Avrupa'nın güvenlik kaygıları Türkiye'yi yeniden kilit ülke yaptı!
Rusya tehdidi ve ABD belirsizliğiyle köşeye sıkışan Belçika'nın Baykar tesislerine yaptığı çıkarma ve Türkiye’yi yeniden "stratejik ortak" ilan etmesi Belçika basınında geniş yankı uyandırdı.
Belçika basınında Kraliçesi Mathilde'nin Türkiye ziyareti, "İlişkilerde yeni bir dönemin kapısı açıldı" başlıklarıyla manşetlere taşındı. Avrupa ülkesinin keskin yön değişikliğinin arkasında, Avrupa'nın son dönemde göbeğinde hissettiği güvenlik riskleri yatıyor.
Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığında, Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken, Brüksel Bölge Başbakanı ve Valon ve Flaman Hükümeti temsilcileri yanında 194 şirket temsilcisinin de içinde bulunduğu 428 kişilik heyet İstanbul'u ziyaret etmişti.
Belçika basınında yer alan haberlerde, "Belçika'nın Türkiye hamlesi, Kraliçe Mathilde’in tarihi misyonuyla ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını açtı. Belçika’nın Türkiye’ye yönelik en büyük ekonomik misyonu olarak nitelendirilen ziyaret, uzun süren diplomatik soğukluğun ardından Ankara-Brüksel hattında belirgin bir yakınlaşmanın işareti olarak görülüyor. Ziyaret hem siyasi çevrelerde hem de kamuoyunda stratejik eksen değişikliği şeklinde değerlendiriliyor" ifadelerine yer verildi.
Ayrıca Gent Üniversitesi öğretim üyesi Dries Lasage analizinde, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, Avrupa'nın savunma kapasitesine dair soru işaretlerini artırırken, ABD'nin Avrupa'ya yönelik tutumundaki belirsizlikler Brüksel'i daha gerçekçi bir dış politika arayışına itti. Bu ortamda Türkiye; NATO içindeki askeri kapasitesi, bölgesel etkisi, 85 milyonluk pazarı ve savunma sanayisindeki hızlı yükselişiyle Belçika için yeniden "stratejik ortak" konumuna yerleşti. Türkiye'nin hem Rusya hem Ukrayna ile aynı anda temas kurabilen nadir aktörlerden biri olması, Brüksel'de dikkatle izlenen bir denge politikası oldu" değerlendirmesinde bulundu.
BAYKAR ZİYARETİ
Ekonomik misyonun en çok ses getiren ve Belçika medyasının mercek altına aldığı durağı ise İstanbul’daki Baykar Teknoloji tesisleri oldu. Türkiye’nin dron teknolojisindeki küresel liderliği, savunma sanayii entegrasyonu arayan Avrupa'nın iştahını kabartıyor.
"Baykar ziyareti misyonun savunma boyutunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Türkiye'nin dron teknolojisindeki liderliği, Avrupa'da giderek daha fazla ilgi görüyor. Baykar'ın İtalyan Leonardo ile ortak üretim projeleri yürütmesi, Belçika'nın da bu zincire dahil olma isteğini güçlendiriyor. Savunma Bakanı Francken'in temasları, Belçika'nın Türkiye ile savunma sanayii alanında daha yakın iş birliğine açık olduğunu ortaya koydu. Belçikalı şirketlerin, tedarik zincirinin farklı halkalarında ortak üretim ve teknoloji paylaşımı fırsatlarını değerlendiriyor" ifadeleri yer aldı.
GÜMRÜK BİRLİĞİ VE AB SAVUNMA FONLARI MASADA
Zirvenin perde arkasındaki pazarlıklarda, Ankara’nın uzun süredir masada tuttuğu yapısal talepler de geniş yer buldu. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme ve tarım-sanayi ürünlerinde pazar erişimini genişletme isteği ticari heyetler arasında detaylıca ele alındı. Bunun da ötesinde, Türkiye’nin AB’nin 150 milyar euroluk devasa Savunma Fonu’na dahil olma talebi, Brüksel’in çantasına koyduğu en kritik dosyalardan biri oldu.
ANKARA'NIN DİPLOMASİ ZAFERİ: TAHIL KORİDORUNDAN ESİR TAKASINA
Belçika medyasında geniş yer bulan haberlerde, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile aynı anda temas kurabilen nadir aktörlerden biri olduğuna vurgu yapıldı. Tahıl koridoru ve esir takası gibi hayati başarılara dikkat çeken analizlerde, "Ankara’nın bu arabuluculuk rolü, Brüksel’in Türkiye ile diyaloğu güçlendirme motivasyonunu artırıyor" yorumu öne çıktı.
Sadece Ukrayna değil, Türkiye’nin İran-ABD hattındaki kritik temaslarının da Ankara’nın bölgesel ağırlığını perçinlediği ifade edildi.
TÜRKİYE ALGISI GÜÇLENDİ
Belçika'da Türkiye algısını güçlendiren bir ziyaret oldu
Belçika basınına göre, söz konusu ziyaret iki ülke ilişkileri ve Belçika kamuoyundaki Türkiye algısı açısından son derece olumlu bir etkiye neden oldu. Özellikle Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken'in alışılagelen eleştirel paylaşımlarının yerine İstanbul ve Türkiye'ye hayranlık duyduğunu ifade ettiği paylaşımları ülke kamuoyunda Türkiye hakkında olumlu rüzgarlar estirdi.
