Düğünde taktığı altın geri gelmeyince icrayla aldı! Kuyumcu fişi ve düğün videosu artık delil
Düğünde takılan altınların geri dönmemesi artık sadece 'ayıp' değil, hukuki süreç konusu. Uzmanlara göre, iade edilmeyen takılar için ilamsız icra takibi başlatılabiliyor, bazı mahkemeler ise bu durumu 'örtülü borç' sayabiliyor.
- Akrabasının düğününde taktığı altının geri gelmediğini fark eden bir vatandaş, Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı.
- Ödeme emrinde, geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden tahsil edilmesi talep edildi.
- Tebligatı alan akraba yasal süre içerisinde itiraz etmediği için borç kesinleşti ve başvuran kişiye ödendi.
- Yargıtay'ın genel eğilimi, düğünde takılan para ve altınların karşılıksız kazandırma niteliğinde, yani bağışlama olduğu yönündedir.
- Bazı yerel mahkeme kararlarında ise takılan altınlarda bir karşılık beklentisi olduğu ve örtülü borç ilişkisi doğabileceği belirtilmektedir.
- Vatandaşların geri alamadığı altınlara ilamsız icra takibi başlatmalarına engel olmadığı belirtildi.
- İspat ve delil niteliği taşıması için düğün günü kuyumcudan altın alınması, kameralar önünde takılması veya tanıkların bulunması önerildi.
Düğün takıları borç mu yoksa bağış mı? Avukat Tevfik İmamoğlu, geri gelmeyen altınlar için ilamsız icra takibi başlatılabileceğini belirterek ezber bozan bir emsal vakayı paylaştı.
Avukat Tevfik İmamoğlu, "Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olayda akrabasının düğününde taktığı altının geri gelmediğini fark eden bir vatandaş Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı.
İTİRAZ GELMEYİNCE BORÇ KESİNLEŞTİ
Edindiğimiz bilgiye göre de ödeme emrinde geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden tahsil edilmesi talep edildi. Tebligatı alan akraba yasal süre içerisinde yani 7 gün içerisinde itiraz etmediği için borç da kesinleşti.
Yine edindiğimiz bilgiye göre de başvuru yapan kişiye tahsil edilerek bu borç ödendi. Bu olayda bir yargı kararı olmamasına rağmen geçmişte buna benzer olaylar yargı kararlarına konu oldu.
ÖRTÜLÜ BORÇ
Yargıtay'ın özellikle bu tip olaylarda genel eğilimi şu şekildedir, düğünde takılan para ve altınlar karşılıksız kazandırma niteliğindedir. Yani bir bağışlama, hibe niteliğindedir.
Ancak buna karşı olarak bazı yerel mahkeme kararlarında da takılan altınlarda bir karşılık beklentisi olduğu, mutlak karşılıksız olmadığı, iade edilmesinin beklendiği yani ortaya bir örtülü borç ilişkisinin doğabileceğini demektedir. Sonuç olarak Yargıtay kararlarında bir içtihat birleşmesi yoktur" dedi.
İmamoğlu, vatandaşların bu tür durumlarda ilamsız icra takibi başlatmasının önünün açık olduğunu söyleyerek, "Olay üzerinde ise usul yönünden kesinleşen bir icra takibi olduğu için ve buna borçlu tarafından itiraz edilmediği için mahkemeye taşınmamıştır. Mahkemeye taşınmadığından dolayı ortada bir yargı kararı yoktur.
Sonuç olarak da örnekte olduğu gibi vatandaşlarımızın geri alamadığı altınlara ilamsız icra takibi yapmalarına herhangi bir engel yoktur.
İSPAT VE DELİLLERE DİKKAT
Vatandaşların bu konuda kendilerini garantiye alması için de düğün günü kuyumcudan altın alınması özellikle düğünlerde kameraların önünde altın takılması veya orada bulunan tanıklar ilerleyen aşamalarda mahkemeye intikal ettiklerinde bir ispat, delil niteliği taşıyabilir. Bu konulara dikkat edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
