Tahran’dan Trump’a 'şartlı' el uzatma! Masada 2 madde var: Pakistan heyeti uyarıldı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araçi’nin Rusya ziyareti öncesi Pakistan temasları sürerken, Tahran’dan kritik bir haber geldi. İran medyasına yansıyan bilgilere göre, heyetteki bazı üyeler istişare için acilen Tahran’a döndü. İki ülke arasında başlaması beklenen yeni görüşme turunun temelini bir "çerçeve anlaşma" oluşturuyor.
- İran, ABD ile masaya oturmak için Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin düşürülmesi ve İran üzerindeki deniz ablukasının tamamen kaldırılması maddelerini öne sürüyor.
- İran, ABD'nin askeri ve siyasi tehditlerini sona erdirmesi halinde müzakere sürecinin yeniden canlanabileceğini belirtiyor.
- Washington, İran'ın nükleer faaliyetlerini tam 20 yıl boyunca askıya almasını şart koşarken, Tahran uranyum zenginleştirme konusunda geri adım atmıyor.
- İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, İran'ın baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere girmeyeceğini ifade etti.
- İran, ABD kuvvetlerinin İsfahan'da gerçekleştirdiği iddia edilen operasyonun başarısızlıkla sonuçlandığını duyurarak, düşmanın herhangi bir yeni saldırısının stratejik düzeyde karşılık bulacağını belirtti.
- ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle 37 gemiyi geri döndürdüğünü açıkladı.
Tahran-Washington hattında yeni bir "çerçeve anlaşma" için nabız yoklanmaya başlandı.
Wall Street Journal (WSJ), İran’ın ABD ile masaya oturmak için sunduğu şartları gün yüzüne çıkardı.
Önceki müzakerelerden farklı olarak önümüzdeki günlerde iki ülke arasında karmaşık nükleer detaylardan önce bölgedeki askeri ve ekonomik tansiyonu düşürmeyi hedefleyen "mikro bir çerçeve anlaşma" üzerine maddeler sunulacak.
Pazarlığın odak noktasında iki temel madde yer alıyor. Birincisi Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin düşürülmesi, ikincisi de İran üzerindeki deniz ablukasının tamamen kaldırılması. İran medyasına yansıyan bilgilere göre, heyetteki bazı üyeler istişare için acilen Tahran’a döndü.
İRAN PAKİSTAN HEYETİNE NE DEDİ?
İranlı diplomatlar, Pakistanlı yetkililer aracılığıyla ABD’ye ilettikleri mesajda, Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik askeri ve siyasi tehditlerini sona erdirmesi halinde müzakere sürecinin yeniden canlanabileceğini iletti.
Tahran’ın mesajında, tehdit dilinin yumuşatılmasının özellikle Devrim Muhafızları başta olmak üzere ülke içindeki sertlik yanlısı kesimleri yeniden müzakere masasına çekmede kritik rol oynayacağının altı çizildi.
İran yönetiminin, Washington’dan gelecek muhtemel bir ton değişikliğini iç siyasette muhafazakar direnci azaltmak için bir kaldıraç olarak kullanmayı planlıyor.
NÜKLEER REST: "ZENGİNLEŞTİRMEDEN VAZGEÇMEYİZ"
Diplomatik kaynaklar, deniz ablukasının kalkmasının ardından nükleer program üzerinde ek görüşmelerin yapılacağını da ileri sürdü. Ancak İran, uranyum zenginleştirme konusunda geri adım atmıyor. İran’ın Hindistan Büyükelçisi Fatali, "Rakiplerimiz nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkımızı tanımalı" diyerek kırmızı çizgilerini hatırlattı.
WASHİNGTON'IN 20 YIL ŞARTI
Trump yönetiminin geçtiğimiz yıl iki zenginleştirme tesisine düzenlediği saldırıların ardından tansiyon hala yüksek. WSJ’nin haberine göre Washington, İran’ın nükleer faaliyetlerini tam 20 yıl boyunca askıya almasını şart koşuyor. Tahran ise barışçıl kullanım hakkı altında uranyum zenginleştirmeye devam etmekte ısrarcı.
BÖLGEDE SON DURUM PEZEŞKİYAN: İRAN BASKI VE KUŞATMA ALTINDA DAYATILAN MÜZAKERELERE GİRMEYECEK
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefonda görüştü.
ABD'nin son dönemde İran'a yönelik deniz ve saha kısıtlamalarını artırmasını, güven inşası ve diplomasi açısından ciddi bir engel olduğunu belirten Pezeşkiyan, "ABD'ye açık tavsiyemiz şudur; sorunların çözümü için uygun bir zemin oluşturulacaksa, öncelikle kuşatma dahil olmak üzere operasyonel engeller kaldırılmalıdır. Zira İran, baskı, tehdit ve kuşatma altında dayatılan müzakerelere girmeyecektir." dedi.
