Savunma devinde üretim krizi! Alman basını duyurdu: ABD’nin yetişemediği yerde Türk silahları var
Almanya'nın köklü gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), dünya ordularının boşalan depolarını ve ABD’nin üretimde yaşadığı tıkanıklığı manşetine taşıdı. 'ABD'de bile üretim artık talebi karşılayamazken, Türkiye kendi silahlarını üreterek dünyayı kendine hayran bırakıyor' diyen Alman basını, SAHA 2026'yı Türk gücünün küresel tescili olarak niteledi.
- Türkiye, silah ithalatçısı konumundan silah ihracatçısı konumuna geçerek insansız hava araçları ve füzeleriyle öne çıkıyor.
- TCG Anadolu gemisi ve üzerindeki Baykar TB3 İHA'ları Türk gücünün sembolü olarak nitelendiriliyor.
- SAHA 2026 fuarı, 8 yıl öncesine göre katılımcı ve ziyaretçi sayısında büyük bir artışla askeri, teknolojik ve ekonomik bir gösteri olarak sunuluyor.
- Türkiye'nin savunma sanayii ihracatı 2002'den bu yana 40 kat artarak 10 milyar dolara ulaştı ve ülke dünyanın en büyük on birinci silah ihracatçısı haline geldi.
- Körfez ülkelerinden Türkiye'ye yönelik siparişler olduğu ve orduların depolarının boşalmasıyla dünya genelinde üretim talebi karşılayamaz hale geldiği belirtiliyor.
- Baykar İHA'ları 37 ülkenin yanı sıra NATO ülkelerinde de kullanılıyor ve Almanya Türk orta ve uzun menzilli füzelerine ilgi duyuyor.
Almanya’nın en köklü gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ), Türkiye’nin savunma sanayiindeki devrimsel yükselişini "NATO’nun Türkiye’den alabileceği dersler" başlığıyla manşete taşıdı.
Andreas Mihm imzalı makalede, krizlerle sınanan Türkiye’nin artık bir silah ithalatçısı değil, dünyayı kendisine hayran bırakan bir teknoloji devi olduğuna vurgu yapıldı. Yazıda şu ifadelere yer verildi:
"Krizlerle sarsılmış bu ülke, silah ithalatçısından silah ihracatçısına dönüşüyor ve insansız hava araçları ile füzeleriyle göz dolduruyor. NATO Genel Sekreteri Rutte hayranlığını gizlemiyor."
"BOĞAZ’DA BİR GÜÇ GÖSTERİSİ"
İstanbul’da Topkapı Sarayı’nın hemen dibinde demirleyen TCG Anadolu gemisini bir "çelik olarak tasvirederken FAZ, geminin üzerindeki Baykar imzalı TB3 insansız hava araçlarının kalkış emrini beklermişçesine durmasını "Türk gücünün sembolü" olarak görüldüğünü aktardı. Birkaç kilometre ötede düzenlenen SAHA 2026 fuarının ise sadece askeri değil, teknolojik bir şov olduğunu belirten Alman gazeteci, şu kıyaslamayı yaptı:
"8 yıl önce 12 ülkeden 189 katılımcı, 13 bin ziyaretçi.Bugün 76 ülkeden 1760 şirket ve tam 100 bin ziyaretçi!
Birkaç kilometre ötesinde Türkiye’nin en büyük savunma sanayii fuarı SAHA 2026 gerçekleştiriliyor. SAHA 2026, Türk gücünün bir gösterisi, askeri, teknolojik ve ekonomik olarak.Katılımcılar arasında Almanya’dan tedarikçiler ve Çin’in önde gelen silah üreticilerinden Norinco da bulunuyor."
