ABD istihbaratı Efes tatbikatında deşifre etti! Türkiye 60 bin tonluk uçak gemisiyle geliyor
ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü yerinde takip ettiği EFES-2026 Tatbikatı üzerinden yayınladığı geniş analizde, 1974 Kıbrıs ambargolarından küresel bir güç doğduğunu belirterek; Türkiye'nin inşasına başladığı 60 bin tonluk yerli uçak gemisi ve 96 dikey fırlatma hücreli Tepe sınıfı destroyerleriyle Hint-Pasifik'e kadar uzanan bir deniz hakimiyeti kurduğunu yazdı.
ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü’nün resmi yayın organı USNI News, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen EFES 2026 Tatbikatı’nı yerinde takip ederek kapsamlı bir analiz raporu yayınladı.
Aaron-Matthew Lariosa imzalı raporda, Türk savunma sanayiinin son yirmi yılda kat ettiği mesafeye ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:
"Efes'te, TCG Anadolu (L-400) komutasındaki filonun üzerinde Türk Kara Kuvvetleri'ne ait bir helikopter filosu uçuyor. Yaklaşık 20 adet saldırı ve nakliye helikopterinden oluşan bir dalga su üzerinde süzüldü. Chinook, Black Hawk ve Cougar helikopterlerinden oluşan filoda taşınanların arasında Suriyeli ve Libyalı askerler de vardı. İtalyan saldırı helikopteri tasarımının Türkiye tarafından geliştirilen versiyonu olan yerli üretim T-129 ATAK'lar, bu devasa hava filosuna eşlik etti. Türk filosunun amiral gemisi TCG Anadolu, güvertesinden bir TB-3 insansız savaş hava aracını başarıyla fırlatırken, açık denizde yeni Ada sınıfı korvetlerin de dahil olduğu yaklaşık bir düzine savaş gemisi 27.000 tonluk amfibi gemiyi çevreledi."
AMBARGOLARDAN DOĞAN KÜRESEL GÜÇ
Türkiye’nin bugünkü savunma sanayii tabanının kökenlerinin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ABD tarafından uygulanan haksız yaptırımlara dayandığı hatırlatılırken, Batı'nın ambargolarının Ankara’yı tamamen yerli ve bağımsız bir sanayi tabanı oluşturmaya teşvik ettiği bilgisi paylaşıldı:
"Bugün gelinen noktada Türkiye'nin ithalata bağımlı bir ülkeden, silah ihraç ederek müttefiklerine yön veren küresel bir aktöre dönüştü. Bayraktar TB-2 İHA’larının Azerbaycan, Libya, Sudan, Somali ve Ukrayna’daki savaş alanlarında dünyayı değiştirdi."
60 BİN TONLUK UÇAK GEMİSİ
USNI’nin hazırladığı raporda, Türkiye'nin deniz kuvvetlerini büyütme ve okyanus aşırı operasyon kabiliyetini artırma yönündeki uzun vadeli stratejik hedefleri de detaylandırıldı. Türkiye'nin geçen yıl inşasına başladığı projelere dair yazar, "Yerli savunma çabalarının bir sonucu olarak, Türk Deniz Kuvvetleri'nin ilk yerli üretim uçak gemisi ve hava savunma muhribinin inşasına geçen yıl başlandı. Ulusal uçak gemisi programı kapsamında, yerli üretim savaş uçaklarını ve insansız hava araçlarını denize indirmek ve geri almak üzere tasarlanmış 60.000 tonluk, kısa kalkışlı ancak frenli inişli bir uçak gemisi inşa edilecek. Bu uçak gemisine eşlik etmek ve gelecekteki yüzey harekat gruplarına liderlik etmek için Türkiye, sekiz adet Tepe sınıfı güdümlü füze destroyerinin inşasını planlamaktadır. Bu sınıftaki 8.300 tonluk yüzey savaş gemileri, 96 adet dikey fırlatma sistemi (VLS) hücresinden oluşan devasa bir cephanelikle gelişmiş hava savunma yetenekleri sunmayı amaçlamaktadır." dedi.
TÜRKİYE'DEN HİNT-PASİFİK HAKİMİYETİ
"Türk mühendisliği sadece yakın çevresinde değil, Hint-Pasifik gibi uzak coğrafyalarda da pazar payını domine etti" diyen raporda Türk tasarımı Ada sınıfı korvetlerin türevlerinin Pakistan ve Malezya donanmalarına katılmaya hazırlandığı, bu durumun Türk gemilerini Hint Okyanusu Bölgesi ve Güney Çin Denizi'nde yaygın bir manzara haline getireceği kaydedildi:
"Ada sınıfı korvetlerin türevleri Pakistan ve Malezya'nın bu korvetleri filolarına katmaya hazır olması nedeniyle, Hint Okyanusu Bölgesi ve Güney Çin Denizi'nde yaygın bir manzara haline gelecektir. Bu silah ihracatı ve deniz kuvvetlerini güçlendirme çabaları, Ankara'nın bölge genelindeki daha büyük dış politika hedeflerini desteklemektedir. Efes'te, Türkiye'nin askeri yetenekleri, savunma diplomasisi ve yerli sanayi kapasitesi, Ankara'nın artan hırslarını sergilemek için tek bir pakette birleştirildi."
