Dünya Su Günü'nde korkutan veriler: Dünyada dört kişiden biri suya hasret
Dünya çapında yapılan çalışmalarla 2015’ten bu yana 961 milyon kişi güvenli suya ulaştı. Buna rağmen dünyada her dört kişiden biri sağlıklı içme suyuna sahip değil. Ayrıca, azalan su kaynakları da hızla insan sağlığını ve bitkisel üretimi tehdit eder duruma yaklaşıyor...
- Dünyada her 4 kişiden 1'inin sağlıklı suya erişimi bulunmuyor.
- 2,1 milyar insan suya erişmekte güçlük çekiyor; bunlardan 1,4 milyarı temel su hizmetlerine ulaşamazken, 297 milyonu kısıtlı ulaşıyor ve 302 milyonu iyileştirilmemiş su kaynaklarını kullanıyor.
- 106 milyon kişi doğrudan nehir ve göl suyunu tüketiyor.
- Düzenlenmemiş, kirli suları tüketenlerde mide ve bağırsak enfeksiyonları, tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi hastalıklar hızla yayılıyor.
- En az gelişmiş ülkelerde musluktan su akmayan her 10 hanenin 8'inde su taşıma işini kız çocukları yapıyor.
- Türkiye, 2026-2035 yıllarını kapsayan 'Ulusal Su Planı' ile kaynaklarını güvence altına almayı hedefliyor.
Hayat kaynağı suya erişimdeki eşitsizlikler, milyonlarca insanı hayati tehlikeye sebep olabilecek büyük bir krize dönüşüyor. Canlıların yaşayabilmesi için temel ihtiyaç olan su, tarım, enerji, sanayi, sağlık alanında da büyük önem taşıyor. Tatlı suya ulaşamayan birçok ülkede deniz suyu arıtılarak tarım yapılmaya çalışılırken, azalan su kaynaklarının korunması, tatlı su kaynaklarına adil ulaşıma dikkat çekilmesi amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde kutlanan 22 Mart Su Günü’nde veriler, dünyada her 4 kişiden birinin sağlıklı suya erişiminin olmadığını ortaya koydu.
2,1 MİLYAR İNSAN SUYA ERİŞEMİYOR
Bir başka deyişle, 2015’ten bu yana BM, Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF tarafından yapılan çalışmalarla 961 milyon kişi güvenli içme suyuna kavuştu ama dünyada 2,1 milyar kişi hâlâ suya erişmekte güçlük çekiyor. Bunlardan 1,4 milyarı temel su hizmetlerine ulaşamazken 297 milyon kişi kısıtlı ulaşıyor, 302 milyonu da iyileştirilmemiş su kaynaklarını kullanıyor. 106 milyon kişi ise doğrudan nehir ve göl suyunu tüketiyor.
Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “Küresel su krizi herkesi etkiliyor ancak bu etki eşit dağılmıyor. En büyük yükü kadınlar ve kız çocukları taşıyor. Yeryüzündeki suyun yalnızca yüzde 2,5’i tatlı su. Bu kaynakların da çok küçük kısmı doğrudan kullanılabilir durumda” dedi.
Türkiye su krizinde 90'lara döndü: Depo satışları patladı, ustalar işe yetişemiyor
HASTALIK YAYILIYOR
Düzenlenmemiş, kirli suları tüketmek zorunda kalan, bunları içen, yemek yapan, o sularla temizlenmeye çalışan insanlarda mide ve bağırsak enfeksiyonlarının yanı sıra tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi hastalıklar hızla yayılıyor. En az gelişmiş ülkeler bu anlamda daha fazla risk altında bulunuyor. Dünya genelinde musluğundan su akmayan her 10 hanenin 8’inde su taşıma işini kız çocukları yapıyor.
Afrika ülkelerinden Malavi’de evlerin yüzde 76’sında, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde evlerin yüzde 73’ü ve Çad’da evlerin yüzde 70’inde kız çocukları ile kadınlar su taşımakla görevli ve bu işi bazen kilometrelerce yol katederek yerine getiriyor. Söz konusu ülkelerde kuyu açarak insani görev üstlenen birçok yardım kuruluşu bir anlamda insanlara yeniden hayat kaynağı sunmuş oluyor.
BAKAN YUMAKLI: SU VATANDIR
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında sosyal medya hesabından açıklama yaptı ve ‘Su Vatandır’ anlayışıyla yarınlar için çalıştıklarını anlattı. Bakan Yumaklı açıklamasında “Ulusal Su Kurulumuz rehberliğinde hazırlanan ve 2026-2035 yıllarını kapsayan ‘Ulusal Su Planı’ ile kaynaklarımızı güvence altına alıyor, her damlanın değerini biliyor, suyumuzu tasarrufla koruyoruz Dünya Su Günü kutlu olsun” dedi.