Müzakere sürecinin ancak karşılıklı saygı ve güven inşasıyla ilerleyebileceğini kaydeden İran Cumhurbaşkanı, baskı ve tehdit politikaları devam ederken diyalogdan sonuç alınamayacağını yineledi.
İran'ın savaş başlatan taraf olmadığını ve bölgesel istikrarsızlık istemediğini belirten Pezeşkiyan, müzakerelerin ancak eşit şartlarda ve uluslararası hukuk çerçevesinde yürütülebileceğini ifade etti.
Öte yandan Pakistan Başbakanı Şerif de görüşmede, ülkesinin İran ile kardeşlik ve dayanışma ilişkilerini önemsediğini belirterek, mevcut gerilimin azaltılması için diplomatik çabalara aktif destek verdiklerini ifade etti.
Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için Pakistan'ın Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile yürüttüğü temaslara işaret eden Şerif, bu girişimlerin ateşkesin korunması ve kalıcı barışın sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi.
İRAN’DAN ABD VE İSRAİL’E "HÜRMÜZ" ÜLTİMATOMU: "ESİR KAMPLARIMIZ BİLE HAZIR!"
Resmi haber ajansı IRNA’da yayımlanan bildiriye göre İran Silahlı Kuvvetleri, ABD kuvvetlerinin İsfahan’da gerçekleştirdiği iddia edilen operasyonun başarısızlıkla sonuçlandığı duyurdu.
İran, bu durumu 1980 yılında ABD’nin rehineleri kurtarma operasyonunun kum fırtınasıyla hüsrana uğradığı "Tebes Olayı"na benzetti. Bildiride, "Düşmanın herhangi bir yeni saldırısı stratejik caydırıcılık düzeyinde karşılık bulacak" denilirken, ABD askerleri için "esir kamplarının dahi hazırlandığı" gibi tüyler ürperten bir detaya yer verildi.
ELE GEÇİRİLEN GEMİLERDE TAM KONTROL
Öte yandan, 22 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nda el koyulan gemilerle ilgili yeni görüntüler paylaşıldı. Tasnim haber ajansına göre, MSC FRANCESCA ve EPAMINODES isimli gemiler şu an İran Deniz Kuvvetleri'nin tam kontrolü altında ve boğaz yakınlarında demirli durumda. İran makamları, EPAMINODES gemisinin ABD ordusuyla işbirliği yaptığından şüphelendiklerini, MSC FRANCESCA gemisinin ise doğrudan İsrail bağlantılı olduğunu açıkladı.
İRAN MECLİS BAŞKAN YARDIMCISI NİKZAD: "HİÇBİR KOŞULDA HÜRMÜZ BOĞAZI’NI ÖNCEKİ HALİNE DÖNDÜRMEYECEĞİZ"
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz Boğazı’ndaki duruma ilişkin, "Hiçbir koşulda bunu kabul etmeyiz. Biz hiçbir koşulda Hürmüz Boğazı’nı önceki haline döndürmeyeceğiz. Devrim Rehberi’nin talimatı da bu yöndedir." dedi.
Ülkesinin zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyeceğini vurgulayan Nikzad, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer kapasitesiyle ilgili çelişkili açıklamalarda bulunduğunu dile getirdi.
Nikzad son olarak, eğer Hürmüz ile Babülmendep Boğazı’nda etkili olmaları halinde dünya ekonomisin yüzde 25 oranında etkileneceğini ve bunu da son savaşta anladıklarını da ekledi.
CENTCOM, ABD'NİN İRAN LİMANLARINA ABLUKASI NEDENİYLE 37 GEMİYİ GERİ DÖNDÜRDÜĞÜNÜ AÇIKLADI
Öte yandan yeni ateşkes sürecinin gölgesinde ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka nedeniyle 37 gemiyi geri döndürdüğünü açıkladı.
İran'a ait petrol ve doğal gaz dahil enerji ürünlerini yabancı pazarlara taşıdığı gerekçesiyle ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım uygulanan 19 "gölge filo" gemisinden biri olduğu belirtilen ticari geminin Umman Denizi'nde durdurulduğu aktarıldı.
Söz konusu geminin, ABD ordusunun talimatlarıyla İran'a geri yönlendirildiği kaydedilen açıklamada, ablukanın başlamasından bu yana 37 geminin geri döndürüldüğü bilgisi paylaşıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.
CENTCOM da ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisiyle savaş uçağının eşlik ettiğini açıklamıştı.
