Tercih yaparken sadece puana odaklanmayın! LGS sonuçları açıklandı, 452 öğrenci tam puan aldı
İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hakkı Okur, lise tercihi yapacak aileleri uyardı: Her öğrencinin potansiyeli farklıdır. Sadece puana odaklanıp acele etmeyin; okul seçerken çocuklarınızı da mutlaka karar sürecine dâhil edin.
- LGS'ye 994 bin 358 aday katıldı ve 452 öğrenci 500 tam puan aldı.
- Tercih maratonu 13 Temmuz'da başlıyor.
- Okul seçiminde öğrencinin karakterine, ilgi alanlarına ve gelişim yolculuğuna uygunluk dikkate alınmalı.
- Ailelerin, okul seçim sürecine çocukları da dahil etmesi öneriliyor.
- Öğrencilerin ruh sağlığını korumak için puan ve yüzdelik dilim değerlendirmelerinin geride bırakılması ve ortak karar verme sürecinin önemi vurgulanıyor.
- Velilere, okulun akademik takip sistemi, bireysel destek, öğretmen kadrosu, sunulan teknoloji, yabancı dil, sanat, spor imkanları, değerler eğitimi ve ulusal sınavlardaki dereceleri gibi kriterlere bakmaları tavsiye ediliyor.
- İhlas Koleji'nin sınav hazırlığı yaklaşımında öğrencilerin bütüncül gelişimi hedefleniyor ve dokuzuncu sınıftan itibaren planlı bir süreç izleniyor.
Millî Eğitim Bakanlığının 13 Haziran’da gerçekleştirdiği LGS merkezî sınavının sonuçları açıklandı. Sınava 994 bin 358 aday katılırken, 452 öğrenci tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı.
Kritik tercih maratonu ise 13 Temmuz’da başlıyor. En doğru lise tercihi, okul seçiminde dikkat edilmesi gereken kriterler ve öğrencilerin bu süreçte nasıl desteklenmesi gerektiği gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Bu kapsamda İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Hakkı Okur ile LGS sürecini ve tercih dönemine ilişkin önemli tavsiyelerini konuştuk. İşte sorularımıza verdiği cevaplar....
Tercih dönemi başladı. Geride kalan süreci nasıl özetlersiniz?
Öncelikle bu uzun ve zorlu yolculuğu tamamlayan bütün öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Gece gündüz emek veren öğretmenlerimize ve evlatlarının her adımında yanlarında duran ailelerimize de gönülden teşekkür ediyorum. Bu süreci değerlendirirken bizim ölçümüz tektir: Her öğrenci, kendi kapasitesinin hakkını verecek şekilde çalıştı mı? Bu soruya “evet” diyebiliyorsak herkes üzerine düşeni yapmış demektir. Artık LGS gündemini geride bırakıp gözümüzü ileriye çevirme zamanı. Önümüzde, üniversite öncesindeki en kritik durak olan lise yılları var ve bu dönemi en verimli şekilde geçirmek için şimdiden planlama yapmak gerekiyor. Şunu unutmayalım: İyi planlanırsa dört yıl çok uzun bir süre ama hedefler netleştirilmeden, sadece günü yaşayarak geçirilirse göz açıp kapayıncaya kadar biter. Kısacası vaktin değerini, onu nasıl kullandığımız belirler.
Tercih dönemindeki ailelere neler söylemek istersiniz?
Önce şunu söyleyeyim: Modern dünyada seçenekler o kadar çoğaldı ki hepimizde bir yorgunluk oluştu. Eskiden tercih etmemiz gereken bu kadar çok seçenek olmadığı için rahattık. Ama şimdi bir şeyle ilgili karar verirken zorlanıyoruz. Seçeneklerin artması iyi bir şey gibi gözüküyor ama bir yandan da ebeveynlerin omzundaki sorumluluğu artırıyor. Nedir bu sorumluluk? Öncelikle öğrencinin karakterine, ilgi alanlarına ve gelişim yolculuğuna uygun bir okul seçmek. Bunun için de sorulması gereken ilk soru şu: Bu okul, çocuğumu sadece üniversite sınavına mı hazırlıyor, yoksa akademik kazanımların yanında güçlü bir karakter ve güzel bir ahlak kazandırarak hayata mı hazırlıyor? Çünkü bizim eğitim anlayışımızda öğrencinin başarısını belirleyen tek kriter, yüksek puanlar değildir. Başarı; öğrencinin çok yönlü gelişimi, değer kazanması ve kendini gerçekleştirmesiyle ölçülür. İkinci olarak velilere şunu tavsiye edebilirim. Lütfen okul seçerken karar sürecine çocuklarınızı da dâhil edin. Okul ziyaretlerini birlikte yapın. Eğer çocuklarımızı bu karar sürecinin dışında bırakırsak gidecekleri okulu benimseme konusunda zorluk yaşayabilirler. Her öğrencinin potansiyeli farklıdır ve başarı, bir sonuç olduğu kadar bir süreçtir. O yüzden acele etmeden, sadece puana odaklanmadan, okulun çocuğa neler katacağını araştırarak karar vermek en doğrusudur.
Bu dönemde öğrencilerin ruh sağlığını korumak için nasıl bir yol izlenmeli?
