Üç yıl boyunca kulak çınlamasını önemsemedi, gerçek MR'da ortaya çıktı
Avustralya'nın Adelaide kentinde yaşayan 31 yaşındaki paramedik uzmanı Paige Footner, üç yıl boyunca yaşadığı kulak çınlamasını strese bağladı. Ancak şikayetleri nedeniyle sonunda doktora başvurduğunda, beyninde yaklaşık 4 santimetre büyüklüğünde bir tümör bulunduğu ortaya çıkardı.
- Footner, üç yıl süren tek kulaktaki nabız atışıyla uyumlu kulak çınlaması şikayeti üzerine doktora başvurdu.
- Yapılan MR görüntülemesinde beyninde büyük bir kitle tespit edildi ve kesin tanı için ameliyat gerektiği söylendi.
- 11 Temmuz'da geçirdiği ameliyatla tümörü alınan Footner'ın kitlesinin iyi huylu birinci derece menenjiyom olduğu belirlendi ancak yeniden oluşma riski nedeniyle düzenli takip edilecek.
- Footner, ameliyat öncesi yaşadığı sık baş ağrıları, duygusal kontrol zorlukları ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin tümörün frontal loba baskı yapmasından kaynaklanmış olabileceğini öğrendi.
- Ameliyat sonrası süreçte yürüme, konuşma ve tepki verme güçlüğü yaşadı, nöbetler geçirmesi üzerine epilepsi ilacı tedavisine başlandı.
- Sağlık durumu nedeniyle ehliyetini kaybeden ve bir yıl çalışması yasaklanan Footner, yaşadıklarının hayata bakışını değiştirdiğini ifade etti.
Paige Footner, Haziran 2025'te yapılan tetkiklerin ardından aldığı teşhisle hayatının bir anda değiştiğini söyledi. Teşhis anını anlatan genç kadın, "Zaman durmuş gibiydi. Hayatım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti" ifadelerini kullandı. Mesleği gereği birçok insanın hayatına ve pişmanlıklarına tanıklık ettiğini belirten Footner, kendi hayatını da sorgulamaya başladığını dile getirdi.
KULAK ÇINLAMASI İÇİN GİTTİ, BEYİN TÜMÖRÜ ÇIKTI
The Sun'da yer alan habere göre; üç yıl boyunca tek kulağında nabız atışıyla uyumlu şekilde duyulan kulak çınlaması yaşayan Footner, başlangıçta bunun yoğun çalışma temposu ve stres kaynaklı olduğunu düşündüğünü söyledi. Zamanla şikayetlerin sürekli hale gelmesi üzerine aile hekimine başvuran genç kadın, kulak burun boğaz uzmanına yönlendirildi. Ancak sık seyahat ettiğini belirten Footner, bu kontrolleri yaklaşık bir yıl erteledi.
Uzman doktor ilk değerlendirmede işitme kaybının enfeksiyon ya da geçmişte yaşadığı kafa darbeleri gibi iyi huylu nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtti. Ara sıra sıra sirkte akrobatlık yaptığı için sık sık başını çarptığını söyleyen Footner'a, ihtimale karşı manyetik rezonans (MR) görüntülemesi önerildi.
AMELİYATLA ALINDI, İYİ HUYLU ÇIKTI
MR sonucunda beyninde büyük bir kitle tespit edildi. Görüntüleme bulguları nedeniyle tümörün iyi huylu mu yoksa kanser mi olduğu net olarak belirlenemedi. Doktorlar, kesin tanı için ameliyat gerektiğini ifade etti. Acil ameliyat kararı alınmasının ardından Footner, hem paramedik hem de sirk gösterilerindeki çalışmalarına ara vermek zorunda kaldı. Bunun kendisi için hem maddi hem de psikolojik açıdan büyük bir yıkım olduğunu söyledi.
11 Temmuz'da beyin ameliyatı geçiren genç kadının tümörü çıkarıldı. Patoloji sonucunda kitlenin birinci derece menenjiyom olduğu ve iyi huylu olduğu belirlendi. Ancak tümörün hücre çoğalma hızının yüksek olması nedeniyle yeniden oluşma riskinin normalden fazla olduğu bildirildi. Bu nedenle düzenli kontrollerle takip edileceği, gerekmesi halinde yeniden cerrahi müdahale uygulanacağı açıklandı.
Footner, doktorlarının kulak çınlamasının doğrudan tümörden kaynaklanmadığını düşündüğünü, tümörün tesadüfen saptandığını söyledi. Buna rağmen erken teşhis edilmesini büyük bir şans olarak değerlendirdi.
AMELİYAT SONRASI ZORLU SÜREÇ YAŞADI
Genç kadın, ameliyattan önce sık baş ağrıları yaşadığını, duygularını kontrol etmekte zorlandığını ve dikkat dağınıklığı nedeniyle günlük yaşamında güçlük çektiğini anlattı. Daha önce yetişkinlik döneminde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı aldığını hatırlatan Footner, beyin cerrahının tümörün beynin odaklanma ve duygu kontrolünden sorumlu frontal lobuna baskı yaptığını, bu nedenle belirtilerin DEHB'yi taklit etmiş veya şiddetlendirmiş olabileceğini söyledi.
Ameliyat sonrası süreç ise beklediğinden çok daha ağır geçti. İlk günlerde iyi durumda olduğunu ifade eden Footner, daha sonra aniden yürüyemez hale geldiğini, sol kolunu kullanmakta zorlandığını, konuşamadığı ve çevresine tepki veremediği nöbetler yaşadığını anlattı. Yapılan değerlendirmelerde bu tablonun nedenlerinden birinin ameliyat sonrası gelişen nöbetler olduğu belirlendi ve kendisine epilepsi nöbetlerini önleyici ilaç tedavisi başlandı.
HAYATA BAKIŞI DEĞİŞTİ
Sağlık durumu nedeniyle ehliyetini de kaybeden Footner'ın bir yıl boyunca araç kullanması ve çalışması yasaklandı. Tüm bu zorluklara rağmen yaşadıklarının hayata bakışını değiştirdiğini söyleyen genç kadın, artık iş yerine sevdiklerine daha fazla zaman ayırmak istediğini belirtti.
