Sihirli Annem'in Betüş'ü yıllar sonra anlattı: Zirvedeyken tek bavulla hayatımı sıfırdan kurdum
Bir döneme damga vuran Sihirli Annem dizisinde canlandırdığı “Betüş” karakteriyle hafızalara kazınan İnci Türkay, yıllar sonra hayatına dair açıklamalar yaptı.
Katıldığı YouTube programında oyunculuğa duyduğu tutkudan Londra’ya taşınma sürecine, çocuk programlarından tiyatro sahnelerine kadar hayatındaki kırılma noktalarını anlatan Türkay, samimi itiraflarıyla gündem oldu.
Çocukluğundan beri içindeki “merak” duygusunun hiç bitmediğini söyleyen Türkay, oyunculuğa yönelmesinin temelinde de bu his olduğunu belirtti. Başka hayatları, başka karakterleri gözlemlemeyi sevdiğini anlatan oyuncu, “Gördüğüm evlerin içindeki hayatları hayal ederdim. Hep onları canlandırma isteğim vardı” dedi.
Babası sayesinde küçük yaşlarda kitaplarla tanıştığını ifade eden Türkay, özellikle felsefe ve sosyolojiye büyük ilgi duyduğunu söyledi. Ancak yalnızca düşünmenin yetmediğini vurgulayan oyuncu, kendisini mutlaka sahnede ifade etmek istediğini belirtti.
“AİLEM İSTEMEDİ AMA TİYATROYU SEÇTİM”
90’lı yıllarda ailesinin konservatuvar yerine daha farklı bir kariyer istediğini anlatan Türkay, tüm itirazlara rağmen tiyatro okumayı seçtiğini söyledi. Profesyonel oyunculuk kariyerine henüz öğrenciyken başladığını belirten oyuncu, sanatçı Cüneyt Gökçer sayesinde büyük bir fırsat yakaladığını anlattı.
Ankara Devlet Operası’nda sahnelenen “Damdaki Kemancı” müzikalinde rol aldığını söyleyen Türkay, devlet tiyatrolarında geçirdiği yılların kendisi için büyük bir okul olduğunu ifade etti.
ŞÖHRET KAPISINI “SİHİRLİ ANNEM” AÇTI
İstanbul’da sahnelenen “Silvia” oyunuyla dikkat çektiğini söyleyen oyuncu, daha sonra televizyon dünyasına adım attığını anlattı.
İlk etapta kendisine farklı projeler önerildiğini ancak çocuk programı yapmak istediğini belirten Türkay, bu kararın kariyerinin dönüm noktası olduğunu söyledi:
"Aslında ne büyük bir şans tiyatroyla tanındım ve nitekim bir televizyon kanalının Kanal D 'nin genel müdürü Faruk Bayhan da o zaman oyuna gelip seyredip benimle bir proje yapmak istedi. Bana dedi ki dizi yapalım, işte Çarkıfelek var, hostes ol arkasında öyle yap ve o kadar cazip teklifler... Ben de dedim ki yok ben çocuk programı yapmak istiyorum. Herkes de bana dedi ki "yazık kızın aklı eksik herhalde". Acayip dizilere gireceğim mafyalar, aşklar, entrikalar falan. Yok onları istemiyorum çocuk programı hem de canlı çocuk programı"
Canlı yayınlanan çocuk programının büyük reyting başarısı yakaladığını anlatan oyuncu, ardından gelen Sihirli Annem dizisinin hayatını tamamen değiştirdiğini dile getirdi.
“İnci Türkay denince bazen kimse tanımıyor ama ‘Betüş’ deyince herkes biliyor” diyen oyuncu, karakterin üzerine yapışmasından rahatsız olmadığını söyledi.
“BİR BAVULLA LONDRA’YA GİTTİM”
Kariyerinin zirvesindeyken radikal bir karar alarak İngiltere’ye taşındığını söyleyen Türkay, oğluyla birlikte Londra’da sıfırdan hayat kurduğunu anlattı.
“45 metrekarelik bir odada başladık” diyen oyuncu, geçim mücadelesi verdiğini, dükkan dükkan dolaşıp broşür dağıtarak öğrenci toplamaya çalıştığını ifade etti:
"Konfor alanımı terk ederek geldim buraya. Çünkü çok iyi bir dönemimdi Türkiye'de. Çok iyi şartlarda yaşıyorduk. Çok güzel işim vardı falan. Fakat işte o delilik dediğim şey böyle bir anda Ali 'yi de alıp, Ali 9,5 yaşındaydı. Bir bavulla kalkıp buraya geldim. Hiç buraya böyle yatlara katlara şeylere gelmedim. Hiçbir şeyim, gerçekten hiçbir şeyim yoktu. Bir 45 metrekarelik bir odayla başladı hayatımız. Öyle öyle ilerledi. İşte kendi işimi kurdum burada, vize gereği zaten. Zor bir maceraydı ama hayatımda çok radikal kararlarım vardır benim. Devlet tiyatrından istifa etmek, bir anda Londra 'ya taşınmak, başka duygusal dönüşlerim de oldu"
Göçmen çocukların Türkçe ve kültürel bağlarını koruması için drama çalışmaları yaptığını anlatan Türkay, Londra’da düzenledikleri 23 Nisan etkinlikleriyle büyük ses getirdiklerini söyledi.
“LONDRA BENİ SAKİNLEŞTİRDİ”
İngiltere’deki yaşamın kendisini değiştirdiğini belirten oyuncu, özellikle sistemli hayatın ve sanatın toplumdaki yerinin kendisini etkilediğini söyledi.
“Burada insanlar tiyatro bileti almayı ihtiyaç olarak görüyor” diyen Türkay, sanatın günlük yaşamın doğal bir parçası olmasına hayran kaldığını ifade etti.
