ABD'li eski savaş pilotları, KIZILELMA'nın dünya havacılık tarihine geçen otonom yakın kol uçuşuna övgüler yağdırdı
ABD’li eski savaş pilotlarının değerlendirmeleri, Bayraktar KIZILELMA’nın dünya havacılığında ulaştığı noktayı gözler önüne serdi. Otonom yakın kol uçuşunu izleyen Amerikalı pilotlar, Türk yapımı insansız savaş uçağının sergilediği kabiliyetleri “tarihi bir eşik” olarak yorumladı.
Türk savunma sanayiinin son yıllarda ulaştığı seviye, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de dikkat çekmeye devam ediyor.
Baykar tarafından geliştirilen milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık tarihine geçen testleriyle uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Türkiye semalarında gerçekleştirilen tarihi uçuş ve atış testleri, bu kez ABD’li eski savaş pilotlarının gündemindeydi.
Amerikan Hava Kuvvetleri’nde görev yapmış eski pilotlar C.M. “Mover” Lemoine ve Trevor “Gonky” Hartsock, YouTube’daki The Mover and Gonky Show programında KIZILELMA’nın test görüntülerini değerlendirerek Türk havacılık sanayiinin geldiği noktaya övgüde bulundu.
"BU BİR DÖNÜM NOKTASI"
ABD’li pilotlar, KIZILELMA’nın otonom yakın kol uçuşu, kalkış–iniş kabiliyeti ve görev entegrasyonunu değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
“Bu büyük bir dönüm noktası. Bu, geleceğin ta kendisi.”
“Türk havacılık endüstrisi ‘yapılamaz’ denileni yapıyor.”
Pilotlar, insansız bir platformun otonom şekilde kalkış yapması, formasyona katılması, görev icra etmesi ve güvenli şekilde iniş gerçekleştirmesini, klasik hava muharebe doktrinleri açısından çığır açıcı olarak nitelendirdi.
DÜNYA TARİHİNDE BİR İLK
Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN üretimi MURAD 100A AESA radarı ile hedef tespiti yaparak, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN hava-hava füzesiyle jet motorlu hava hedefini vurmayı başaran dünyanın ilk insansız savaş uçağı oldu. Bu testle KIZILELMA, Boeing’in MQ-28 Ghost Bat dahil olmak üzere tüm muadillerinden önce bu kabiliyeti sergiledi.
ABD’li pilotların da dikkat çektiği üzere, bu seviye artık sadece insansız bir destek platformunu değil, tam teşekküllü bir savaş uçağını işaret etmekte.
Yayında KIZILELMA’nın otonom kalkış yapması, tek başına uçması, formasyona katılması ve inişi özellikle vurgulandı. Pilotlar, bu kabiliyetlerin bugüne kadar insanlı savaş uçaklarıyla sınırlı olduğunu belirtti.
ABD’li pilotlardan biri şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bak, bunlar birbirleriyle bağlı gibi hareket ediyor. Bu büyük bir dönüm noktası. Bu, hava operasyonlarının geleceği.”
KIZILELMA’nın iniş anları için yapılan yorumlar ise dikkat çekiciydi. Pilotlardan biri, iniş görüntülerini izlerken şunları söyledi:
“Gülümsüyor gibi görünüyor… Harika. Gerçekten harika.”
Ancak hayranlık kadar stratejik kaygı da dile getirildi. Pilotlardan biri, teknolojinin ulaştığı noktaya dikkat çekerek şu ifadeyi kullandı:
“Harika ama aynı zamanda korkutucu. Türk havacılık endüstrisi insansız uçan makinelerle ciddi bir ilerleme kaydediyor.”
Yayında KIZILELMA’nın operasyonel yetenekleri de tek tek sıralandı:
“Bu platform hedefini vurabiliyor, geri dönebiliyor, iniş yapabiliyor. Şimdi ise kalkış yapıyor, kanat adamına katılıyor ve birlikte uçuyor.”
Son değerlendirme ise oldukça netti. ABD’li pilot, askeri kariyeriyle kıyaslayarak şu yorumu yaptı:
“Eğer kalkış yapabiliyor, formasyona katılabiliyor ve üsse geri dönüp iniş yapabiliyorsa… Benim savaş pilotu olarak yaptığım her şeyi yapıyorlar. Bunu başardılar. Bitti. Zirveye ulaştılar.”
TÜRKİYE KÜRESEL LİGDE
KIZILELMA’nın başarısı, Türkiye’nin savunma ve havacılıkta yalnızca kullanıcı değil, oyun kurucu ve teknoloji belirleyici ülkeler arasına girdiğini bir kez daha ortaya koydu. 2026’da Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi beklenen KIZILELMA, hem hava kuvvetleri hem de deniz platformları için stratejik bir güç çarpanı olacak.
