılarak, bu atlara düşük dozlarda akrep zehri enjeksiyonları yapılıyor ve kanlarındaki antikor seviyesi takip ediliyor.
- Yeterli antikor seviyesine ulaşıldığında atlardan alınan plazma saflaştırılarak, yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorlar elde ediliyor.
- Üretilen panzehir, sağlık müdürlüklerine teslim edilerek tüm illere dağıtılıyor ve Türkiye'nin akrep panzehri ihtiyacı rahatlıkla karşılanıyor.
- 'Androctonus crassicauda' türü akrep zehrinden üretilen panzehir, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'daki birçok akrep sokma vakasının tedavisinde de kullanılmaya uygun olarak belirtiliyor.
Türkiye'de akrep sokmalarına bağlı zehirlenmelerin tedavisinde kullanılan panzehir, adım adım tedavi amaçlı kullanılan bir seruma dönüşüyor. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesindeki Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları ve Biyolojik Ürünler Dairesi Başkanlığı’nda yürütülen üretim kapsamında yılda yaklaşık 10 bin doz antivenom (panzehir) hazırlanıyor.
Laboratuvar sorumlusu Veteriner Hekim Mehmet Ali Kanat, üretimin nasıl gerçekleştiğine dair bilgi verdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden temin edilen akreplerden yararlanıldığını söyleyen Kanat, laboratuvara getirilen akreplerin kontrollü koşullarda bakılıp beslendiğini belirtti.
BELİRLİ ARALIKLARLA ZEHİR SAĞIMI
Kanat, "Antivenomu, yani akrep panzehrini, akreplerden belirli aralıklarla zehir sağımı yaparak elde ediyoruz. Akrepten alınan zehrin içinde farklı doku kalıntıları da bulunuyor. Bunların ayrıştırılması gerekiyor. Aksi halde venom kısa sürede bozulabiliyor. Bu nedenle uzun ve titiz bir saflaştırma sürecinden geçiyoruz” dedi.
Gramını 10 bin dolara satıyor, Türkiye'nin ilk üreticisi! Akrep Ali'den bakanlığın koruma talebine destek
10 AT KULLANILIYOR
Kanat, panzehir üretiminde 10 at kullanıldığını belirterek şöyle konuştu:
Bizim akrep panzehri ürettiğimiz atlarımız var. Şu anda panzehir üretiminde kullandığımız 10 atımız var. Bu atlara düşük dozlarda enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlardan sonra belli aralıklarda bu atlarımızın kanındaki panzehir miktarını ölçüyoruz.
“SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİMİZE VERİYORUZ”
Kanat, “Yeterli düzeye ulaşıldığında atlardan plazma alıyoruz. Daha sonra bu plazmayı tamamen saflaştırıyoruz. Son üründe yalnızca akrep zehrine karşı etkili antikorlar kalıyor. Tüm kontroller yapıldıktan sonra sağlık müdürlüklerimize veriyoruz ve bütün illere dağıtıyoruz. Şu anda Türkiye'nin her yerinde bol miktarda akrep panzehrimiz bulunmakta ve vakaların tedavisinde kullanılmaktadır” dedi.
“ÜLKEMİZİN İHTİYACI YILDA 10 BİN DOZ”
Kanat, Türkiye'de üretilen panzehrin özelliklerine ise şöyle dikkat çekti:
Bizim özellikle panzehir üretiminde kullandığımız akreplerimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 'androctonus crassicauda' adında bir akrep türü. Bunun zehri çok zengin bir protein yapısı bulunuyor. Bu nedenle buna karşı ürettiğimiz bir panzehir neredeyse Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'daki birçok akrep sokma vakalarının tedavisinde kullanılmaya uygun bir panzehir. Böyle de bir avantajı var aynı zamanda. Panzehrimiz çok etkili ve bütün merkezlerde bulunduğu için herhangi bir ölüm vakası şu ana kadar görülmüyor. Son yıllarda da ciddi bir ölüm vakası görülmedi. Ülkemizin akrep panzehri ihtiyacı yılda 10 bin doz. Biz bunu rahatlıkla üretiyoruz. Gerekli olduğu durumlarda kapasitemizi de artırabiliriz.