Öncelikle öğrencinin aldığı puan ve girdiği yüzdelik dilimle ilgili değerlendirmeleri geride bırakmak gerekir. Her öğrenci hedeflediği puanı alamıyor ama burada takılıp kalmamak ailenin elindedir. Ve okul seçiminde en sağlıklı yöntem biraz önce söylediğim gibi birlikte karar vermektir. Öğrenci, veli ve rehber öğretmen el ele verecek ve en doğru kararı verecekler. Eğer kararı sadece ebeveyn verirse çocuğun sorumluluk duygusu zedelenebilir. Aksi yönde karar tamamen çocuğa bırakılırsa bu sefer çocukta, “Doğru kararı verebilecek miyim?” sorusuyla tetiklenen bir baskı oluşabilir. Bu yüzden ebeveynler, çocuklarının duygusal durumunu yakından takip etmeli ve “Biz senin yanındayız.” mesajını net bir şekilde vermelidir.
LGS tercihleri için büyük kolaylık: 'Rota' belli oldu
SINAV HAYATIN TAMAMI DEĞİL
Okul seçerken veliler hangi kriterlere bakmalı?
Velilerimize okul seçerken şu soruların cevaplarını aramalarını tavsiye edebilirim:
“Okulun akademik takip sistemi ne kadar güçlü?”
“Öğrenciye bireysel destek sunuluyor mu?”
“Öğretmen kadrosu tecrübeli mi?”
“Öğretmenler o okulda uzun yıllar çalışıyor mu, yoksa her sene kadro değişiyor mu?”
“Teknoloji, yabancı dil, sanat ve spor alanlarında neler sunuluyor?”
“Okul, akademik bilginin yanında çocuğa güçlü bir duruş ve sorumluluk bilinci de kazandırabiliyor mu?”
“Değerler eğitimine ne kadar önem veriliyor?”
“Ulusal sınavlarda geçmişte alınmış dereceler var mı?”
Bu soruların cevabını verirken aklınıza bir okul geliyorsa o okul, çocuğunuz için doğru okuldur. Ama bazı sorular cevapsız kalıyorsa tekrar düşünmek gerekebilir.
İhlas Kolejinde sınava hazırlık çalışmaları nasıl yürütülüyor?
Biz İhlas Koleji olarak öğrencilerimizin başarısını sadece akademik olarak değil; ahlaki olgunluk, toplumsal duyarlılık ve çok yönlü becerilerle ölçüyoruz. Bu unsurları birbirinden ayırmadan öğrencinin bütüncül gelişimini hedefleyen bir yaklaşım benimsiyoruz. Ayrıca bizde sınav hazırlığı son seneye sıkıştırılan bir telaş değil, dokuzuncu sınıfın ilk gününden itibaren titizlikle planlanan bir süreçtir. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematiği buluşturan STEM yaklaşımıyla öğrencilerimizin eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini erken yaşta geliştiriyoruz. Çünkü disiplinlerarası bağ kurabilen öğrenciler sınavda çok başarılı oluyor. Sınav hazırlık çalışmalarımızı da herhangi bir dershane veya etüt merkezi desteğine ihtiyaç kalmayacak şekilde kurguluyoruz. Yani lise ve üniversite hazırlığı için en kapsamlı programı okulda uyguluyoruz. Zaten bu programa tam katılan bir öğrencinin dershaneye ayıracak vakti kalmıyor.
Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi bu yıl 180 yeni öğrenci alacak
Bu programlardan biraz daha detaylı bahseder misiniz?
Elbette. ETAP (Eksik Tamamlama Programı) ve ADA (Akşam Ders Atölyesi) gibi bireysel destek etütleri, ara tatil ve sömestr kampları gibi yoğunlaştırılmış programlar ve bütün bunları destekleyen ölçme-değerlendirme temelli bir geri bildirim sistemi uyguluyoruz. Her öğrencimiz için özel çalışma planları hazırlıyor, danışman öğretmen takibiyle akademik gelişimin yanında psikolojik dayanıklılık, öz güven ve hedef belirleme alanlarında da destek veriyoruz. Yıl boyunca öğrencilerimiz 50’den fazla deneme sınavına giriyor. Her deneme sınavından sonra sonuçlar ölçme değerlendirme birimi tarafından raporlanıyor ve bu raporlar, rehberlik birimimiz tarafından incelenerek öğrenciye özel, bireysel akademik çalışma programları oluşturuluyor. Bu arada öğrencilerimiz 9. sınıftan itibaren ulusal ve uluslararası yarışmalara hazırlanıyor; MUN ve EYP gibi uluslararası etkinliklerde, TÜBİTAK ve TEKNOFEST gibi proje yarışmalarında önemli başarılar elde ediyor. 11. sınıftan itibaren de sınav çalışmaları yoğunlaşıyor ve asıl maraton başlıyor.
Son olarak mesajınız nedir?
Sonuçlar açıklandıktan sonra yapılacak tek şey, tercih dönemine odaklanmaktır. Sonucun iyi mi, kötü mü olduğunu tartışmanın artık kimseye faydası yok. Kaldı ki bu sınav, hayattaki her şey değil! Sonuç beklendiği gibi gelmemiş olsa bile öğrencilerimizin önünde uzun bir yol var, geçmişten ders çıkarıp yeni döneme iyi hazırlanmak gerekir. Bu arada velilerimizi tercih döneminde mutlaka İhlas Kolejine bekliyoruz. Çünkü İhlas Koleji olarak öğrencilerimizin LGS başarılarını yüzde yüze varan burslarla ödüllendiriyoruz. Yani karar vermekte zorlanan velilerimiz geçmiş başarılarımızı, vizyonumuzu, kampüslerimizi ve eğitim kadromuzu incelesinler; kararları çok kolaylaşacaktır.
Son olarak her sene anne babalara söylediğim şu mühim sözü tekrar etmek istiyorum: Sınav sonucu ne olursa olsun, şu hayatta hayırlı bir evlat kadar güzel bir imtihan sonucu yoktur.
