ABD-İran buluşması
İran ile ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere ile Almanya'dan oluşan ''5 artı 1'' nükleer müzakereler İstanbul'da başladı
İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere ile Almanya'dan oluşan ''5 artı 1'' ülkeleri arasındaki yeni tur nükleer müzakereler, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı.
Müzakarelerin başlamasından önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilk olarak Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ı, kısa bir süre sonra da İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili'yi karşıladı.
Davutoğlu, Ashton ve Celili ile ayrı ayrı İstanbul manzarasının tasvir edildiği fonun önünde fotoğraf çektirdi.
Ashton ve Celili de aynı fonun önünde beraber poz verdikten sonra ayrı kapılardan müzakerelerin yapılacağı salona girdi.
Daha sonra, ''5 artı 1'' ülkeleri adına Catherine Ashton ve İran adına Said Celili'nin başkanlığındaki müzakerelere, ülkelerden üst düzey bürokratların da katılımıyla başlandı.
Müzakerelere katılmayan Bakan Davutoğlu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda kendine tahsis edilen bir bölümde çalışmalarını sürdürüyor.
DÜNYANIN GÖZÜ İSTANBUL'DA
İran ile ''5 artı 1'' ülkeleri arasındaki nükleer müzakere İstanbul'da sürüyor. İranlı temsilci Said Celili, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla sürpriz bir görüşme yaptıktan sonra ABD'nin ikili görüşme teklifini kabul etti.
Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda bugün BM Güvenlik Konseyi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya'nın oluşturduğu "5 artı 1" ülkeleriyle İran nükleer müzakere için masaya oturdu. Müzakerelerin öğleden önceki ilk oturumu karşılıklı açıklamalarla "olumlu" havada geçti. İlk oturumun sonunda ABD heyeti, İran'a ikili görüşme talebinde bulundu.
İran'ın Nükleer Başmüzakerecisi Said Celili, ABD'nin bu talebine cevap vermeden önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla sürpriz bir görüşme yaptı. Görüşme sonrasında İran haber ajansı ISNA, İran Nükleer Başmüzakerecisi Said Celili'nin ABD'li heyetin, ikili görüşme teklifini kabul ettiğini açıkladı.
RUSYA'DAN DA 'İYİ GEÇİYOR' AÇIKLAMASI
İstanbul'da İran'la yapılan nükleer müzakerelerin "olumlu" bir havada geçtiğini belirten bir açıklama da Rusya'dan geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un yardımcısı, "İstanbul'daki nükleer müzakere oldukça iyi geçiyor" dedi.
AB: TOPLANTI OLUMLU ATMOSFERDE GEÇİYOR
AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ın sözcüsü Michael Mann da, İran'la nükleer müzakerelerde bugün son sözlerin söylenmeyeceğini, bir süreci başlatmak için temel atmayı umduklarını söyledi. Mann toplantının olumlu bir atmosferde geçtiğini belirtti.
'YENİ ÖNERİLERE ODAKLANMADIK'
Müzakerelerin öğleden önceki bölümünün yapıcı bir atmosferde geçtiğini ve tarafların öğleden sonraki bölümde ikili görüşmeler yapacaklarını belirten Mann, öğleden önceki oturumda görüşmelerin yeni önerilere odaklanmadığını söyledi.
"5 artı 1" ülkeleri, İran'dan uranyum zenginleştirmesini en fazla yüzde 20 oranında yapmasını talep ediyor. Ayrıca nükleer faaliyetlerde bulunulduğundan şüphe edilen bazı askeri tesislerin de Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun denetimine açılması isteniyor.
ASHTON VE CELİLİ'Yİ DAVUTOĞLU KARŞILADI
Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda müzakarelerin başlamasından önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilk olarak AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'ı, kısa bir süre sonra da İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili'yi karşıladı.
''5 artı 1'' ülkeleri adına Catherine Ashton ve İran adına Said Celili'nin başkanlığındaki müzakerelere, diğer ülkelerden üst düzey bürokratlar katılıyor.
DAVUTOĞLU MÜZAKERELERE KATILMIYOR
Müzakerelere katılmayan Bakan Davutoğlu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda kendine tahsis edilen bir bölümde çalışmalarını sürdürüyor.
NÜKLEER FAALİYET ŞAH DÖNEMİNDE BAŞLADI
ABD'nin desteğiyle 55 yıl önce nükleer çalışmalara başlayan İran, 1990'lardan itibaren nükleer programını Rusya'nın kontrollü desteğiyle sürdürdü. 2000'lerin başından itibaren ise Batı kamuoyu İran'ın atom bombası yapacağından kuşkulanarak Tahran'a aşamalı olarak yaptırım uygulamaya ve siyasi baskıya başladı.
