İran duyurdu: ABD'nin revize planını değerlendiriyoruz
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile yürütülen müzakerelerde alınan son cevabın uzmanlar tarafından değerlendirme aşamasında olduğunu belirterek, Tahran'ın görüşmelerde sadece "savaşın durdurulmasını" konuştuğunu söyledi
İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakereler, Washington’dan gelen son cevabın Tahran’da uzmanlarca incelendiği kritik bir evreye girdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında ABD’nin "süper güç" olduğu yönündeki hatırlatmalara, "Biz de bir süper güçüz" diyerek meydan okudu.
Bekayi, müzakerelerin şu anki tek odağının "savaşın durdurulması" olduğunu, nükleer zenginleştirme gibi konuların gündemde olmadığını açıkladı.
ARAKÇİ: NÜKLEER MÜZAKERE YOK, HÜRMÜZ DÜZENİ DEĞİŞTİ
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Milli Güvenlik Komisyonu ile gerçekleştirdiği toplantıda nükleer alanda herhangi bir müzakere yürütülmediğini ve İran’ın her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu yineledi.
Trump'ın Özgürleştirme Operasyonu karşısında hazırladıklarını belirten Arakçi, Hürmüz’ün eski durumuna dönmeyeceğini ve "düşmanca niyetli" gemilere geçiş izni verilmeyeceğini duyurdu.
"EGEMENLİĞİMİZİ KABUL ETMEKTEN BAŞKA YOL YOK"
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai da ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya üzerinden yürüttüğü baskı politikasını hedef aldı. "Hürmüz Boğazı tweet ile kapanmadı, tweet ile açılmaz" diyen Rızai, Washington’un önünde iki seçenek olduğunu ileri sürdü:
"Ya bir anlaşma yoluyla İran’ın boğaz üzerindeki egemenliğini ve liderliğini kabul edersiniz ya da sahada bir kez daha yenilgiye uğrarsınız"
Rızai, Trump için herhangi bir "çıkış yolu" açmaya gerek duymadıklarını da sözlerine ekledi.
ÇİN RUSYA YARDIM EDER Mİ?
Sözcü Bekayi, Rusya ve Çin gibi müttefiklerin müzakerelerdeki rolüne ilişkin bir soruya cevap verirken, uluslararası desteğin kıymetli olduğunu ancak asıl garantinin ülkenin kendi gücü olduğuna değindi. Sözcü: "Bir ülkenin haklarını kullanmasının en önemli garantisi, o ülkenin kendi gücüdür" diyerek, muhtemel bir anlaşmanın ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde hukuki bir zemine oturabileceğini hatırlattı.
DİPLOMATİK SÜREÇTEKİ TIKANIKLIĞIN NEDENİ ABD'DİR"
Diplomatik süreçlerdeki tıkanıklığın temel nedeninin ABD'nin yıkıcı politikaları ve sürekli anlaşmaları ihlal etmesi olduğunu söyleyen Bekayi, şunları kaydetti:
"ABD'nin 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinden, görüşmelerin sürdüğü son iki yıl boyunca yaşanan askeri müdahaleler ve saldırılar, Washington'un diplomasi karşıtı yaklaşımının açık bir göstergesidir."
Bekayi, karşı tarafta samimi bir irade bulunmadığı için mevcut ABD yönetimiyle hiçbir diplomatik sürecin sonuç vermediğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin ise Bekayi, "Biz ve Umman, Hürmüz Boğazı'nın kıyı ülkeleriyiz. Güvenli deniz taşımacılığını sağlamak için belirli bir protokol ve mekanizma oluşturmalıyız." ifadelerini kullandı.
