Gözünü Beyrut'a dikti, katliam talimatı verdi! Netanyahu'ya Trump freni
Netanyahu, Beyrut'a saldırı emri vererek hem İsrail-Lübnan hem de ABD-İran arasındaki müzakereleri durdurma noktasına getirdi. Yeniden savaş çanları çalarken Trump, Netanyahu'yu arayıp saldırıları şimdilik durdurdu.
- İsrail, 17 Nisan'da varılan ateşkesi 17 Mayıs'ta 45 gün daha uzattı ancak Netanyahu'nun talimatıyla saldırıları başlattı.
- İsrail, Lübnan'ın güneyine havadan ve karadan bomba yağdırdı ve Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesinden sivillerin tahliyesini istedi, bu olayda 12 kişi hayatını kaybetti.
- İsrail ordusu, Litani Nehri'nin kuzeyine girerek stratejik Şakif Kalesi'ni ele geçirdi.
- İran, ABD ile arasındaki ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını belirterek tepki gösterdi ve İsrail'e tehditlerde bulundu.
- ABD Başkanı Trump, Netanyahu'yu arayarak Beyrut'a asker gönderilmeyeceğini ve Hizbullah ile çatışmanın durdurulması konusunda anlaştıklarını bildirdi, ancak Netanyahu operasyonların süreceğini belirtti.
İsrail ile Lübnan arasında 17 Nisan'da varılan ateşkes, 17 Mayıs'ta 45 gün daha uzatıldı. Taraflar müzakereleri ilerletmek için bugün ABD'nin başkenti Washington'da dördüncü defa bir araya gelecekti. Ancak bundan birkaç gün önce Netanyahu, ordusuna "Saldırılara başlayın" talimatı vererek barışı yine baltaladı. Kurban Bayramı boyunca ülkenin güneyine havadan ve karadan bomba yağdı.
HİZBULLAH BAHANE
Kana doymayan Netanyahu son olarak Lübnan'ın başkenti Beyrut'u işaret ederek "Bundan sonraki hedefimiz Hizbullah'ın olduğu yerlere daha fazla yere nüfuz etmek" dedi. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da "Beyrut'ta artık sükûnet olmayacak" ifadeleriyle tehdit etti.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise Beyrut'un güneyinde yer alan Dahiye bölgesinde yaşayanlara evlerini terk etme çağrısında bulundu. Ardından on binlerce sivil, canını kurtarmak için ülkenin kuzeyine göç etti. Bazıları katliamdan kaçamadı ve 12 kişi hayatını kaybetti.
STRATEJİK KALEYİ ELE GEÇİRDİLER
'Sarı Hat' olarak adlandırdıkları işgal bölgesini giderek genişleten katiller sürüsü, Litani Nehri’nin kuzeyine girerek stratejik Şakif Kalesi’ni ele geçirdi. Lübnanlı emekli Tuğgeneral George Nadir, bu olayı "dönüm noktası" olarak nitelendirip "Kale, nehrin güneyindeki geniş alanın yanı sıra Nebatiye bölgesi, kuzey İsrail yerleşimleri ve Akdeniz'e kadar uzanan hattı gözetleme imkânı sunuyor. İsrail ordusunun son günlerde Zehrani Nehri'nin güneyindeki geniş bölgeleri 'çatışma alanı' ilan ederek sivillere 'zorunlu tahliye' çağrıları yapması da bu stratejinin bir parçası" değerlendirmesinde bulundu.
İRAN: İSRAİL'İ VURURUZ
Bu yaşanılanlar Tahran ile Washington arasında da kriz çıkardı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi "ABD ve bizim aramızdaki ateşkes, tartışmasız bir şekilde Lübnan dahil bütün cepheleri kapsıyor" sözleriyle tepki gösterdi. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra İran basını, Gazze ve Lübnan'daki saldırılar sonlandırılana kadar Tahran'ın Washington ile diyalog kurmayacağını bildirdi. İran'ın, Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatacağı ve Babül Mendeb Boğazı dahil diğer cepheleri harekete geçireceği aktarıldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Tel Aviv'i "Beyrut'u vurursanız biz de sizi vururuz" ifadeleriyle tehdit edip İsrail'in kuzeyinde oturanlara tahliye çağrısı yaptı.
BEYAZ SARAY'DAN TELEFON
Krizin giderek büyümesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu'yu aradı. Telefon görüşmesine ilişkin bilgi veren Trump "Beyrut’a asker gönderilmeyecek. Yola çıkmış olan da geri çevrildi. Üst düzey temsilciler aracılığıyla Hizbullah ile de çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim. Onlar da çatışmanın durdurulmasını kabul etti. İki taraf da birbirne saldırmayacak" diye konuştu. Bunun ardından bir açıklama daha yapan ABD Başkanı Trump, İran ile görüşmelerin hızla devam ettiğini bildirdi. Netanyahu ise "Hizbullah saldırılarına devam ederse Beyrut'u vuracağız. Ayrıca Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarımız sürecek" şeklinde konuştu.