İHRACATTA 40 KATLIK REKOR
Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısına ilişkin, FAZ, "Türkiye’nin savunma sanayii ihracatları 2002’den bu yana 40 katladı. 248 milyon dolardan 10 milyar dolara yükseldi" bilgisini paylaşarak, ülkenin artık dünyanın en büyük on birinci silah ihracatçısı haline geldiğini duyurdu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu süreci "dünya çapında güvenilir bir ekosistem" olarak tanımlamasına atıfta bulunan analizde, Aselsan gibi devlerin piyasa değerinin 30 milyar dolara ulaşarak İstanbul Borsası'nın zirvesine yerleştiği hatırlatıldı:
"Türkiye’nin savunma sanayii ihracatları 2002’den bu yana 40 katladı, 248 milyon dolardan 10 milyar dolara yükseldi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan krizler ve Ankara’nın bölgesel siyasi çıkarları, ülkeyi en büyük on birinci silah ihracatçısı haline getirdi."
"ABD’NİN YETİŞEMEDİĞİ YERDE TÜRKİYE VAR"
Alman basınında yer alan analizin en dikkat çekici noktalarından biri de, rakiplerin içine düştüğü üretim krizi oldu. Mevcut dünya konjonktürünün Türkiye’nin lehine işlediğini belirten FAZ, "Orduların depoları boşalırken, savunma devi ABD’de bile üretim artık talebi karşılayamaz hale geldi" tespitinde bulundu:
Orduların depoları boş, ABD’de de üretim yetişmiyor. Türk medyasına göre Körfez’den Türkiye’ye yönelik siparişler var. Türkiye ambargolara karşı bağımsız savunma sanayii için kendi silahlarını kendisi üretiyor. Bunun nereye vardığını ise SAHA 2026 gösteriyor.”
DÜNYA TÜRK TEKNOLOJİSİNİN PEŞİNDE
Türk üreticilerin dünya piyasasında en çok talep edilen ürünleri sunduğunu belirten Alman basını, "Ukrayna savaşında meşhur olan Baykar İHA’ları bugün 37 ülkede uçuyor. Aralarında NATO ülkeleri de var" dedi. Yazıda sadece İHA'lar değil, denizaltı modernizasyonlarından korvet üretimine kadar geniş bir yelpazeye değinildi. Endonezya'nın beşinci nesil savaş uçağı KAAN’a olan ilgisi, Pakistan’ın denizaltı projelerindeki iş birliği ve Malezya’nın Roketsan füzelerini tercih etmesi, Türkiye’nin bölgesel siyasi çıkarlarını teknolojik başarıyla taçlandırdığının kanıtı olarak gösterildi.
ALMANYA VE AVRUPA'DA TÜRK FÜZELERİ SESLERİ
Avrupa pazarındaki yeni beklentilere de değinen Alman basını, "Şimdi ise Avrupa’ya daha fazla satış umuluyor. Almanya, Türk orta ve uzun menzilli füzelerine ilgi duyuyor" iddiasına yer verdi. Türk şirketlerinin sadece satış yapmadığı, aynı zamanda İtalya, Polonya, Macaristan ve Romanya gibi ülkelerde ortak üretim ve şirket faaliyetleriyle Avrupa'nın savunma dokusuna sızdığı öne çıkarıldı:
"Baykar gibi şirketler sadece birkaç yılda uluslararası olarak yer edindi. İtalya içinse bu adım yapısal zayıflıkları gösteriyor. Piaggo Aerospace ile İtalya’nın da İHA üretimi planları vardı. Ancak P.1HH HammerHead projesi, eksik finansman ve siyasi yönetim nedeniyle gecikmelerden dolayı başarısız oldu. 2024 yılının sonunda bu şirket Baykar tarafından devralındı, yani Cavour’a İHA’larını yerleştirecek olan üretici."
"BİR DEVRİM GERÇEKLEŞİYOR"
Türkiye'nin NATO'da özel konumuna ilişkin, "Savunma sanayiinde bir devrime imza atan Türkiye’den, NATO olarak öğreneceğimiz çok şey var." ifadesi paylaşıldı.
Andreas Mihm, analizini Avrupa ve ABD'yi uyararak analizini şöyle noktaladı:
"Avrupa’nın üretim kapasitesinin darboğaza girdiği ve stokların tükenme noktasına geldiği bir dönemde, Türkiye’nin seri üretimdeki hızı ve teknolojik bağımsızlığı, Ankara’yı sadece bir tedarikçi değil, küresel güvenliğin yeni 'lojistik ve stratejik merkezi' haline getiriyor."
