Macron'dan Türkiye talimatı! Trump sonrası harekete geçti
Avrupa güvenlik mimarisinin kökten değiştiği bir dönemde, Fransa dış politikada radikal bir makas değişikliğine giderek Türkiye ile ilişkilerinde ezber bozan yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor
- Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Gazze Barış Anlaşması basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın arkasında değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile protokol sıralarında yan yana oturmayı teklif etmesi, iki ülke arasındaki uzlaşı iklimini yansıtmıştır.
- Batı kaynakları, Fransa öncülüğünde kurulan ve Türkiye'nin ana sütunlarından biri haline geleceği öne sürülen, NATO dışı askeri yapı "Gönüllüler Koalisyonu"ndan bahsetmiştir.
- Fransa'nın eski Washington ve Tel Aviv Büyükelçisi Gerard Araud, Avrupa'nın ABD ile eskisi gibi bir ortaklık ilişkisine geri dönemeyeceği hissiyatı olduğunu ve bu denklemde Türkiye'nin en önemli faktör olduğunu belirtmiştir.
- Suriye'de yeni Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimi, Lübnan'da ise güçlü bir merkezi devlet yapısının kurulması konusunda Fransa ve Türkiye'nin mutabık olduğu belirtilmiştir.
- Savunma sanayisinde, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Türkiye'nin ortak üretim ve teknoloji transferi taleplerini karşılamak üzere SAMP/T projesinin yeniden incelenmesi talimatını verdiği sızmıştır.
- Fransız havacılık devi Safran ile Türk savunma sanayisinin Baykar şirketinin, TB2 ve diğer insansız platformlara Euroflir elektro-optik sensörleri ve güdümlü mühimmat yetenekleri entegre etmek üzere stratejik ortaklık imzaladığı belirtilmiştir.
Avrupa güvenlik mimarisinin değiştiği bir dönemde, Paris-Ankara hattında ezber bozan bir yakınlaşma dalgası başladı. Suriye, Ermenistan ve Doğu Akdeniz konusundaki kronik anlaşmazlıklarla geçen uzun bir gerilim döneminin ardından Fransa, dış politikada radikal bir makas değişikliğine giderek Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’yı göz ardı eden korumacı politikaları ve Washington’a duyulan güvenin tamamen tükenmesi, Paris yönetimini hayati bir kararın eşiğine getirdi.
TRUMP'IN GÖLGESİNDE YAN YANA
Geçtiğimiz dönemde Kahire’de düzenlenen Gazze Barış Anlaşması basın toplantısında yaşanan bir diplomatik enstantane, iki ülkenin ulaştığı yeni uzlaşı iklimini kayıtlara geçirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın arkasında bir "vitrin süsü" gibi dizilmek yerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a protokol sıralarında yan yana oturmayı teklif etti.
İki liderin Trump’ın gölgesinde yan yana verimli bir diyalog yürütmesi, İngiliz basınına göre diplomatik kulislerde "odadaki gerçek yetişkinlerin buluşması" olarak yorumlanmaya başlandı. Batı kaynakları, Fransa öncülüğünde kurulan ve İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kıtayı kapsayan ilk NATO dışı askeri yapı olan "Gönüllüler Koalisyonu" içinde Türkiye'nin ana sütunlardan biri haline geleceğini öne sürdü.
"ABD HEPİMİZİ TERK EDİYOR, TÜRKİYE DENKLEMDEKİ EN ÖNEMLİ FAKTÖR!"
Fransa’nın eski Washington ve Tel Aviv Büyükelçisi Gerard Araud, Middle East Eye’a (MEE) yaptığı açıklamalarda, Avrupa’nın içine düştüğü ihtilafı açıkladı:
"Paris’te, Amerikalıların hepimizi terk ettiği 2028’de ABD'de kim seçilirse seçilsin artık eskisi gibi bir ortaklık ilişkisine geri dönemeyeceğimiz yönünde çok güçlü bir his var. Önümüzdeki süreçte doğrudan Rusya’nın askeri ve siyasi baskısıyla karşı karşıya kalacağız. Ve bu çetin denklemde Türkiye, açıkça en önemli ve kritik faktördür."