Nükleer faaliyetlerine 55 yıl önce başlayan İran, ABD, Batı Almanya ve Fransa'dan yardım aldı. 1979 İslam Devrimi'nden sonra çalışmalar için Avrupa ülkeleriyle işbirliğini sürdürdü. Ancak ABD'nin engellemeleri ve Irak'la süren savaş nedeniyle 1980'li yıllarda bir ilerleme sağlayamadı. Bu nedenle 1990'ların başında Rusya'ya yöneldi.
TÜRKİYE ARABULUCU OLDU
Batı kamuoyunun İran'ın nükleer çalışmalarıyla ilgili endişeleri 2000'lerin başında hızla artmaya başladı. İran ve Batı ülkeleri arasındaki görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine sorun gerginliğe dönüştü. Türkiye bu dönemde taraflar arasında "kolaylaştırıcı" rol üstlenerek diplomatik girişimlerini artırdı. Ancak gerginliğin artması, askeri müdahale seçeneklerinin tartışılması ve meselenin krize dönüşme emareleri göstermesiyle birlikte Türkiye sürece daha fazla müdahil oldu.
Türkiye-Brezilya-İran görüşmelerine öncülük eden Ankara, "arabuluculuk" rolü üstlendi. Bugün farklı platformlarda çözüm arayışları devam ederken, İran üzerindeki baskılar artarak sürüyor.
'NÜKLEER SİLAH' GÜNAH FETVASI
İran yönetimi ise, nükleer silah üretimi peşinde olduğu iddialarını yalanlarken, amacının yüksek teknolojiye ve elektrik enerjisine ulaşmak olduğunu savunuyor. İran dini lideri Ali Hamaney de nükleer silah yapımı, depolaması ve kullanımının dinen büyük bir günah olduğu fetvasını vermişti.
ASKERİ MÜDAHALE VE İSTANBUL'UN ÖNEMİ
Avrupa Birliği'nin aldığı karara göre, 1 Temmuz itibarıyla tüm AB ülkelerinin İran'dan petrol alımını kesin olarak durdurması bekleniyor. İran yönetiminin uygulamaya misillemede bulunmasıyla birlikte gerilimin tırmanmasından endişe ediliyor. Ayrıca ABD yönetimi ve İsrail, İran'a askeri müdahale seçeneğini halen masada tutuyor. Bu nedenle bugün İstanbul'da 5 artı 1 grubu ile İran arasında yapılacak görüşmeler büyük önem taşıyor.
Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılan İran ile P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakereleri adeta basın ordusu takip ediyor. Müzakereler için 29 ülkeden 560 basın mensubunun akreditasyon yaptırdığı öğrenildi.
İran ile P5+1 olarak bilinen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Almanya arasındaki nükleer müzakereler, bugün İstanbul'da başladı. 15 ay aradan sonra yeniden başlayan müzakerelere basın mensupları yoğun ilgi gösterdi. İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen müzakerelere 29 ülkeden 220'si yabancı 560 basın mensubu akreditasyon yaptırdı. Basın mensupları İstanbul Kongre Merkezi'nde oluşturulan basın merkezinde gelişmeleri takip ediyor.
ZİRVE'DEN NOTLAR
Batının kapatılmasını istediği İran'da Gizli olarak Farda adlı uranyum zenginleştirme tesisi Tahran'ın 160 kilometre güneyinde bir dağın içine inşa edildi. 2009 yılının Eylül ayında batılı ülkeler tarafından keş fedilmişti. Yakın zamanda bu tesis kullanıma açıldı ve zenginleştirilmiş uranyum üretimine başladı.
5 artı 1 grubu özellikle de ABD, Tahran yönetiminden uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasın ı, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu müfettişlerinin başta Fordo ve Natanz olmak üzere İran'daki nükleer tesislere girebilmelerini talep ediyor.
5 artı 1 görüşmeleri ekonomik ve siyasi bir çatışmanın gölgesinde başladı.Birçok devlet İran petrolü almaktan vazgeçerken, İran bankaları uluslararası finans sistemi tarafından boykot edildi.Türkiye bile petrol alımını yüzde 20 durdurdu.
Görüşmelerde kilit isim İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney. Görüşmeleri İran adına yürüten Celili tam olarak Hamaney'e bağlı
ABD Başkanı Barack Obama, kasımdaki başkanlık seçimi öncesinde İran'a kar şı zayıf görünmek istemediği için toplantıda en sert çıkışlar ABD'den geldi
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
