İtalya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan manşetleri süsledi: Avrupa’nın kalbi artık Ankara’da atacak
İtalya’nın saygın gazetesi ItaliaOggi, Türk savunma sanayiindeki devrimi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın stratejik hamlelerini hayranlıkla sayfalarına taşıdı. "Avrupa’nın kalbi artık Ankara’da atacak" diyen gazete, Türkiye’nin Libya’dan Suriye’ye kadar sahadaki tüm dengeleri değiştirdiğini ve artık bir silah alıcısı değil, NATO’nun kaderini belirleyen dev bir üreticiye dönüştüğünü yazdı.
- Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke olarak askeri sanayisini önemli ölçüde geliştirdi ve eskiden ithalatçı iken şimdi insansız hava araçları başta olmak üzere üretici konumuna yükseldi.
- 8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesinde, Türkiye'nin bu zirvede giderek daha belirleyici bir rol üstleneceği belirtildi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın stratejisinin, ülkesini İttifak içindeki başlıca aktörlerden biri haline getirmeyi hedeflediği ifade edildi.
- Türkiye'nin stratejik konumu ve askeri kapasitesiyle NATO içinde vazgeçilmez bir ortak olmaya devam ettiği değerlendirmesi yapıldı.
- Gazeteye göre Türkiye, Libya'dan Suriye'ye kadar birçok cephede aktif rol oynayarak sahadaki dengeleri değiştirdi ve yerli üretim sistemler ülkenin dışa bağımlılığını azaltırken ihracat potansiyelini de yükseltti.
- Türkiye'nin önümüzdeki dönemdeki en önemli sınavlarından birinin NATO içindeki rolünü yeniden tanımlamak olacağı ve bir yandan ittifak içindeki konumunu güçlendirirken diğer yandan kendi stratejik önceliklerini korumaya devam edeceği belirtildi.
İtalya'nın saygın gazetelerinden ItaliaOggi, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yeni hamlelerini ve NATO içindeki yükselen gücünü sayfalarına taşıdı. Valeria Giannotta imzalı haberde, Türkiye'nin artık sadece silah alan değil, üreten bir büyük bir güce dönüştüğü açıklandı.
"SİLAH ALICISIYDI ÜRETİCİ KONUMUNA YÜKSELDİ"
Valeria Giannotta ve Gianni Macheda imzalı analizde, "Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke olarak son yıllarda askeri sanayisini önemli ölçüde geliştirdi. Geçmişte büyük ölçüde silah ithalatçısı olan ülke, bugün insansız hava araçları başta olmak üzere birçok alanda üretici konumuna yükseldi. Bu dönüşüm, Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde etkisini artırdı." denildi.
ANKARA'DAKİ ZİRVE DÖNÜM NOKTASI
8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi öncesi İtalyan gazetesi şu satırlara yer verdi:
"Ankara’da 8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi, bir dönüm noktası niteliği taşıyor. İttifak yalnızca iç kırılmalarla değil, aynı zamanda jeopolitik zorluklarla da karşı karşıya. Türkiye bu çerçevede giderek daha belirleyici bir rol üstleniyor." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği stratejiye dair "Ülkesini İttifak içindeki başlıca aktörlerden biri haline getirmeyi hedefliyor. Erdoğan'ın liderliğinde gelinen noktada Bazı Avrupa ülkeleri Türkiye'ye başvuruyor, Avrupa ona danışıyor" tespiti yapıldı. Türkiye'nin NATO içindeki sarsılmaz yeri hakkında "Stratejik konumu ve askeri kapasitesiyle vazgeçilmez bir ortak olmaya devam ediyor" değerlendirmesi paylaşıldı.
"SAHADAKİ DENGELERİ DEĞİŞTİREN GÜÇ"
Valeria Giannotta'ya göre Türkiye, Libya’dan Suriye’ye kadar birçok cephede aktif bir rol oynayarak sahadaki dengeleri değiştirdi. Özellikle Trablus’ta verdiği destek, çatışmanın seyrini etkiledi.
"Ankara, ittifaklar kurma ve sahadaki güç dengelerini kendi lehine çevirme konusunda esnek bir strateji izledi." diyen yazar yerli üretimin önemine değindi:
"Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesi, yalnızca askeri kapasitesini değil, aynı zamanda siyasi etkisini de artırdı. Yerli üretim sistemler, ülkenin dışa bağımlılığını azaltırken, ihracat potansiyelini de yükseltti. Ankara bu sayede hem NATO içinde hem de küresel ölçekte daha bağımsız bir aktör haline geliyor. Avrupa’nın kalbi artık Ankara’da atacak."
GELECEKTEKİ EN BÜYÜK SINAV
Ayrıca Türkiye'nin gelecekteki vizyonuna dair uzman görüşleri haberde şu şekilde yer buldu:
"Türkiye’nin önümüzdeki dönemdeki en önemli sınavlarından biri, NATO içindeki rolünü yeniden tanımlamak olacak." Ülkenin stratejik hamleleri hakkında "Bir yandan ittifak içindeki konumunu güçlendirmeye çalışırken, diğer yandan kendi stratejik önceliklerini korumaya devam ediyor" tespitiyle analiz noktalandı.
