"Doğal" diye pazarlanıyor, her yerde kullanılıyor! Eritritol kalp krizi ve inme riskini anında yükseltiyor
Sıfır kalori, kan şekerini yükseltmiyor ve zayıflama diyetlerinin gözdesi... Piyasaları silip süpüren ve "doğal madde" vurgusuyla pazarlanan eritritol, son yıllarda şeker hastaları ve kalori kısıtlaması yapanlar için vazgeçilmez bir tatlandırıcı haline geldi. Gazlı içeceklerden protein barlara, hatta diş macunlarına kadar her yerde karşımıza çıkan bu madde, görünen o ki masumiyetini yitirdi. ABD’de yapılan yeni bir çalışma, eritritolün beyindeki damar hücrelerini daraltıp inme ve kalp krizi riskini aniden artırdığını ortaya koydu.
ABD'deki Colorado Boulder Üniversitesi'nden araştırmacılar, başta şekersiz ve diyet ürünlerinde yaygın kullanılan eritritol (Erythritol) adlı tatlandırıcının, insan beynindeki damar hücrelerini stres altına sokup pıhtı çözücü mekanizmayı devre dışı bıraktığını keşfetti. Bu nedenle eritritolün kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde ve anında artırdığı belirtildi.
Çalışma, kanında yüksek eritritol seviyesi olan kişilerin üç yıl içinde daha fazla kalp sorunu yaşadığını gösterirken, araştırmacılar bu tatlandırıcının tüketilmemesi tavsiyesinde bulundu. Sonuçları Journal of Applied Physiology dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, eritritolün kilo alımını veya diş çürümesini önlemesi gibi faydalarına kıyasla çok daha ciddi bir risk taşıdığını gözler önüne serdi.
HÜCRELER 3 SAAT İÇERİSİNDE SİNYAL VERDİ
Çalışmayı yürüten Profesör Christopher DeSouza, "Genellikle güvenli olduğu iddia edilen ve besin değeri olmayan tatlandırıcıların, olumsuz sağlık sonuçları olmadan gelmeyeceğine dair kanıtlara yenilerini ekliyoruz" dedi.
Araştırmacılar, henüz insanlar üzerinde test etmese de, beyin kan damarlarını çevreleyen ve kan akışını düzenleyen hücreler üzerinde şok edici sonuçlar elde etti. Hayvanlardan alınan hücreler, sadece bir adet şekersiz içecekteki miktara eşit eritritole üç saat boyunca maruz bırakıldı. Ardından, bu hücreler stres altına girerek, protein, DNA ve hücre zarlarına zarar veren serbest radikallerle (ROS) doldu. Hücrelerin antioksidan savunması devreye girse de, hasarı önlemek için yeterli olmadı.
DAMARLAR SIKIŞMA SİNYALİ ALDI
Kısa süreli bu maruziyet, kan damarlarının gevşemesine yardımcı olan bir molekül olan nitrik oksit üretimini yaklaşık yüzde 20 azalttı. Daha az nitrik oksit, daha sıkı ve daralmış damarlar anlamına geliyor.
Bununla birlikte, eritritole maruz kalan hücreler, damarlara 'sıkılaş' komutunu veren endothelin-1 (ET-1) proteinini normal hücrelere göre yüzde 30 daha fazla pompalamaya başladı. Bu, damarların gevşeme yeteneğini kaybetmesi ve aynı zamanda sıkışma sinyali almasıyla sonuçlanan "çifte darbe" anlamına geliyor.
PIHTILARI ÇÖZME YETENEĞİ SIFIRLANDI
Uzmanlar, inmenin temel nedenlerinden biri olan kan pıhtılarının oluşmasının ve çözülmesinin vücudun hassas dengesine bağlı olduğunu belirterek, “Vücut, damar içindeki gereksiz pıhtıları çözmek için t-PA (doku plazminojen aktivatörü) adlı bir araç kullanır” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, eritritol ile muamele edilmiş hücrelere pıhtılaşma sinyalini taklit eden trombin ekledi. Normal, işlenmemiş hücreler, beklendiği gibi t-PA salınımını yüzde 25 oranında artırdı. Ancak eritritole maruz kalan hücrelerde hiçbir cevap oluşmadı; tepki tamamen durdu.
Çalışmanın yazarlarından Auburn Berry, "Damarlarınız daha daralmışsa ve pıhtıları çözme yeteneğiniz azalmışsa, inme riskiniz artar. Araştırmamız, eritritolün inme riskini artırma potansiyelini sadece göstermekle kalmıyor, bunu nasıl yaptığını da açıklıyor” ifadelerini kullandı.
Ölüm oranı yüzde 50'den fazla! İlaçların etki etmediği mantarın vakaları hızla artıyor
Bu şehirde yerin altı üstünden daha kalabalık! Paris’in altındaki gizli dünya gelenleri hayran bırakıyor
