İran'dan Mekke anlaşması açıklaması: Endişeye gerek yok
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili konuştu. Bekayi, anlaşmadan endişe duymalarını gerektiren bir durum olmadığını söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanıp yürürlüğe giren Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nda Tahran'ı endişeye sevk edecek bir durumun olmadığını belirtti.
İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, yaptığı haftalık basın açıklamasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile alakalı açıklamalar yaptı.
"ENDİŞE DUYMAMIZ İÇİN BİR NEDEN BULUNMUYOR"
Bekayi, "Aramızda derin dini, tarihi ve medeniyet bağları bulunan üç ülke Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan söz konusu olduğundan, bu anlaşmanın İran'a karşı olduğuna dair endişe duymamız için bir neden bulunmuyor." ifadelerini kullandı.
İran'a komşu olan Türkiye ve Pakistan'ın halkları arasında bulunan dostluk ve kültürel bağlara dikkat çeken Bekayi, söz konusu anlaşmanın, bölge ülkelerinin ABD'nin ve bölge haricindeki bazı devletlerin güvenlik sağlama iddiasına itimat edemeyecekleri neticesine varmalarının bir göstergesi olduğunu kaydetti.
NE OLMUŞTU?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.
Anlaşma, herhangi bir devleti hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı çerçevesinde bölgesel ve global barış, istikrar ve refahın korunmasına dönük taahhütleri güçlendirmeyi hedefleyen savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.
AMAÇ CAYDIRICILIĞI KUVVETLENDİRMEK
Herhangi bir saldırganlık haline karşı kolektif caydırıcılığı kuvvetlendirmeyi hedefleyen anlaşma, üç ülkeden herhangi birine dönül herhangi bir silahlı saldırının, tümüne yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini belirtiyor.
Anlaşmanın, üç devletin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün dışında savunma sanayisi işbirliğini ve askeri beraber çalışabilirliği geliştirmeyi hedefleyen savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.
