Atina'nın Libya çıkmazına Ankara’dan "MİT" cevabı! Yunan basını itiraf etti
Yunanistan, Türkiye’nin Libya ile imzaladığı Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nı delmek için rotayı Bingazi’ye kırdı. Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, "Türkiye’nin gölgesinden" kurtulmak için Mareşal Halife Hafter ile bir araya gelerek sınır belirleme pazarlığı yaptı. Ancak Atina’nın bu "geç kalmış" hamlesi, Türkiye’nin hem Trablus hem de Bingazi ile kurduğu sarsılmaz diyalog duvarına çarptı.
Yunanistan'ın önemli yayın organlarından Skai, Atina'nın Doğu Akdeniz'de Türkiye kıskacına düştüğünü ve Libya politikasının Türkiye'nin hamleleri nedeniyle sekteye uğradığını belirtiyor.
- Atina'nın 2009-2010 yıllarında Libya ile sınır belirleme fırsatını kaçırdığı ve bu boşluğun 2019'da Ankara-Trablus hattında imzalanan mutabakatla doldurulduğu belirtiliyor.
- Yunan basınına göre, Atina'nın Hafter üzerinden Türkiye'ye karşı bir koz elde etme planının, Ankara'nın diplomasisiyle suya düştüğü ifade ediliyor.
- MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Bingazi ziyareti ve TCG Kınalıada'nın liman ziyareti, Türkiye'nin Libya'nın hem batısında hem de doğusunda etkili olduğunu gösteriyor.
- Hafter yönetiminin 2019 tarihli Türk-Libya anlaşmasını onaylamaya hazırlandığı yönündeki bilgiler, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nda alarma neden oldu.
- Yunanistan, bölgedeki varlığını göstermek için Bingazi'de başkonsolosluk binası açtı ve 1 Nisan'da Trablus ile teknik görüşmeler yapmayı planlıyor.
- Libya'daki diplomatik kaynaklar, hiçbir yapının Türkiye'nin savunma sanayii ve güvenlik garantilerinden vazgeçerek Yunanistan'ın yanına çekilemeyeceğini belirtiyor.
Yunanistan’ın en önemli yayın organlarından Skai, Atina'nın Doğu Akdeniz'de içine düştüğü "Türkiye kıskacını" manşetine taşıdı.
Atina'nın 2009-2010 yıllarında Libya ile sınır belirleme fırsatını kaçırdığı, bu boşluğun ise 2019'da Ankara-Trablus hattında imzalanan tarihi mutabakatla doldurulduğu belirten gazete, Gerapetritis’in ziyaretini Türkiye'ye bağladı.
TÜRKİYE’NİN "HAFTER" HAMLESİ ATİNA’YI FELÇ ETTİ
Yunan basını, "Atina, Hafter üzerinden Türkiye’ye karşı bir koz elde etmeyi planlarken Ankara’nın sessiz ve derinden yürüttüğü diplomasi, Atina’nın planlarını suya düşürdü. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın daha önce Bingazi’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaret ve TCG Kınalıada’nın liman ziyareti, Türkiye’nin artık Libya’nın sadece batısında değil, doğusunda da "oyun kurucu" olduğunu gösteriyor.
Hafter yönetiminin 2019 tarihli Türk-Libya anlaşmasını onaylamaya hazırlandığı yönündeki bilgiler, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nda "kırmızı alarm" verilmesine neden oldu. Erdoğan'a özenen Miçotakis yönetimi kazanç sağlamak amaçlı uluslararası alanda tanınan Trablus hükümeti ile doğudaki Temsilciler Meclisi'ne bağlı Halife Hafter arasında mekik dokumak istiyor" dedi.
"TRABLUS TÜRK TEZLERİNDEN VAZGEÇMİYOR"
Yunan diplomatik kaynaklarına dayandırılan bilgilerde, 1 Nisan’da Trablus’ta yapılacak teknik görüşmelerden net bir sonuç beklenmediği açıkça ifade edildi. Yunan basını, Trablus hükümetinin her masaya oturuşunda Türk-Libya mutabakatını "dolaylı bir temel" olarak sunduğunu, bunun da Atina tarafından kategorik olarak reddedildiğini yazdı.
YERAPETRİTİS,’İN SEMBOLİK "BAŞKONSOLOSLUK" AÇILIŞI
Atina, bölgedeki varlığını ispatlamak için Bingazi’de yeni başkonsolosluk binasını açtı. 1 Nisan’da Trablus ile teknik görüşmelere devam etmeyi planlıyor ancak Libya'daki diplomatik kaynaklar, Libya’daki hiçbir yapının Türkiye’nin sunduğu "savunma sanayii ve güvenlik" garantilerinden vazgeçerek Yunanistan’ın yanına çekilemeyeceğini iletti.
Yunan analist Stefanos Nikolaidis’in de aktardığına göre, Atina’nın Hafter ile flört etmesinin arkasındaki asıl neden, Trablus üzerinde bir baskı aracı oluşturmak ve Türkiye'nin argümanlarını zayıflatmak. Yunan yazra şunları aktardı:
"Hafter ile kurulan ekonomik ve diplomatik temasların asıl nedeni Libya'da istikrarlı bir yapı kurulana kadar sürecek "anormal" bir duruma uyum sağlama çabası. Libya Parlamentosu'nun Türk-Libya mutabakatını muhtemel olarak tanımasını engellemek için iki tarafla da görüşmeler devam edecek. Eğer Atina harekete geçmezse Türkiye'nin hukuki ve siyasi argümanlarını önemli ölçüde güçlendirerek, Yunanistan'ın hareket alanını daraltacaktır."
"HAFTER’İN HANGİ SIFATI VAR DA RESMİ ZİYARET YAPIYORSUN?"
Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın Halife Hafter ile görüşmesi, Atina’da yeni bir krize neden oldu.
Yunan uzman Sotiris Roussos, uluslararası toplumun tanımadığı bir "savaş ağasının" resmi sıfatla ziyaret edilmesini sert dille eleştirerek, "Yunanistan’ın ne Hafter ne de Trablus üzerinde hiçbir ağırlığı yoktur. Türkiye-Libya anlaşmasıyla verilen hasar artık geri dönülemez" itirafında bulundu.
"BİR DIŞİŞLERİ BAKANI SAVAŞ AĞASININ AYAĞINA GİTMEZ"
Roussos, "Bir ülkenin Dışişleri Bakanı, başka bir ülkenin ayrılmış bir bölgesine resmi ziyaret gerçekleştirmez. BM ve AB’nin tanıdığı hükümet Trablus’tadır. Hafter’in hangi sıfatı var ki resmi makamla karşılanıyor?" sorusunu sorarak hükümeti köşeye sıkıştırdı.
"TÜRKİYE KARŞISINDA HİÇBİR ETKİMİZ YOK"
Yunanistan’ın Libya iç savaşının sonucuna etki edebilecek bir gücü olmadığını belirten Roussos, Atina’nın stratejik yalnızlığı hakkında şöyle konuştu:
"Rusya, Türkiye ve Mısır’ın aksine Yunanistan’ın sahada hiçbir etkisi yoktur. AB içinde bile Türkiye-Libya anlaşmasına karşı ortak bir cephe oluşturmayı başaramadık. Donanmamızı liman muhafızına çevirdik ama sonuç alamadık. Türkiye-Libya anlaşması maalesef geri dönüşü olmayan bir hasardır. Mevcut dış politika bunu tersine çevirmeye yetmez; Atina şu anda sadece kayıpları bir nebze de olsa yönetmeye çalışıyor."
