Belçika Kraliçesi'nden Türkiye'ye tarihi ziyaret: 40 yeni anlaşma imzalanacak
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Kraliçe Mathilde liderliğinde Türkiye’ye yapılacak tarihi ziyaret öncesi iki ülke ilişkilerine dikkat çekti. Prevot’un “Vazgeçilmez ve stratejik ortak!” vurgusu öne çıkarken, ekonomik ve siyasi iş birliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Ziyaret kapsamında savunmadan lojistiğe, enerji ve sanayiye kadar birçok alanda 40 yeni anlaşma imzalanacak.
- Belçika ve Türkiye arasındaki ilişkiler, 1838'de imzalanan Dostluk Antlaşması'na dayanıyor.
- Misyon kapsamında sosyal güvenlik, ulaşım, liman yönetimi, lojistik, havacılık ve savunma gibi sektörlerde yaklaşık 40 anlaşma imzalanması bekleniyor.
- Türkiye, son üç yıldır Belçika için AB dışındaki en büyük 5'inci ihracat pazarı konumunda.
- Karşılıklı ticaretin güçlendirilmesi ve Türk şirketlerinin Belçika'ya yatırım yapması hedefleniyor.
- Savunma sanayisinde işbirliği ve tarama (dredging) sektörü gibi yeni fırsatların oluşturulması amaçlanıyor.
- Türkiye'nin jeopolitik öneminin altı çizilirken, AB-Türkiye Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiği belirtildi.
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, 10-14 Mayıs tarihleri arasında Kraliçe Mathilde’nin başkanlığında Türkiye’ye yapılacak ekonomik misyon öncesinde önemli değerlendirmelerde bulundu. Prevot, Belçika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1838’de Osmanlı İmparatorluğu ile imzalanan Dostluk Antlaşması’na dayandığını hatırlatarak, iki ülke arasında uzun süredir devam eden güçlü bir ortaklık bulunduğunu vurguladı.
Washington-Tahran hattında kritik saatler! Dünya, İran'ın cevabına kilitlendi: Anlaşma yakın
40 ANLAŞMA İMZALANACAK
Prevot, sosyal güvenlik, ulaşım, liman yönetimi, lojistik, havacılık ve savunma gibi diğer önemli stratejik sektörlerde yaklaşık 40 anlaşmanın imzalanacağını belirterek, "Yani paylaşacak çok şeyimiz var. Biliyorsunuz ki Türkiye, üç yıldır Belçika için AB dışındaki en büyük 5'inci ihracat pazarı. Bu, çok şey ifade ediyor. Bu büyük misyon sayesinde ki sanırım şimdiye kadarki en büyük misyon, Türkiye’yi Belçika’nın gerçekten stratejik bir ortağı olarak gördüğümüzü açıkça göstermek istiyoruz." diye konuştu.
Karşılıklı ticaretin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prevot, "Elbette Türk şirketlerinin Belçika'ya daha fazla yatırım yapması gerekiyor ancak aynı zamanda Belçika ortaklıkları sayesinde Türkiye'nin ekonomik yapısını güçlendirme fırsatlarını da belirlememiz gerekiyor. Bu durum özellikle biyofarmasötik sektöründe geçerli. Belçika'da gerçekten dünya çapında bir deneyim havuzumuz var." ifadelerini kullandı.
Prevot, savunma alanındaki işbirliğiyle ilgili, "Türkiye'nin savunma sanayisinde yüzde 300 oranında büyüdüğünü biliyoruz. Bu, gerçekten önemli." dedi.
20 yıl öncesine göre oldukça farklı bir dünyada yaşandığının ve iş fırsatlarını güçlendirmenin gerçekten önemli olduğunun altını çizen Prevot, "Ayrıca, stratejik öneme sahip olan tarama (dredging) sektörü gibi, liman yönetimi için de yeni fırsatlar oluşturmak istiyoruz. Elbette enerji akışı, tahıl akışı konularında da öyle. Türkiye, açık deniz endüstrisine büyük yatırımlar yapmaya karar verdi ve biz de Kuzey Denizi'nde birçok yatırım öngörüyoruz. Belçika, bu sektörde Avrupa'nın liderlerinden biri. Dolayısıyla dijital varlıklarımızı da güçlendirmek için çeşitli fırsatların olduğunu düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
Prevot, kurumsal işbirliğinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Belçika-Lüksemburg Ekonomik Birliği ile Türkiye arasında 1989 yılından kalma yani uzun zaman önceye dayanan anlaşmayı modernize etmek gibi kurumsal bir yeniden yapılanma da gerekiyor. 40 yıl geçti, bu nedenle iki ülke arasındaki iş yapma biçimini de organize etmek gerçekten önemli. 2026'nın Türkiye'sini de hesaba katmak gerekiyor çünkü Belçika'nın Türkiye'ye ekonomik bir heyetle son ziyareti 14 yıl önceydi ancak 2012'nin Türkiye'si bugünkü Türkiye'den oldukça farklı. Yoksulluk oranı yarıya indi, Türkiye'nin hayat kalitesi standartları 20 yıl öncesine kıyasla gerçekten çok daha yüksek. Ayrıca Türkiye, jeopolitik açıdan her zamankinden daha stratejik bir aktör. Dolayısıyla farklı sanayi sektörlerinin tedarik zincirinden Avrupa'nın küresel güvenlik mimarisine kadar uzanan tüm bu zorlukların Türkiye ile birlikte ele alınması gerçekten çok önemli.
Türkiye’nin jeopolitik önemine dikkat çeken Prevot, “Türkiye olmadan Avrupa’nın güvenlik mimarisini düşünmek mümkün değil” ifadelerini kullanarak, iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin günümüz koşullarına uygun şekilde güncellenmesi gerektiğini de vurguladı.
