Hürmüz Boğazı'nda '5. Madde' kördüğümü: Barış getirecekti, krizin fitilini ateşledi
İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini yeniden canlandırmayı amaçlayan mutabakatın en tartışmalı maddesi krize dönüştü. Anlaşmanın 5'inci maddesini iki ülke farklı yorumlarken, uzmanlar bunun uzlaşmanın uygulanmasını riske attığını belirtiyor.
- Anlaşmanın 5. Maddesi, seyrüsefer serbestisi, mayın temizleme ve deniz güvenliğini kapsamaktadır ancak siyasi belirsizlik nedeniyle krize dönüşmüştür.
- ABD, 60 günlük geçiş ücreti alınmama süresini, boğazın yönetimi konusunda gelecekteki müzakerelerin ön hazırlığı olarak görürken, İran bunu boğaz üzerindeki üstünlüğünün yarı resmi tanınması olarak yorumlamaktadır.
- Anlaşma gereği İran'ın 30 gün içinde askeri engelleri kaldırması ve mayın temizlemesi beklenirken, bu konuda henüz somut bir adım atılmamıştır.
- Umman, taraflar arasında köprü vazifesi görerek, İran'ın uluslararası hukuk çerçevesinde boğazın gelecekteki idaresini görüşmek üzere Maskat ve diğer Körfez ülkeleriyle temas kurmasını şart koşmaktadır.
- ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri korumak karşılığında %20 güvenlik ücreti alınması önerisi, ertesi gün terk edilerek daha geniş kapsamlı ticaret ve yatırım anlaşmalarına odaklanılmıştır.
Dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini düzenlemeyi amaçlayan İran-ABD mutabakatı, taraflar arasında yeni bir anlaşmazlığa yol açtı. Analistler, seyrüsefer serbestisi, mayın temizleme ve deniz güvenliğini kapsayan 5. Maddenin, geniş kapsamlı bir uzlaşı sağlamak adına siyasi olarak kasıtlı bir şekilde muğlak bırakıldığını; ancak bu belirsizliğin şimdi bir krize dönüştüğünü belirtiyor.
Körfez güvenliği uzmanı araştırmacı Leonardo Jacopo Maria Mazzucco, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, "Washington ve Tahran, Madde 5'e tamamen farklı anlamlar yüklüyor. Sorun metnin kendisinden ziyade, iki tarafın 60 günlük sürenin neyi amaçladığı ve uzun vadeli siyasi sonucun ne olması gerektiği konusundaki çatışan beklentileridir" ifadelerini kullandı.
Trump'tan U dönüşü! Hürmüz kararını değiştirdi
60 GÜNLÜK "ÜCRETSİZ GEÇİŞ" DİPLOMASİSİ
İslamabad Mutabakatı'na göre İran, teknik ve askeri engelleri kaldırmak, ayrıca mayın temizleme faaliyetlerini yürütmek için kendi "en iyi çabasını" gösterecek. Bu kapsamda, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden 60 gün boyunca transit geçiş ücreti alınmaması öngörülüyor. Ancak bu geçici madde, iki başkent tarafından çok farklı okunuyor:
- ABD'nin bakışı: Washington, bu 60 günlük süreyi İran ile Körfez'deki Arap komşuları arasında, boğazın yönetimi konusunda yapılacak gelecekteki müzakerelerin bir ön hazırlığı olarak görüyor. ABD’ye göre bu görüşmeler, tüm kıyıdaş devletlerin "egemen eşitliği" temelinde yürütülmeli.
- İran'ın bakışı: Tahran ise bu maddeyi, ABD'nin İran'ın boğaz üzerindeki mutlak üstünlüğünü yarı resmi olarak tanıması şeklinde yorumluyor. İran, çatışma öncesi statükonun artık değiştiğini ve müzakere masasına eli çok daha güçlü bir şekilde oturacağını savunuyor.
Tehran Polytechnic Üniversitesi Kamu Politikası ve Yönetişim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Seyyed Emamian da İran’ın kalıcı bir yönetim mekanizmasını müzakere etme zorunluluğu olmadığını belirterek, "Metinde İran’ın sadece bu 60 gün içinde hizmet bedeli almayacağı net bir şekilde 'yalnızca' kelimesiyle vurgulanmıştır. İran, kalıcı bir anlaşma yerine boğazda kendi kurallarını koruma niyetinde" dedi.
MAYINLAR DURUYOR, NAKLİYE ŞİRKETLERİ TEDİRGİN
Anlaşma, İran'ın 30 gün içinde askeri engelleri kaldırmasını ve mayın temizlemesini gerektirse de uzmanlar sahada henüz somut bir adım atılmadığına dikkat çekiyor.
Mazzucco, ABD Donanması'nın bölgeye muhripler sevk ettiğini ancak koordineli bir mayın temizleme faaliyetine dair kamuoyuna yansıyan bir kanıt olmadığını belirtti. Uzmana göre, uluslararası nakliye şirketlerinin boğaza yeniden güven duyması için sadece İran'ın iş birliği yetersiz; Batılı deniz kuvvetlerinin ve çok uluslu güvenlik mekanizmalarının sürece dahil olması şart.
UMMAN KİLİT ROL ÜSTLENİYOR
Mutabakatta Umman'a da önemli bir diplomatik görev veriliyor. Buna göre Umman, İran ile Körfez ülkeleri arasında Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki yönetimine ilişkin müzakerelerde arabulucu rolü üstlenecek.
Sürecin geçmişine yönelik dikkat çeken bir diğer detay ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri korumak karşılığında %20 oranında bir "güvenlik ücreti" alınması önerisi oldu. Ancak Trump, ertesi gün bu fikirden vazgeçerek Körfez ülkeleriyle daha geniş kapsamlı ticaret ve yatırım anlaşmalarına odaklanmayı tercih etmişti.
Uzmanlara göre İran, ticari gemiler üzerindeki baskıyı sürdürerek müzakere masasındaki elini güçlendirmeye çalışırken, ABD ise önceliğini seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasına veriyor. Bu durum, tarafların aynı anlaşma metnini farklı hedeflerle yorumlaması nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliği artırıyor.