Araud, Türkiye'nin son yirmi yılda küresel bir büyük güç olarak yeniden sahneye çıktığını vurgulayarak, Ankara'nın Ukrayna savaşında kimseyi karşısına almadan, Kiev’e en etkili desteği sağlayarak yürüttüğü kusursuz denge siyasetinin Paris'te büyük bir hayranlıkla takip edildiğini kaydetti.
"SURİYE, LÜBNAN VE İRAN MASASINDA ANKARA İLE TAM MUTABAKAT"
Fransız basınına göre de Paris ve Türk dış politikası, bölgesel kriz merkezlerinde de ilk kez bu kadar net ortak paydalarda buluştu. Suriye’de hem Paris hem Ankara yeni Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimini desteklerken, Lübnan’da ise her iki başkent güçlü bir merkezi devlet yapısının kurulmasını arzuluyor. Özellikle İsrail'in Lübnan'daki hukuksuz işgal politikaları ve Fransa'nın bölgedeki tarihi varlığına karşı takındığı saldırgan tutum, Paris ile Tel Aviv arasında ciddi krizlere de yol açmıştı.
SAVUNMA SANAYİSİNDE İŞ BİRLİĞİ: MACRON’DAN FIRKATEYN VE İHA TALİMATI
İki ülke arasındaki jeopolitik ısınma, savunma sanayisinde devasa milyarlık projelerin önünü açıyor. Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, Fransa-İtalya ortak yapımı SAMP/T hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik Ankara’nın güçlü iradesini beyan etmesinin ardından Paris harekete geçti. Önümüzdeki günlerde Ankara'da düzenlenecek tarihi NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Türkiye’nin ortak üretim ve teknoloji transferi taleplerinin derhal karşılanması için SAMP/T projesinin askeri kurullar tarafından yeniden incelenmesi talimatını verdiği sızdı. Fransız Silahlı Kuvvetler Bakan Yardımcısı Alice Rufo’nun Ankara’ya yaptığı üst düzey ziyaret de bu dev anlaşmanın imza aşamasına geldiğinin kanıtı olarak gösterildi.
"TÜRK SİLAHLARI DAHA SAĞLAM"
Eski Büyükelçi Gerard Araud, Avrupa’nın devasa bir savunma sanayisi kriziyle boğuştuğunu, Fransız ve Alman şirketlerin ego savaşları nedeniyle 114 milyar dolarlık "Geleceğin Hava Savaş Sistemi" (FCAS) programının tamamen çöktüğünü hatırlatarak Türk savunma sanayisine övgüler yağdırdı:
"Türkler savunma sanayisinde muazzam bir başarı yakaladılar. Yarının savaşı, çok ama gerçekten çok fazla sayıda ucuz ve etkili silah üretebilmek anlamına geliyor. Türklerin ürettiği askeri teknolojiler hem çok daha ucuz hem de Avrupa yapımı sistemlerden çok daha sağlam."
Arka planda ticari ortaklıklar da hız kazandı; Fransız havacılık devi Safran ile Türk savunma sanayisinin lokomotifi Baykar, TB2 ve diğer insansız platformlara Euroflir elektro-optik sensörleri ile güdümlü mühimmat yetenekleri entegre etmek üzere dev bir stratejik ortaklık imzaladı. Geçen yıl 10 milyar dolarlık rekor ihracata imza atan Türk şirketlerinin başarısı karşısında Paris, helikopter ve savaş gemisi ortaklıklarını da kapsayacak şekilde askeri diyaloğu genişletiyor. 2027 yılında görev süresi dolacak olan Macron sonrasına da hazırlık yapan Ankara’nın, Fransız sağının güçlü lideri Marine Le Pen ve Jordan Bardella ekibiyle de şimdiden diplomatik kanallar açtığı iddia edildi.
